GENELKURMAY BAŞKANLIĞI 2009′ DA İKİNCİ ÇANAKKALE SAVAŞI’NI MI VERİYOR?

GENELKURMAY BAŞKANLIĞI 2009′ DA İKİNCİ ÇANAKKALE SAVAŞI’NI MI VERİYOR?


Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 28 Şubat süreci ile kamuoyu gündemine geliş şekli, Ergenekon kapsamında TSK’ya atfedilenler…


17 Ağustos depremi ile beklentilerin aksine beklenen yardımın yapılmayışının Emekli Orgeneral Çevik Bir’in inisiyatif kullanmadaki kriterleri ile bağlantılı olduğu iddiaları…


Türk Silahlı Kuvvetleri’nin fiili mensuplarının muhtelif dosya adları kapsamında yürütülen operasyonlar neticesinde göz altına alınmaları, sorgulanmaları, tutuklanmaları, pat edenek 10. kattan atlayarak intihar etmeleri, insanın aklına değişik sorular getiriyor.


Türk Silahlı Kuvvetleri’nin son dönemde yaşadıklarına baktığımızda çok geniş ve dağınık bir hudut sathı mahallinde değerlendirmelere maruz kaldığını , bunun neticesinde askeri tabirle kayıplarının ÇANAKKALE SAVAŞI’ındaki askeri zayiata denk hatta daha fazla olduğunu müşahede ediyoruz. Askeri kayıtlara göre ÇANAKKALE’de 30 kadar subay kayıp ya da esir olarak zikrediliyor.


Tarihi; ÇANAKKALE Destanı penceresi ile aralamak yerine Ciddi çalışmaların perspektifi doğrultusunda mütaala ettiğimizde ÇANAKKALE’de askeri kayıplar arasında komuta kademesinde bulunan rütbelilerden 595 tanesinin ölüğü , 27 tanesinin de kayıp ve veya esir olduğundan bahsediliyor.


Bir ordu ÇANAKKALE’deki gibi muazzam bir çıkarmada 60.000 ‘e yakın askerini ve bu savaşta 595 kumandanını şehit veriyor, 27 tanesi de kayıp ya da esir hanesine yazılıyor ise…


NETPANO’nun değerli okurları, o zaman durup düşünme zamanıdır…


Zira Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesindeki zayiatı ı ÇANAKKALE’deki kayıp – esir düşenlerin sayısını geçmek üzeredir.


Hatta böyle giderse 595 rakamının da aşılması işten bile değildir.


Muhsin Yazıcıoğlu merhumun ‘Türkiye bir Suriye de olmayacaktır’ mealindeki sözlerini de kaydetmeyi unutmadan…


Genelkurmay Başkanlığı dağdakilerle mücadele ederken bile bu kadar üst rütbeli komutanına dokunulduğunu yaşamamıştı.


Ülkemiz nükleer güç olduğunda , silahlı kuvvetlerimizin nükleer silaha sahip olduğu açıklandığında bayram ilan edeceğini, kurbanlar keseceğini duyurmuş birisi olarak sormadan edemiyorum..


Neler oluyor… enerjiler başka bir yerde değerlendirildiği için mi mevcut sıkıntılar yaşanıyor…


Yoksa toplum mühendisleri kalemlerinin rengini, böylelikle de durdukları safları mı değiştirdiler de bunlar yaşanıyor.


Kamuoyu ne olup bittiğini bu anlamda merak ediyor. Bu konuda çok net cevaplara ihtiyacımız var. Yoksa alimallah bu ÇANAKKALE savaşı zayiatı ile kalmaz.


Şimdi ÇANAKKALE’de 250 bin şehit verdik diyeceksiniz!!!


İşte burada Sabah Gazetesi yazarı Emre Aköz’ün 19 Mart 2005 tarihinde köşesinde kaleme aldığı bir kitabı referans olarak göstermek istiyorum.


Emre Aköz’ün yazısının bir bölümü ‘Şimdi size basit bir soru yönelteyim: Çanakkale’de Türkler kaç şehit verdi?


Dün bazı gazetelerde (ve TV’lerde) ‘250 bin şehit verdik’ ibaresi göze batıyordu. Peki bu rakam doğru mu?


Şu anda önümde ABD’li askeri tarihçi Edward Erickson’un ‘Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusu’nu inceleyen ‘Size Ölmeyi Emrediyorum’ adlı kitabı duruyor.


Bu ciddi bir çalışma. Bir ‘yabancı’ tarafından yazılmış ama gayet nesnel bir anlatıma sahip. Eski Genelkurmay Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu da araştırmanın bu niteliklerini, İngilizce baskıya yazdığı önsözde belirtiyor.


O halde gelin kitaptaki rakamlara bir göz atalım: Erickson, 595 subay ile


56.048 askerin öldüğünü… 1018 subay ile 95.959 askerin yaralandığını… 27 subay ile 11.151 askerin kayıp listesine geçtiğini belirtiyor.


Erickson, bu verilerin, 66.000 kişinin öldüğünü öne süren Liman von Sanders’in (Çanakkale Savaşı’nın Alman başkomutanı) ve ayrıca bu konuda kitap yazan Korgeneral Fahri Belen’in rakamlarıyla uyumlu olduğunu da söylüyor.


Hesaplamaya devam edelim… Kayıpları da şehitlere eklediğimizde


67.821 rakamı çıkıyor. Bu rakama 21 bin kişi civarındaki hastane ölümlerini de eklersek: 88.821 rakamına ulaşıyoruz.


Korgeneral Selahattin Çetiner’in ‘Çanakkale Savaşı Üzerine Bir İnceleme’ adlı kitabındaki veriler ise şöyle: 57.084 şehit (subay+asker), 27 kayıp/esir subay, 11.151 esir/kayıp asker, 20.297 hastanede ölen asker. Hepsini toplarsak: 88.559…


Diyelim ki kayıtlarda eksiklikler var. Aslında bizim orduda kayıt tutma hiç de fena değildir ama bir an için öyle varsayalım ve 12 bin kişi daha ekleyelim: Bu durumda Çanakkale’deki ölü sayımız 100.000’e ulaşıyor.


NETPANO’nu n değerli okurları,


Türk Silahlı Kuvvetleri’nde neler oluyor ki ha bire üst düzey askeri erkan isimlerinin zikredildiği dosyalardan bahsediliyor…?


Gücümüzü, nükleer tehdit algılamaları karşısında caydırıcılığımızı sağlayıcı çalışmalara gölge olacaklar,


Gölge etmeyin, başka ihsan istemeyiz.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir