GÖKLERİN KAPILARI

Gecenin karanlığında hiç gökyüzüne baktınız mı? Şehrin
ışıklarından uzaklaşıp o muhteşem manzarayı izleme imkânı bulduysanız eğer, esrarengiz
bir görsel şölen sizi içine doğru çekecektir. Hayalinizde oralara ulaşıp
milyarlarca yıldızın cümbüşünü seyre dalın. Her biri kendi etrafında hareket
ederken, aynı zamanda büyük bir hızla ve kümeler halinde yol alıyorlar. Ve
yaklaşık 15 milyar yıldan beri bu hep böyle devam edip gidiyor. Peki bu ışıl
ışıl gökyüzünün arkasında hangi sırlar var? O devasa yıldızlar ömürlerini
tamamladıklarında büyük bir patlama ile parçalara ayrılırlar. Süpernova olarak
adlandırılan bu aşamada parçalardan bir kısmı bin ışık yılı kadar uzaklara
savrulur. Sonra bu enkazdan yeni yıldızlar doğar. Aynen yeryüzünde olduğu gibi,
sürekli bir dinamizm var uzayın derinliklerinde… Nitekim yeryüzünde de her an bir
değişim-dönüşüm yaşanmakta. Birileri
bunu “evrim” olarak tanımlasa da, aslında mükemmel bir plan ve program var.
Zira Termodinamiği ikinci kanununa göre tüm sistemler çürüme ve yok olma
eğilimde iken, kâinat ve dünyamız milyarlarca yıldır enerjisini tüketip yok
olmuyor. Zira her şeyi bir arada tutan “Bir şey” var. Gören gözler ve düşünen
beyinler için nice işaretler ortaya serilmiş.

Prof. Dr. Osman Çakmak tarafından yazılan “Göklerin Kapıları” adlı kitap bunları
düşündürüyor. Nesil Yayınları tarafından basılmış olan kitap, okuyucuyu,
kainattaki bu sırları keşfetmek üzere, uzaya doğru bir yolculuğu çıkarıyor. Bu
yolculuk sayesinde evrenin büyüklüğünü keşfediyor ve daha öteler uzanıyorsunuz.
Yıldızların sayısından kara deliklere, içinde yaşadığımız Samanyolu
galaksisinin boyutlarından Güneş sistemine, diğer gezegenlerin konumuna ve onlar
arasındaki mesafelere kadar, farklı konuları merak ediyorsanız bu kitabı
mutlaka okumalısınız. Zira keyifle okuyacağınız bu kitap, bir taraftan fiziğin
en uç bilgilerini sevimli bir üslupla aktarırken, bir taraftan da size yeni
ufukların kapısını aralayacaktır.

“Her taraftan gafletle kuşatılmış durumdayız. Çünkü okul
kitaplarından başlamak üzere her türlü yazılı, sesli ve görüntülü yayın bizi
Yaratıcısından gafil bir nazarla kâinata bakmaya şartlandırıyor.” Böyle diyor
Ümit Şimşek, kitap için yazdığı takdim yazısında… Bu şartlanmışlıktan kurtulup
evrene farklı bir gözle bakmak isteyen herkese, “Göklerin Kapıları” kitabını
şiddetle tavsiye ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir