GÜNLÜK GAZETESİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

GÜNLÜK adlı gazete ile geçen hafta tanıştım. BDP`nin söylemlerini, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`a gönderilen CD`lerin GÜNLÜK gazetesinin yayın anlayışı ve okurları açısından nasıl anlamlandırıldığını da bu vesile ile öğrendim.


GÜNLÜK gazetesi dağda öldürülenlerin cesetlerine, ölü bedenlerine, ruhunu teslim ettikten sonra kalan cansız vücuda, naaşlarına, nasıl ifade etmek isterseniz size kalmış, silahlı çatışmada yaşamını yitiren insan bedenlerine işkence yapıldığını, bunun da kabul edilemez olduğunu söylüyor.


Konu ile alakalı bir çok kişinin de görüşlerini almış GÜNLÜK gazetesi. Gazetenin köşe yazarlarından bir hanımefendi ölü bedenlere yapılanların insanın dağa çıkmasını haklı çıkartacak kadar kabul edilemez olduğunu da ifade ediyor.


GÜNLÜK gazetesinin yazılarından anladığım vefat edenlerin silahlı kuvvetler ya da emniyet güçleri ile çatışırken hayatını kaybeden insanlar olduğu. Yani bu topraklarda bu toprakların insanı – güvenlik birimleri ile girdikleri silahlı mücadelede yaşamlarını kaybedenler.


Onların cesetlerinin onuru konusundaki hassasiyetlerini çok net bir şekilde dile getiriyor GÜNLÜK gazetesi ve bu yayın organının muharrirleri.


Filanca falan yerde pişmanlık yasasından istifade etmek için teslim oldu şeklinde diğer matbuatta çıkan haberleri de teslim olan şahsın aile ferdi açıkça tekzib ediyor GÜNLÜK gazetesinde .


Hakim medya dağdaki teröristler, bölücü örgüt mensupları kabilinden yaklaşımlarla PKK mensuplarını haber yaparken GÜNLÜK gazetesi “Halkların Savaşı” kavramını dillere yerleştirme konusunda çok mahir bir yo izliyor.


Bu söylemin BDP yetkililerince de dillendirilmesi terör olayları olarak nitelendirilen eylem ve gelişmelerin çok daha değişik bir anlam zeminine taşındığının açık bir göstergesi…


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`a gönderilen CD`leri bu bilgiler ışığında okuduğunuzda konu dağda yaşamını yitiren ve terörist olarak adlandırılan insanlardan “Halkların Savaşı`nda cesetlerine işkence yapılan bireylere” dönüştürülüyor. Ne kadar ince bir siyaset…!!! 


GÜNLÜK gazetesinin bu yaklaşımını, ifade biçimini sorgulamak bana düşmez. Anlayabilmek için sormadan edemeyeceğim. Başbağlar`da şehit edilenlerden Ali Taşdelen`e yapılan ne idi. Alnından vuruldu. Onun bedenine işkence yapılmadı. Ama ya ailesi… kanlı naşını çıplak gözle gören eşi, iki çocuğu… Onların bunca yıldır unutamadıkları bu görüntüler işkencenin hangi türü acaba…? 


GÜNLÜK gazetesi söylediklerinde doğru mudur değil midir o adli makamların bileceği bir şey. Ama konuya mevcut duruma kadarki süreç değil de halihazırdaki vakıanın penceresinden bakmak Oryantalizmin bir geleneği, refleksidir.


Nedenleri bir kenara bırak, var olan duruma bak. Nerede ölmüş? Neden ölmüş? Niye ölmüş? Bu konuda bir yorum yok. Ama Öldürülenlerin cesetlerinin onuru konusunda söylenen çok şey var.  Hatta Hadislerden kaynaklara yer veriliyor.


Dedim ya benim için Günlük gazetesini keşfetmek, bilmediğim, oturup da bu neden böyle diye soramadığım bir camiayı tanımama vesile oldu.


Gazetenin internet sitesini ziyaret etmek istediğinizde bunun Telekomünikasyon kurumunca engelli siteler arasında addedildiğini görüyorsunuz.  Ticari bir sicille çıkan gazetenin internet sitesinin engellenmesini anlayabilmiş değilim.


GÜNLÜK gazetesini TURKUAZ dağıtıyor.


Bir not daha. BDP partiye oy veren, gönül bağı bulunanlardan mali desteklerini esirgememelerini de istiyor.


GÜNLÜK gazetesini okurken edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.  


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir