GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI 11 EYLÜLDEN SONRA ‘ÖZEL KUVVETLERİ’ SİLAH ALTINA ALDI MI?

GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI 11 EYLÜLDEN SONRA ‘ÖZEL KUVVETLERİ’ SİLAH ALTINA ALDI MI?

11 Eylül saldırısı olunca tüm dünyada yeni bir tehdit algılaması oluştu. Stratejik eylemler ve denklemler birden bire değişti.

Zira 11 Eylül Güçler Dengesi oyunları içerisinde kara, deniz ve hava saldırıları ile gerilla savaşı tarzı hareketlere yönelik alınacak tedbirlerin dışında çok farklı konseptlerin de belirlenmesi gerektiğini ortaya koydu.

Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük korkularından bir tanesi ülkeye dışarıdan getirilecek sahte dolarla ile amerikan ekonomisinin sıcak para ile boğulması. Günümüz teknolojik imkanları ile tıpkısının aynı basımı dolarlar ile bunu yapmak hiç de zor olmasa gerek.

PEKİ TÜRKİYE’DE DURUM NEDİR

Türkiye’nin tehdit algılamaları karşısında çok dikkatli ve feraset sahibi olduğu bir gerçek.

Maddeler halinde bunları sıralayacak olursak:

1)Mesela Jirinovski’nin ülkemize yönelik hezeyanları muazzam bir feraset ile engellenmişti.

2) 28 Şubat sürecinde Türkiye’de kurulmak istenen yapılardan bir tanesi konusunda Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ‘Türkiye Suriye olmayacaktır’ açıklamasında bulunmuştu.

11 EYLÜL SONRASI STRATEJİSİ

Tamamen şahsi tahliller ve değerlendirmeler sonucunda ulaşılan kanaatlerim şunlardır:

1) Avrupayı bombalamaktan çekinmemiş, Japonya’ya nükleer bomba atmaktan kaçınmamış Amerika aynısını Türkiye’ye de yapabilir.

2) Muavenet Zırhlısı’na yapılan saldırı bunun bir erken doğum neticesi olarak algılanmalıdır.

3) Metal Fırtına – Romanı / İstanbul – Türkiye’nin ağır bombardıman altında oluşunu neden işlemiştir.

4) Türkiyenin her bir tarafında asker kökenlilerin yer aldığı ulusalcılar, Kuva-i Milliyeciler, vatanseverler neden birden bire ortaya çıkmıştır.

5) ERKE Dönergeci, Vestelin muhteşem enerji için 2007’ yi bekleyin açıklaması, ilk milli üretim uzay mekiğinin 2008’de hazır olacak olması, Bor bazlı enerji v.s.. Sultanın kızını isteyen Keloğlanın Padişahın KARŞISINDA LAFI EVELEYİP GEVELEMESİ GİBİ TÜRKİYE DE NÜKLEER GÜÇ OLDUĞUNU AÇIKLAMAYA MI ÇALIŞIYOR

6) Avrupa’da özel kuvvet eğitimini askerlik çağında alanlar 11 Eylül saldırısından sonra tekrar eğitime tabi tutuldular..

7) Genelkurmay Başkanlığı’nın 6. madde de zihnime takıldığı şekli ile ve yazının bütününden yola çıkarak böylesi bir strateji belirlemesi var mıdır dersiniz?

Gördüğünüz üzere ülkemiz açısından oldukça stratejik ve güç gerektiren bir süreçten geçiyoruz.

Duam, nükleer ötesi bir askeri gücümüzün olması… Adeta her bir minarenin nükleer başlıklı füze olmasını isteyecek kadar çok nükleer güç olmamızı istiyorum.

Bu orduya, bu millete, bu şanlı yurda böylesine güçlü olmak yakışıyor… Ve daha da yakışacak…

Sahi Genelkurmay Başkanlığı özel kuvveleri 11 eylülden sonra tekrar yapılandırdı mı (terhis olanları tekrar eğitime tabii tutma anlamında)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir