GERİ DÖNÜŞ YOK!

Sayın Başbakanımız her ne kadar “Ben bir taahhütte bulunmadım…”dese de aslında zımni olarak bulundu… Yani “bedelli askerlik ya çıkacak ya çıkacak”…Niye ki? Çünkü her şeyin dil ile söylenmesi şart değil. Sayın Erdoğan’ın beden dili referandum öncesinde bu iş tamam, bedelli çıkıyor, çıkacak şeklinde idi… Hele hele Milli Savunma Bakanlığının açıklamaları da sayıları binleri bulan bedelli askerlik bekleyenlerin umutlarını artırdı… Şimdi basında tersine yapılan açıklamalar hem Başbakanı hem de hükümeti zor durumda bırakacağa benziyor. Ayrıca şu anda Genel Kurmay’ın asker sıkıntısı değil tam tersi asker fazlası olduğu da bilinen bir gerçek… Bazı köşe yazarları şimdiden başladı Genel Kurmay ağzıyla konuşmaya efendim, Genel Kurmay karşıymış, tabii karşı olacak, asker sayısı azalırsa sayıları 67 bini bulan askerlik yapmayan ve hizmet eden erleri nereden bulacak… Bu konu nedense basında hiç tartışılmıyor Ordu Evinde ya da üst düzey rütbelilerin evlerinde dahi hizmet eden erlerin görev yapması normal mi? Yani askerlik kanununa ya da iç hizmet tüzüğüne uygun mu? Yoksa herkes memnun mu? Zira kışlada askerlik yapmak başka, dağda askerlik yapmak başka bir de orduevinde sıcacık askerlik yapmak başka…



Doğuştan beri biliyoruz, hep kulağımızda küpedir, her Türk doğuştan askerdir diye. Her Türk değil aslında ülkesini seven herkes için geçerlidir bu söz. Türk olmuş, Alman olmuş fark etmez aslında.


Türkiye’nin nüfusu 70 milyon ve Türkiye’nin askeri personel sayısı 1995 yılındaki 690 bin düzeyinden 2003 yılında 665 bine gerilemesine karşın, sıralamada yer alan 142 ülke arasında açısından 10’uncu sırada yer alıyor. Çin, 3 milyon 750 bin kişilik askeri gücüyle en büyük orduya sahip olurken, Hindistan 2 milyon 150 bin kişiyle ikinci, ABD 1 milyon 636 bin kişiyle üçüncü, Rusya 1 milyon 370 bin kişiyle dördüncü Kuzey Kore 1 milyon 271 bin kişiyle Kuzey Kore beşinci oldu.



Şimdi düşünün 600 bin kişinin giyinmesi, yemesi, içmesi ve bu bir asker bir tane mermi atsa yapılan masrafları artık siz düşünün. Elimizde net bir rakam yok ama yine internetten elde ettiğim verilere göre 1998–2003 yılları arasında Türkiye GSYIH’nin %4,9’u kadar bir rakam savunma için harcandığını öğreniyoruz. Türkiye, İngiltere ve Yunanistan’la birlikte Avrupa’da göreli olarak en yüksek savunma harcaması olan üç ülkeden biri. Dünya’daki toplam askeri harcamalar soğuk savasın bitmesiyle düşmeye başlamış ve 1998’e kadar %30 civarında duşmuş… Ama bizde düştüğü pek görülmemiş. Ve tekrar düşünelim lütfen… Ülkemizde asker sayısının 400 bine düşmesi sonucunu ya da sadece 100 bin asker azalsa ne olur? Türkiye adeta çölde su bulmuş bir kişinin sevincini yaşamaz mı?






Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir