Hadi Uluengin ses ve ders duvarını aştı.

Dünya Siyonist grubu “MEMRI” adlı “Enstitü/Örgüt”ün Türkiye versiyonu olarak faaliyet gösteren “KeHaber News” adlı internet sitesi Hürriyet Gazetesi’ yazarını sert eleştiriler getirdi. Ke haber sitesine göre Hadi Uluengin ses ve ders duvarını aştı. Haberlerini yorumsuz sunuyoruz

Yahudi Devleti karşıtı köşe yazarları birliğinde Hadi Uluengin ses ve ders duvarını aştı


KeHaber Özel 11 Temmuz 2006 / Tarihten gerekli dersleri almama ve yalan dolan Soykırımı bayağılaştırma yolunda Hürriyet gazetesi köşe yazarlarından Hadi Uluengin şu satırları okuyucularına 11 temmuz tarihli makalesinde ulaştırıyor:

“(…) Filistinli eylemcilerin İsrail ordusunda onbaşı Gilad Şalit’i rehin almasından sonra Siyonist devlet tarafından Gazze’de başlatılan ve mazlum halkı kolektif biçimde cezalandıran “Yaz Yağmuru” harekátı; suikastçinin Yahudi kimliğini fırsat bilen Hitler’in Musevilerine karşı düzenlediği “Kristal Gecesi” pogromunu çağrıştırıyor.(…)”


Sağduyulu bir kişiye küçük dilini yutturacak bu dehşet karşılaştırmayı yaparken üstelik İsrail’i “Siyonist Devlet” diye tanımlayarak Hürriyet gibi mainstream bir gazetede Milli Gazete ve Hamas terminolojisi uyguluyor Uluengin! Ulusal özgürlük hareketi olan Siyonizmin bu şekilde kullanılması bir anlamda “Türkçü Devlet” demeye gelmesine rağmen “Siyonist” kelimesi küfür gıbı savruluyor.

Bu akıl almaz karşılaştırmanın temel taşı; “On yedi yaşında bir Leh Yahudisi olan Herschel Grynzpan 7 Kasım 1938 akşamı, Paris’teki Nazi elçiliğinde ikinci kátip Gustav Von Rath’ı tabancayla öldürdü. Gerekçesini de, Almanya’da mezálime uğramış ailesinin öcünü almakla açıkladı. Gerisi yakın tarihe ’kristal gecesi’ olarak geçmiştir” şeklinde sunuluyor. İnsaf hanesinin boşluklarını doldurmak için bir iki noktaya dikkatleri çekmekte fayda var.

– Gazze topraklarından İsrail sivil halkına son aylarda yağdırılan 700’den fazla Kassam füzesi ile bu saldırıların arkasındaki Hamas FÖY yönetimi ve teröre susamış onbinlerce silahlı Cihadçı nerede… 17 yaşındaki bir gencin bir Nazi’ye karşı bireysel suikastı nerede?…


– Holokost öncesi ve sırasında, onbinlerce veya yüzbinlerce Almanya/Avrupa


Yahudisı, Almanya’ya karşı amansız bir terör savaşı mı açtı ve de Alman


devleti kendini bu Yahudi saldırılarına karşı mı savundu?


– Holokost öncesi ve sırasında, Almanya/Avrupa Yahudileri Alman devletini


ve milletini imha etmeyi mı hedefledi? Aynen Hamas ve El-Fetih hareketlerinin Ortadoğu’daki Yahudi ulusal devletine karşı hedeflediği yok etme, haritadan silme girişimleri gibi?


Bu konuda Filistin iktidar partisi Hamas tüzüğü ve Filistin ana muhalefet partisi El-Fetih tuzugu yeterli belgeler.


Diyelim ki Yunan topraklarındaki Sakız adası gibi bir yerden, İzmir ve civarı halkına birkaç ay içinde 700’den fazla füze yağıyor… Çeşme kıyılarına baskınlar uygulanarak, Türk Silahlı Kuvvetleri askerleri öldürülüyor ve bazıları kaçırılıp, Yunan devleti tarafından karşılığında olur olmaz talepler yapılıyor.


Türkiye ne yapardı? Ne yapması gerekirdi?


O zaman da, İsrail’den bir köşeyazarı, böyle saldırılara karşı ülkeyi savunmak üzere gerekeni yapan Türk hükümetini “Kemalist Devlet” olarak kınasaydı ve Naziler’e benzetseydi, Hadi Uluengin ne derdi?


Aslında Nazi Almanyasındaki Yahudilerle, bugünküler aynı Yahudiler…


– Naziler, Avrupa’daki 6 milyon Yahudi’yi soykırım hedefi yaptı


– Hamas’ın Arap Nazileri de, İsrail’deki 6 milyon Yahudi’yi yok etme hedefi


yapıyor. Aradaki önemli fark ise sadece şu:


Bu kez Yahudiler kendini savunuyor…


İşte Türkiye’de “Korkak Yahudi” saplantısına sımsıkı bağlı çevrelerin en çekemediği gerçek bu olmalı.


Aşağıdaki satırlar islamcı/mukadessatçı öbeklerin körüklediği Yahudi devleti düşmanlığı virüslerinin ne denli yarı aydın çevrelere de bulaştığını gösteriyor.

“(…) Savaş Hukukunu hiçe sayan İsrail kumsaldaki masum sivilleri öldürmekten veya meşru Filistin Otoritesi hükümeti üyelerini tutuklamakla yetinmediği gibi, elektrik santrallarından su tesislerine; gıda kooperatiflerinden yol güzergáhlarına, her bir şeyi tarûmar ediyor.


Zaten dehşet mahrumiyet içindeki bir ahaliyi, maceraperestlerin rehin eyleminden dolayı bir bütün olarak cezalandırmaya kalkışıyor. Ve aynı İsrail, “yaz yağmuru” değil “yaz kábusu” olan ve cürüm kategorisine giren bu vahşi saldırının Şalit’i “kurtarmak” (!) için gerçekleştirildiği mavalını küláhıma anlatsın. Nazilerin “Kristal Gecesi”ni Grynzpan suikastine “halk galeyanı” diye açıklaması ne kadar doğruysa, Siyonist devletin şimdiki bahanesi de ancak o kadar doğrudur ve nokta!(…)


Hadi Uluengin’nin küláhına değil Midas’ın Kulaklarına anlatalım. Kumsaldaki masum sivilleri Filistin şiddet örgütlerinin yerleştirdikleri mayınlar öldürdü. Bkz. PKK’nın Güney Doğu Anadolu’da kullandığı mayınlama taktikleri. İsrail’in egemenliğini tehlikeye düşüren, iki Tsahal askerinin ölümü ve yaralanan onbaşının kaçırılmasıyla sonuçlanan Hamas saldırısı, bir savaş ilanıdır.


Hadi Uluengin, Tsahal’ın Gazze’de bu durum karşısında akide şekeri dağıtmasını mı bekliyordu? El insaf.


Yeşil Çam üslubuyla acındırma edebiyatı nedense bol kepçe dağıtılıyor reyting uğuruna.


Ermenilere karşı yapılan etnik temizleme harekatları veya Kuzey Kıbrıs konusunda bazı duyarlılıklar açıklandığında ise “Vatan Hainliği” ne dönüşüyor.


Tsahal’ın Gazze’den çekildikten sonra tekrar ülkenin güvenliğini sağlamaya çalışması ve askerini kurtarmak için her çareyi denemesiyle, “Kristal Gece” yi karşılaştırmak Gaflettir, Hıyanettir!


KeHaber Özel 11 Temmuz 2006


İsrail Başkonsolos yardımcısı Moshe Kanfi’den sert Uluengin Sert tepki geldi.

Soykırım/Holokost konusunda skandal yaratan karşılaştırması ardından


Hadi Uluengin’e İsrail’in İstanbul Başkonsolos yardımcısı Moshe Kanfi’den sert tepki:


“Ailesinden 70 kişiden fazlasını Auschwitz’de kaybetmiş bir kişi olarak, terör saldırılarına karşı yapılan hiçbir operasyonun Soykırım döneminde yaşananlara benzetilmesini kabul edemem”


KeHaber Özel 13 Temmuz 2006 / Hürriyet gazetesi köşe yazarlarından Hadi Uluengin 11 temmuz tarihli makalesinde; ” Gazze’de başlatılan Yaz Yağmuru harekátı, Hitler’in Musevilerine karşı düzenlediği Kristal Gecesi pogromunu çağrıştırıyor” karşılaştırmasını yaparak skandal yaratmıştı. İsrail’in İstanbul Başkonsolos yardımcısi ve Basın Ataşesi Moshe Kanfi köşe yazarına yazdığı açık mektupta şaşkınlığını ve derin üzüntüsünü dile getirdi:


“11 Temmuz 2006 tarihli Hürriyet gazetesindeki ’’Kristal, Yaz ve İsrail’’ başlıklı makalenizi şaşkınlıkla okudum. Hamasın terör saldırılarına müsamaha gösteren, otobüs ve kafelere intihar saldırıları düzenleyen ve İsrail vatandaşının kaçırılması emrini veren Filistin hükümetine karşı girişilen ve kendini savunmak için yapılan ’’Yaz Yağmuru’’ operasyonunu Soykırımla karşılaştırmanızı kabullenemiyorum. Bütün bunları milyonlarca Yahudinin sadece Yahudi oldukları için katledilmelerinin başlangıcı olan ’’Kristal Gecesi’’ ne benzetiyorsunuz.”

H. Uluengin, sağduyulu bir kişiyi dehşete düşürecek türde yaptığı karşılaştırmada ayrıca İsrail’i “Siyonist Devlet” diye tanımlayarak, Hürriyet gibi saygın bir gazetede Milli Gazete ve Hamas’ın radikal İslamcı terminolojisini kullanırken, İstanbul Başkonsolosu yetkililerinden Moshe Kanfi bu girişimin ürkütücü boyutlarını dile getirdi ve yazarı Yad Vashem – Soykırım Müzesine davet etti:


“Ailesinden 70 kişiden fazlasını Auschwitz krematoryumunda kaybetmiş bir kişi olarak, terör saldırılarına karşı yapılan hiçbir operasyonun Soykırım döneminde yaşananlara benzetilmesini kabul edemem. Dünyada terörle mücadele eden tek ülke İsrail değildir. Sizin de bildiğiniz mücadele veren çok ülke vardır.


Soykırımın ’Yaz Yağmuru’ gibi haklı herhangi bir askeri operasyonla mukayese edilemiyeceğini anlayabilmeniz için sizi Yad Vashem – Soykırım Müzesini ziyarete davet ediyorum.


Sütununuzda, bu düzeltmeye yer vermenizi istiyorum.


Moshe Kanfi İsrail Başkonsolos Yardımcısı.”

KeHaber Özel 13 Temmuz 2006


> Moshe Kanfi Kimdir ? ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~


¤ 1967, Ashdod doğumlu


¤ Herzaliya Interdiciplinary Center’da İş Yönetimi, Uluslararası Pazarlama ve Hukuk eğitimi aldı (1994-2000)


¤ Askerlik görevini deniz subayı olarak tamamladı (1985-1992)


¤ 2001’de İsrail Dışişleri Bakanlığı’nda göreve başladı, Orta Asya ve Avrupa’yı içeren ekonomi bölümünde çalıştı


¤ Temmuz 2002’den bu yana İstanbul Muavin Başkonsolosu olarak görev yapıyor

http://kehaberler.blogspot.com/


EK BİLGİ -: Merkezi Washington olmasına rağmen Londra, Berlin ve Kudüs”te şubeleri olan MEMRI, ABD gazetelerine “haber ve rapor servisi” yapan bir kuruluş!.. Özellikle “Türk” ve “Arap” medyasındaki Amerika ve İsrail”le ilgili “haber” ve “yorum”ları derleyip, “ABD gazetelerine rapor” olarak sunuyor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir