Göklerdeki Cinni Ve İnsi Uygarlıklar

Onlar göklere çekilen

Hz. İSA


Hz. İDRİS


Ve yeryüzü ve felekler arasında mekik dokuyan


HZ. HIZIR VE İLYAS…



Peki göklere çekilen insanlar da var mı?..



***



Geçenlerde babası Erzurum’un bir dönemin en muhterem erenlerinden sevgili Nurullah ağabeyimle beraberdik…



Kendisi de merhum babası gibi bir çok para normal hadiseye vesile olacak donanıma sahip olmasına rağmen; bu yönünü yıllarca benim gibi bir çok kardeşinden saklayabilmiştir. Tesadüf eseri kendisine başvuran bir müşkülü olan insanlardan yıllar sonra öğrendiğimde nasıl bu derece kendisini gizleyebildiğine hayret etmişimdir.. Zira bu ilimden az bir zerre kendisine verilen bir çok soytarı popüler ifadeyle ‘MEDYUM” olarak etrafta geziyor. Anadolu’nun külhanbeyi tabiatlı bu mert evladı, belindeki silahı da milletinin namusu ve şerefi için yıllarca çakallara fırsat vermeyecek bir maharetle de taşımasını bilmiştir…



Her zaman ‘’mücahit fıtratlı bilgelere” hep imrenmişimdir. Cenk meydanlarında bu yiğitleri gördüğünüzde sanırsınız ki tek işi askerliktir, HARP ilmidir. Ancak sular durulduğunda bir de bakarsınız ki Hz. Ali misali aynı zamanda İLMİN ANAHTARI olmuşlardır.



Mevla kısmet ederse senede bazen birkaç kere beraber olabiliyoruz. Çoğu zaman Erzurum’daki köyüne çekiliyor. Her seferinde tabirini kendisine ayırdığım rüyalarımı yorumlatarak giriyoruz sohbete. Ardından da başta Muhyiddin Arabi’ye nasip olmuş birçok sırra girip kainatı manalandırıp, tasavvur etmeye çalışıyorum. Peşin sıra da kainatta seyyaleler arasında gezen CİN UYGARLIKLARINA kadar genişletiyoruz kelam alemini.



O bu konulara her girişimizde farklı bir coşku yaşar. Az evvel dünyevi bir mesele için neredeyse TETA BOYUTUNDA YAŞAYAN BU ADAM, Bir anda BETA boyutuna geçer yüzlerce kişiye konferans veren bir hatibin şevkiyle meseleleri anlatmaya çalışır. Oğlu yaşında çocuğu bu adamcağızın AĞABEYYY diye konuya girişine ise amiyane tabiriyle hastayımdır.



Bu defa görüştüğümüzde mevzuyu; (casus uydular, ileri teknoloji UFO model psikolojik propaganda amaçlı uçan cisimlerin dışında) MU ve Atlantis KAVİMLERİNİN yanında bir dönem de MISIR VE MEKSİKA MEDENİYETLERİNDE (MAYA-AZTEK-İNKA) yaşanan ECİNNİ taifesinin ARAÇLI ZİYARETLERİNE getirdim. Bu arada bir şeye yeri gelmişken hatırlatmak istiyorum: Efendim biliyorsunuz yeryüzünde farklı boyuttan medeniyetler zamanla bir araya getirildikten sonra insanlar Allah’ın lütfettiği ilmi hep kendilerinde menkul tutma terbiyesizliğine girmişler ve daha sonra ancak masal, efsane, mitoloji olarak kalabilmişlerdir…MAALESEF!



Her neyse…



Haa, şey peki ama bizim konumuz neydi J



Nurullah Ağabey hemen konuya girerek önce meseleyi ECİNNİ boyutunda Bediüzzamanın beyanatlarına dayanarak anlattı. Yani, Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri KAMER’DE CİN SULTANLIĞI olduğunu belirterek buradaki ervahı habisenin (karanlık ruhsal varlıkların) GÜNEŞ’in etrafında dönen peyk ve bazı taş parçalarının üzerinde taht kurduğunu belirti. Hakeza uçan daire, UFO olarak adlandırılan bir takım cisimlerin şeytanların ve cinlerin YER ALTI VE YERÜSTÜ TÜRLERİNİN DIŞINDA UZAY DEDİĞİMİZ SIRLAR DERİNLİĞİNDE YAŞAYABİLMEYE PROGRAMLI nesneler olduğu ihtimalinden bahsetti. Biliyorsunuz Aya gidilmiş ancak ayak basılmadığıyla ilgili ciddi bir çok neşriyatta var ortada.Discover TV’de geçtiğimiz ay bu konuda bir belgesel yaptı. Bu belgeselde Amerikan’ın küresel yalanından esaslıca bahsedildi.



Dünyada da bu tarz uygarlık mekanları vardır ki buların en meşhuru 30. Paralel de yer alan Muhtemelen Atlantis kavminin kalıntıları üzerinde manyetik bir saha oluşturan BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİ’dir. Bir de kalplerdeki şeytanlar ve musallat olan cinler vardır ki bunun en meşhuru günlük hayatta vesvese dediğimiz EL- VESVAS cenaplarıdır.



Her neyse bu muhabbetimizin bir başka boyutu…



Ben Nurullah ağabeyle muhabbetime döneyim. Bu defa Samanyolu galaksisinde dünyanın dışında bir takım insanlardan da bahsedildiğini şifai olarak bir yerlerden öğrendiğimi söyledim. Mayalar’la ilgili böyle bir rivayeti de hakeza öğrenmiştim. Yani göklere çekilmiş bir kavim, bir millet…



Ayrıca biliyorsunuz göklere çekilmenin ferdi budunda HZ. İSA iyi bilinir. Ya Cenabı Allah tarafından (Bir rivayette 30 yıl) göklerdeki bütün yıldızların ve onlara ait sırların eğitiminden geçen mitolojilerde ismi USURİS, HERMES olarak geçen Hz. İDRİS?! O DA GÖKLERE çekilmedi mi? Kur’an bu konuda ilgili ayette var. Ya Hz. HIZIR ve İLYAS ise hem feleklerde hem yerde değiller mi? HIZIR ve İLYAS SENEDE BİR ARAYA GELİNCE HIDIRELLEZ GÜNÜ OLMUYOR MU?..



Peki böyle feleklere çekilmiş bizim gibi etten kemikten bir de kavim var mı feleklerde. Nurullah Ağabey ‘’var” dedi.. Peygamberlerden MUSA ALEYSELAMA ASİ OLAN BİR KAVİM işledikleri günahtan sonra yeryüzünden silinmeleri için kendilerine beddua eder dedi.



Eee sonra dedim..



HZ. MUSA bu bedduayı merhamete gelerek yeryüzünden çekilmeleri şeklinde düzeltmelerini ister. Kendisi de onlarla birlikte yalvarır. Maalesef bugün ismini hatırlayamadığım bu kavmin de ismini vermişti işte o kavmin ‘’mümin bir kavim” olarak seyyalerin(gezegen-peyk) birinde yaşadığını ifede etti. Hatta yanlış hatırlamıyorsam ARŞİ veye ASRİ gibi bir uygarlık isminden bahsetti.Ve kıyamete yakın bu kavimle komşuluk edecek kadar yakınlaşacağımızı da söyledi. Bir de bu konuda Karaköy Yerebatan Camii’nde karşılaştığım enterasan bir bilge de dile getirmiş büyüklerine atfen, merhumun birkaç kişiye bıraktığı özel mektupta; günü geldiğinde o kardeşleriniz sizleri araçlarına davet ettiğinde hiç çekinmeden binin” şeklinde bir cümle kullandığını söylemişti.



Neyse tabiatiyle adamına göre bunlar hep birer iddia, sav vs.



Ne diyelim sözümü tam bu yazıyı yazmaya başladığım sırada Discover’i TV’de bu konuda başlayan belgeselde geçen sözle bitireyim ki BAKİ GÜNAY kardeşimde bu tevafuka hayli şaşırdı.



GÖKLERDE HAKİKATLER YERYÜZÜNDE HİKAYELER VARDIR…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir