FRANCAİSİNG NEDİR? MANEVİ FRANCASİNG OLUR MU?

Firmanın asli olmayan işlevlerinden birçoğunun taşerona verilmesi ve başka firmalara devredilmesidir. Örneğin isim hakkını kullanmak en yaygın francaising şeklidir. Marka kiralama olarak özetlenebilir. Bir markanın ismini alarak o marka adıyla satış yapmak, o marka adına hizmet etmek demektir. Örneğin Mc Donalds’ın Türkiye’deki birçok şunesi gibi. İşletmenin sahibi diyelim ki Konya’lı mehmet Bey’dir, ama yaptığı satışlarda Mc Donalds etiketi vardır ve Mc Donalds adına satış yapar.

Peki francaising ne gibi faydalar sağlar? Ne işe yarar diye sorulacak olursa, şöyle birkaç cevap verilebilir:
Öncelikle francaising, meşhur, dünyada ya da o ülkede güven sağlamış, kaliteli hizmetleri ile bilinen bir firmanın isim haklarını kullanmak anlamına geleceği için, francaising de büyük bir kâr vardır ticari açıdan. Çünkü francaising yapılan firmanın toplumun bilinçaltında oluşturduğu izlenimler, sizin kendi işletmeniz için bir anda bütün o müspet düşünceleri bünyesinde barındırması anlamına gelmektedir. Yani francaising yapılarak, çok uzun yıllarda oluşturulmuş müspet etkiyi siz bir anda kendi firmanız üzerinde toplayabilirsiniz. İşte ticari açıdan düşünüldüğünde, francaising kâr oranı yüksek, iş gücü ve prestiji fazla bir hadisedir. Prestij ise bir firma için belki de satıştan önce gelir çoğu zaman.

Şimdi francaising sistemini bir başka yönü ile ele alalım ve şöyle düşünelim:

Aslında her birimiz manevi olarak birer francaising konumunda olan insanlarız. Nasıl mı?

Bizler öncelikle üstadımızın, daha sonra efendimizin ve daha da öteye gidecek olursak Allah’ın iyali olduğumuz için, yaptığımız her iş, her hizmet, her dua, mahlukat adına dahi olsa, tüm mahlukat yapmış gibi kayıt edilmektedir Allah’ın izni ile.
Konuyu biraz daha açacak olursak;

Örneğin sohbetlerde bir şeyler öğreniyoruz ve bu öğrendiklerimizi sadece öğrenmekle kalmayıp yeri gelince de anlatıyoruz, paylaşıyoruz ve bizzat yaşıyoruz yani uyguluyoruz. Bu arada bizimle beraber kime anlattıysak onlar da uyguluyor yani hal ediyor. Onlar hal ettiği gibi onlar da başkalarına aktarıyor. İşte bu noktada, her kim bu bilgileri uyguluyor ve anlatıyorsa onlardan da bize aynı sevaplar gelmeye devam ediyor. Yani hiç bitmeyen bir döngü söz konusu olan. Hem de kıyamete kadar. Ve hiç zarar etmeyecek bir yatırım ortaya çıkmış oluyor kıyamete kadar. Hem de kâr oranı çok yüksek, prestijli bir yatırım.

Şimdi bir de şu noktadan bakalım francaising olayına:

Francaisingde öncelikle bir diğergamlık söz konusu. Yani bir bencillik yok. Siz kendi başınıza bir işe girmek yerine, işi sağlama bağlayıp Allah adına işler yaptığınız sürece hiç bitmeyecek ve zarar etmeyec bir kâr tasavvur edebilirsiniz.

İkincisi francaising de hased ya da çekememezlik yok. Yapılan işte, tam bir iman, itirazsız bir kabul, suçlama olmadan, sitem etmeden, istismar etmeden ve reddetmeden ilerlemek var. Örneğin firma nasıl istismar edilir? Diyelim ki siz önemli bir marka adıyla adi ve kalitesiz işler ortaya çıkarıyorsunuz. İşte orada bir istismar söz konusudur ve duruma markanın gerçek sahibi hemen müdahale eder. İşte bizler de manevi francaising de Allah adına iş yaparken, istismara düşmemeliyiz. Yoksa Yunus Suresi 59. Ayettindeki şu itaba maruz kalabilir Allah muhafaza : De ki: “Allah’ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helâl, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?” De ki: “Bunun için Allah mı size izin verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?”

İşte önümüzde hiç zarar etmeyecek bir francaising halkası. Allah için ve Allah adına yapılan her iş kıyamete kadar teselsül bereketi ile devamlı çoğalacak, devamlı yeşerecek ve yeni filizler verecek. Konumuzu, kendimizi hangi marka adına çalıştığımızı temsil eden güzel bir ayet meali ile bitirelim: “Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve “Kuşkusuz ben müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir?” (Fussilet 33)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir