Genelkurmay başkanı’nın İtiraz ettiği Rapor

Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, dünkü konuşmasında, TESEV tarafından hazırlanan ve geçtiğimiz 22 Eylül’de (2006) Ankara’da takdimi yapılan bir raporu, sert bir dille eleştirdi… Peki raporda neler yazıyordu.İşte rapor

TESEV’İN SÖZ KONUSU RAPORU ŞÖYLE

TESEV, Sivilleşme ve Demokratikleşme Yolunda Bir “İlk”e daha imza atıyor: “ALMANAK: TÜRKİYE Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim”

(Türkçe Kitap Tam Metni –tıklayın KİTAP PDF FORMATINDADIR)

Türkiye’de sivil-asker ilişkisi önemli tartışma alanlarından birisidir. Son yıllarda AB uyum sürecinde yapılan yasal düzenlemeler, olumlu adımlar olsa da, hiç kuşku yok ki, bu süreçte daha kat edilmesi gereken uzun bir yol var. Ayrıca son dönemde, Şemdinli skandalı, Danıştay saldırısı gibi gelişmeler nedeniyle, gerek hükümet ile diğer devlet kurumları, gerekse de, güvenlik sağlayan kurumlar arasında anlaşmazlıklar olduğu iddiaları gündemi meşgul etti. Aynı zamanda da, Terörle Mücadele Kanunu nda yapılan planlanan değişiklikler sivil toplumda kaygı yaratmaya devam ediyor.

Ülkemizde ne yazık ki “sivil (hükümet) – asker ilişkisi” kavramının dar ve kafa karıştıran sınırlarına hapsedilen ve çok hararetli tartışmaların yaşanmasına, çeşitli çatışan kutupların oluşmasına neden olan bu konuya, aslında, çok daha soğukkanlı bir şekilde ve bilimsel olarak yaklaşmak gerekmektedir. Nitekim dünyada, güvenlik sağlayan tüm kurum ve kuruluşlar (silahlı kuvvetler, kolluk kuvvetleri, özel güvenlik vb.), “Güvenlik Sektörü” çatısı altına yerleştirilerek tartışılmakta, bu kurumların etkin, hesaplı, saydam ve demokratik olarak denetlenebilir bir şekilde ve insan hak ve özgürlüklerini koruyarak çalışması yönünde adımlar atılmaktadır.

2004’ten beri (Türkiye Cumhuriyeti’nin de kurucu üyesi olduğu, Büyükelçi düzeyinde temsil edildiği) Cenevre’deki Silahlı Kuvvetlerin Demokratik Denetimi Merkezi (DCAF) ile birlikte çalışan TESEV, sivil-asker kutuplaşmasının ötesine geçerek, yalnızca devlet değil, insan için de güvenlik vurgusunu benimsiyor. Sivilleşme yolunda tüm güvenliğin saydamlaşması ve demokratikleşmesi amacıyla soğukkanlı ve güvenilir bir bilgi kaynağının oluşmasını hedefliyor.

Bu amaçla, uzmanlar tarafından bir yılı aşkın bir süredir titiz araştırmalarla hazırlanan Almanak’ın yurttaşlar, milletvekilleri, medya mensupları ve güvenlik personeli için bir başucu kitabı olacağını umuyoruz.

Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümünden Prof. Dr. Ümit Cizre başkanlığında hazırlanan ve her yıl yayımlanmaya devam edecek bu kaynak kitap Cumhuriyet tarihinde Güvenlik Sektörüne ilişkin yayımlanan “ilk” Almanak olma özelliğini taşımaktadır.

Bu eser, 2005 yılını temel alarak; Güvenlik Sektörü içinde yer alan birimlerin örgütlenme biçimlerini, bilinen ve bilinmeyen çalışma ilke ve faaliyetlerini, bağlı oldukları sivil otoriteyi, yasal çerçeve ve benimsedikleri temel anlayışları, 17 Aralık 2004’ten bu yana daha sağlam bir umuda dönüşen Avrupa Birliği’ne tam üyelik kapsamında geçirilen değişimler ve darboğazları objektif ve güvenilir bir bilgi ve analiz formatında sunmaktadır.

Bu Almanak ’ta, Silahlı Kuvvetlerin Kara, Hava, Deniz ve Jandarmadan oluşan dört kuvveti, Polis, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Polis ve Jandarma İstihbarat örgütleri ve Özel Harekât birimleri, Milli İstihbarat Teşkilatı, Milli Güvenlik Kurulu, Yasama ve Yürütmenin güvenlikle ilgili faaliyetleri, Askeri Yargı, Köy Korucuları, Özel Güvenlik, Sivil Toplum-Güvenlik ve Medya-Güvenlik bağlantısı, konuların uzmanları tarafından objektif veriler temelinde, siyasetle, tarihle, sosyal gelişme ve uluslararası konjonktürle bağlantılandırılan dinamik ve analitik bir çerçevede incelenmektedir.

Almanak , bir ilk hedefi yakalamak istiyor: güvenlik kurumları üzerindeki gölge ve sır perdesini aralayarak bilgiyi güvenilir bir biçimde ve her kesime sunmak ve bu bilginin, uzman ya da sıradan, iç ya da dış tüketicilerini ve yorumcularını yaratmak ve beslemek, yani bilgiyi yayarak yalnızca görüneni değil görünmeyen iktidar ilişkilerini ve dinamiklerini görünür kılarak güvenliği demokratikleştirmek ve saydamlaştırmak.

Almanak – İçindekiler

Bölümler ve Yazarları:

GİRİŞ ya da “İTAAT” KÜLTÜRÜ YERİNDE BİLİMSEL “İTİRAF” VE “İTİRAZ”
Prof. Dr. Ümit Cizre, Bilkent Üniversitesi

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
Dr. Ahmet Yıldız, TBMM Araştırma Merkezi

HÜKÛMET
Doç. Dr. Zühtü Arslan, Polis Akademisi

MİLLİ GÜVENLİK KURULU
Doç. Dr. Gencer Özcan, Yıldız Teknik Üniversitesi

ASKERÎ YARGI
Dr. Ümit Kardaş, Avukat, Emekli Askeri Savcı ve Hâkim

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ
Lale Sarıibrahimoğlu, Gazeteci, Savunma Uzmanı

POLİS
Doç. Dr. İbrahim Cerrah, Polis Akademisi

JANDARMA
Lale Sarıibrahimoğlu

SAHİL GÜVENLİK
Lale Sarıibrahimoğlu

ÖZEL HAREKÂT
Yrd. Doç. Dr. Ertan Beşe, Polis Akademisi

ÖZEL GÜVENLİK
Doç. Dr. M. Bedri Eryılmaz, Polis Akademisi

GEÇİCİ KÖY KORUCULARI
Yrd. Doç. Dr. Ertan Beşe

POLİS İSTİHBARAT
M. Bedri Eryilmaz

MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI
Ferhat Ünlü, Gazeteci, Güvenlik-İstihbarat ve Terör uzmanı

JANDARMA İSTİHBARAT (JİTEM-JİT)
Yrd. Doç. Dr. Ertan Beşe

SİVİL TOPLUM
Ferhat Ünlü

MEDYA
Doç. Dr. Önder Aytaç, Polis Akademisi


GÜVENLİK ve BASIN YANSIMALARI: 2005 KRONOLOJİSİ

Itır Toksöz, Northeastern Üniversitesi Doktora adayı

Volkan Aytar, TESEV Demokratikleşme Programı Yöneticisi, New York Eyalet Üniversitesi Doktora adayı

“Almanak Türkiye 2005: Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim” için Ne Dediler?

“Güvenlik konusunda meşru kuvvet kullanımı, bu amaçla organize olma, hem askeri hem sivil organizasyonların faaliyetlerinin felsefesi, ihtiyaç duydukları kaynakların sağlanması, yeni tehditler ve yeni şartların gerektirdiği reformlar yolu ile bu organizasyonların etkinliklerinin arttırılması, Türkiye’de ancak çok sınırlı çevrelerin yürüttüğü önemli çalışmaların konularıdır. Bu faaliyetler üzerindeki sır perdesinin aralanması, güvenlik sağlayıcı icraatın demokratik hukuk devleti ilkelerinin çerçevesine oturtulması ve sivil denetime tabi kılınması gibi mülahazalar ise, henüz zihinlerde bile şekillenmemiş bir durumdadır. Prof. Dr. Ümit Cizre’nin, bu çok önemli sektörün başoyuncuları arasında “hâkimiyet” yarışmasını aşmak, eşit ve dinamik bir bilgilenme yolunu açarak verimli bir işbirliği anlayışını yerleştirmek amacı ile yayınladığı, cesur, ileri görüşlü, doğurgan ve tartışmayı davet edici fikirlerle dolu olan Almanak 2005, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk olmanın ötesinde, Türkiye’de önemli bir zihni dönüşümün de müjdecisi olarak dikkatle incelenmelidir.” Mehmet Dülger , Milletvekili , Türkiye Büyük Millet Meclisi, Dışişleri Komisyonu Başkanı

“Bu yerinde ve önemli katkıyı, Türkiye’yi Avrupa yönetişimine yakınlaştırmasından dolayı tebrik ediyorum. Almanak gibi bir kitap, sivil uzmanları; güvenlik sektörü reform süreçlerini analiz etmek amacıyla bir araya getirerek, diğerlerinin de takip etmesi gereken bir mükemmeliyet örneği oluşturmaktadır. DCAF ve TESEV’in bu büyük çabasını kutluyorum.” Martti Ahtisaari , Finlandiya eski cumhurbaşkanı ; Türkiye Bağımsız Komisyonu Başkanı, Helsinki

“ TESEV ve DCAF tarafından yayımlanan Almanak 2005 Türkiye: Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim, Türkiye’deki güvenlik sektörü reformlarıyla ilgili ilk referans kitabı olmaktan öte dünyada bu konuyla ilgili basılmış çok az sayıda kitaptan da biridir. Kitap, tarihsel bir arka plan, Türkiye’nin güvenlik sektöründeki kurumlar, sivil halk ve demokratikleşme ile ilgili engelleri, güncel gelişmeleri ve hala süregelen engelleri akılda kalan bir dille tanımlamakta. Bu ülke olası AB üyeliği yolunda ilerlerken Almanak bu ilerlemeyi çok önemli konulara değinerek belgelemekte: sivil-asker ilişkisi, sivil ve demokratik gözetim kurmak ve sırayla polis, jandarma, istihbarat servisleri ve bunlar gibi güvenlik kurumları üzerinde bir kontrol mekanizması oluşturmaktadır. Avrupa Komisyonunun 2005 ilerleme raporunda belirtildiği gibi “Türkiye sivil asker ilişkilerinde ayrıca yasal ve kurumsal çerçevede yaptığı reformlarla iyi bir ilerleme sağlamıştır. Uygulamada sivil güçler denetleyici işlevlerini tamamen kullanmalılardır. Seçilmiş parlamenterler arasında farkındalığı arttırmak ve siviller arasında gerekli uzmanlığı inşa etmek adına daha fazla çaba gerekmektedir.” İşte bu yüzden, TESEV ve DCAF’ın yayımladığı Almanak önemli bir katkıdır. Türkiye’nin güvenlik işlerini üye devletlerle eş değer hale getirmek için bu tarz sivil toplum katkıları gittikçe daha anlamlı olacaktır.”
Girts Valdis Kristovskis , Litvanya Eski Savunma Bakanı ; Avrupa Parlamentosu Üyesi , Avrupa Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Komisyonu Başkan Vekili; U luslar Avrupası için Birlik Grubu , Litvanya

“ Güvenlik sektörünün demokratik gözetimi Türk politikasının tabularından biridir. Geçmişte ordu liberalleşme çabası ve cumhuriyetin kuruluşuna öncülük etmiştir. Laikleşme hala Türk modernleşme politikasının sadık savunucularından biri olarak algılanmaktadır. Günümüzde, ordu ve diğer güvenlik sektörleri ülkeyi inişli çıkışlı eylemleriyle bezdiren ve bölmeye çalışan terörizmi sona erdirmek için çaba harcamaktadır. Bu şartlar altında bu konunun ortaya atılması bazen Türk güvenlik kurumlarını demoralize etmesi ve onları güçsüzmüş gibi sunması açısından hastalıklı olarak görülebilir. Cizre ve arkadaşları diğerlerinden farklı, dengeli ve tabuya sempati duyanların bile karşı çıkamayacakları bir çalışma üretmeyi başarmışlar.”
Dr. İlter Turan , Siyaset Bilimi Profesörü , İstanbul Bilgi Üniversitesi

“Türkiye’nin ordu güçleri üzerinde; sabit, kararlı ve hukuk temelli bir sivil gözetim kurma çabası içinde, ümit ve endişe duyanlar için, güncel olayların geniş bir incelemesi .”
W alter B. Slocombe , Politikalardan Sorumlu Eski Müsteşar, ABD Savunma Bakanlığı (1994-2001)

“ Son yıllarda Türkiye’de oluşan sivil-asker ilişkileri büyük ve yapıcı değişimler içine girdi. Bu süreç devam ettiği takdirde Avrupa Birliği üyelik müzakerelerine olumlu etki yapacaktır. Bu bağlamda Türk ordusunun halk içinde sahip olduğu iyi niyeti inşa etmek, parlamenterler, akademisyenler, gazeteciler ve bunlar gibi kesimlerden oluşan, bilgilenmiş bir güvenlik camiası geliştirmek ve güvenlik politikalarına destek oluşturmak çok önemlidir. İnanıyorum ki DCAF-TESEV ortak yapımı olan bu referans kitabı bu amaçlara en gerekli desteği sağlayacaktır.”
Dr.W.F. van Eekelen , Hollanda Eski Savunma Bakanı , Batı Avrupa Birliği (WEU) Eski Genel Sekreteri

“Çağdaş dünyamızda “güvenlik” ne şekilde anlamlandırılmaktadır? Türkiye’nin güvenlik kuruluşlarının hangi uygulamaları hukuk devleti ve demokratik yönetim ilkeleriyle bağdaşmamakta? Güvenlik sektörünün demokratik kontrolü bağlamında Türk parlamentosu, hükümet, yargı, sivil toplum ve medya üzerine düşenin ne kadarını yapmakta? İşte bu soruların hepsine etraflı cevaplar arıyorsanız Almanak 2005’i okumalısınız.”
Dr. Şahin Alpay , Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul

“ Almanak, Türkiye’nin güvenlik yapısı ve alakalı sivil kuruluşlar, onların aralarındaki ilişkiler ve bağlantılar açısından, dış gözlemcilerin gözünden kaçan detayları da göz önünde buldurarak, dikkate değer, bütün ve sistematik bir bakış açısı sağlamakta. Böylece Türkiye’de sivil-asker ilişkileri doğrultusunda yapılan bütün ciddi analitik çalışmalara sağlam bir temel sunulmakta. Çok yararlı olacağına inandığım için bu eseri güvenlik sektörüyle ilgili çalışmalarda bulunan araştırmacılara hatta uygulamacılara öneriyorum.”
Büyükelçi Gregor Zore, Operasyonlar Başkanı , DCAF Cenevre

“ Bu kitap, Türkiye’deki güvenlik sektörü ile ilgili güncel gelişmeleri çok iyi sunmakta. Ayrıca tartışılan konuların açıklığı, Türkiye’nin AB üyeliği ile ilgili süregelen tartışmaya önemli ve pozitif bir katkı sağlamakta. Bunun yanı sıra Avrupa Birliği aday ülkelerindeki güvenlik gündeminin karşılaştığı çeşitli problemler ve zorluklar açısından bizim de bilgimizi zenginleştirmekte. Umarım bu kitap Avrupa’da günümüz Türkiyesi ile ilgili daha nüanslı ve güncel bir tartışma ortamına katkı sağlar. ”
Emekli Tümgeneral Karlis Neretnieks , İsveç Silahlı Kuvvetleri , İsveç Milli Savunma Akademisi Kıdemli Araştırmacısı, Stockholm

“ Türkiye’nin güvenlik açısından bölgede oynadığı rol ve NATO’ya güvenlik sektörü ve demokratik gözetim ile ilgili yaptığı eşsiz katkı, AB üyeliği sürecinde çok büyük önem taşımaktadır. TESEV ve DCAF yönetiminde hazırlanan Almanak 2005, geniş ve önemli bir ülkede bütünleşmiş güvenlik sektörü gibi geniş bir kavramı kapsayan etraflı bir dokümandır. Örnek olarak; (CESS) Avrupa Güvenlik Çalışmaları Merkezi’nin “Yönetişim ve Ordu: Türkiye için değişim perspektifleri” projesi altında yayınladığı Harmonie paper çoğunlukla AB bağlamında güvenlik sektörünün savunma bölümünü kapsamaktadır. Oysa Almanak AB referanslı en iyi uygulamalar modeline dayanan ve seçkin Türkiyeli uzmanlar tarafından tamamlanan yıllık bir değerlendirmedir. Türkiye’de bu çeşit yıllık yayınlara dayanan sivil-asker ilişkileri, şeffaflık, izlenebilirlik, sivil toplum ve medyanın rolü, güvenlik sektörü reformu gibi bölgesel tartışmalar çok önemli rol oynayacaktır. Önemli olan şudur ki artık Almanak var. Bir çeşit öz değerlendirme olan bu eser büyük bir başarıdır. Ayrıca diğer AB adaylarına Türkiye deneyimini aktarmakta da etkili olabilir.”
Velizar Shalamanov, Eski Savunma Bakan Yardımcısı ; George C. Marshall Merkezi İdare Kurulu Başkanı, Sofya

“ Bu kitapta sunulan veri ve analiz okura; modern Türkiye’nin güvenlik profili ve kapasitesi hakkında güvenilir ve etraflı bir anlayış kazanması için eşsiz bir fırsat sunuyor. Buna ek olarak diğer önemli konularla beraber, Türkiye’nin kendine özgü sivil-asker mirasını daha iyi anlamayı sağlıyor. Bunların dışında somut bir örnek olarak güvenlik sektöründe Avrupa-Atlantik çözümlerinin sadece Türkiye’de değil NATO ve AB dışındaki ülkelerde de ne kadar uygulanabilir olduğunu incelemek için fırsat sağlıyor .”
Pr ofesör Miroslav Hadzic , Yönetim Kurulu Başkanı; Sivil-Asker İlişkileri Merkezi, Belgrat; Belgrat Üniversitesi, Siyaset Bilimi Fakültesi

“Türkiye’de ilerleyen politik reformlar, hatta komşu ülkelerde süregelen karışıklık; Türk güvenlik sektörünün gelişmesi ve zorunlu reformun yapılması üzerine politika üretme temelli araştırmayı gerektirmektedir. Bu bağlamda birçok bilginin güvenlik sektörü ile ilgili ilk el bilgiyi kullanarak yazdığı “DCAF-TESEV Almanak” eşsiz ve etraflı bir analiz sunmaktadır. Beklendiği ve ümit edildiği üzere Almanak, güvenlik sektörü ve demokratik gözetim açısından daha fazla bir tartışma alanı yaratacaktır.”
Dr. Philipp H. Fluri , DCAF Direktör Vekili; Cenevre & Brüksel

“ Güvenlik sektörü reformunun yaşadığı engelleri birçok yönden ele alan bu değerli kitap sivil kişiliklerin Türkiye’de ve dünya çapında önemsenecek kitaplar yayımlayabildiklerini göstermektedir. Bu doğrultuda Türkiye Avrupa entegrasyonu yolunda güvenoyunu almıştır. ”
Dr. Antje Herrberg , Avrupa Politikalar Direktörü; Kriz Yönetimi Girişimi, Helsinki


* * *




GENELKURMAY BAŞKANI RAPOR İÇİN NE DİYORDU?
Bu gayretlerin bir devamı olarak, Türk Silahlı Kuvvetlerinin konumu konusunda içeriği pek çok maddi hata ile dolu yeni bir belge yayımlanmıştır. Bu belgede dikkat çeken en önemli konu, dokümanı oluşturan 22 bölümden 9’unun Polis Akademisi tarafından yazılmış olmasıdır. Kurumsal iş birliğine en fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde, devletin önde gelen kurum ve kuruluşlarının bu tür çalışmalara katılmalarının nasıl bir fayda sağlayacağını da takdirlerinize bırakıyorum.

Ağırlıkla Türk Silahlı Kuvvetlerinin işlevlerinin ele alındığı raporun ön sözünde yer alan: “itaat kültürünün yerine itiraz kültürünü yerleştirmeyi amaçladığı” yolundaki ifadeler, raporun gerçek niyetini açıkça ortaya koymaktadır. Bu belgenin tanıtımı 22 Eylül 2006 tarihinde, yani daha bir kaç gün önce icra edilen bir toplantı ile yapılmıştır. Bu toplantıda yerli ve yabancı konuşmacılar tarafından yapılan bazı beyanlar her türlü teamül, nezaket ve tahammül sınırını aşmaktadır.

Bu konuşmacılar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yüce Türk Milletinin anayasa ve kanunlarla, tartışılmaz bir şekilde kendisine vermiş olduğu görevlerini sahiplenmesini; “ülkenin hukuki ve kurumsal yapısına saygısızlık” olarak nitelemekte, yargıya intikal etmiş bazı münferit olayları tek merkezden kontrol edilen geniş çaplı ve planlı uygulamalar olarak göstermekte ve kullandığı her türlü mali kaynağın tahsisi, harcanması ve son kuruşuna kadar denetlenmesinin, devletin ilgili kurumları tarafından yapılmakta olduğunu göz ardı ederek, “şeffaflıktan uzak ve hesap verebilirlikten muaf olduğu” iddiaları ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin de ötesinde, onu en güvendiği kurum olarak bağrına basmış olan asil milletimize de saygısızlık yapmışlardır.

Bu beyanların, Mayıs 2006’da yayımlanmış bir belgenin aylar sonra yapılan tanıtım toplantısı vasıtasıyla, kasım ayında Avrupa Birliği tarafından yayımlanacak ilerleme raporu öncesine denk getirilmesinin amacının da Silahlı Kuvvetleri cevap vermeye zorlamak ve hazırlanacak olan rapora, bu cevabî beyanatımızı bir gerekçe olarak dahil ettirmek olduğu aşikârdır.

Bütün bu mesnetsiz beyanlara maalesef devletin hiçbir kurum ve kuruluşundan, kamuoyundan herhangi bir açıklama ve tepki gelmemiştir.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülkemizin Avrupa Birliği üyeliğini tamamen desteklediği daha önce müteaddit defalar beyan edilmiştir. Bu nedenle bu açıklamamın Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği ile ilişkilendirilmesi yanlış olur. siyasi her türlü polemiğin dışında kalmak için azami gayret gösteren Türk Silahlı Kuvvetlerinin Avrupa Birliği paravanası arkasına gizlenerek yapılan bu ithamlara karşı kendini savunma hakkını kullanması da en tabii hakkıdır.

Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bazı çevrelerin hedef tahtası değildir. Ben bir askerim ve yasaların bana verdiği görevleri yerine getiriyorum. Asker olarak bizim siyasetle ilgimiz yoktur. Ancak güvenlik ve rejim ile ilgili temel mülahazalarımızdan rahatsızlık duyanlar varsa, bu onların kendi rahatsızlıklarıdır. Şimdi bu konuyla ilgili düşüncelerimi açıklamak istiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir