HAKİM BEYLER TAKSİRATLI VE HİLELİ İFLASLARA DİKKAT


HAKİM BEYLER TAKSİRATLI VE HİLELİ İFLASLARA DİKKAT





Şirketlerin iflas ertelemeye başvurarak tedbir kararı aldırmaları ve iflas erteleme duruşması ve neticesine kadar tüm alacaklılarına karşı adeta çelik yelek giymeleri alacaklıları şaşkına çeviriyor.



Zira iflas erteleme başvurusunda bulunan şirketin bu süreçte hala borçlanmaya devam etmesi ve Hakim Bey’in tedbir kararı almasına kadar geçen sürede alacaklıların bu durumdan bi haber olması ödeme bekleyenleri daha bir zor durumda bırakıyor.



Taksiratlı veya Hileli iflaslarda bu fiili durum daha çok borçlanan değil alacaklı olan şirketin aleyhine bir zemin teşkil etmiş oluyor olsa gerek.



Zira Alacaklı olduğunuz şirkete avukatınız ile hacz işlemi yapmaya gittiğinizde şirket sahibi pişkin bir eda ile tedbir kararını önünüze koyabiliyor.



Adeta oyunda kırmız kart görmek gibi. Kartı gören sizsiniz. Ve artık oyun dışındasınız.



Vermiş olduğunuz hizmet karşılığında ne kadar para alacak olursanız olun, şirketin iflas erteleme talebi karşısında mahkeme tedbir kararı verdiği için yapacak bir şeyiniz yok.



Ne kadar zor durumda kalırsanız kalın.



İstanbul Ticaret Odası, TOBB veya TÜSİAD da Bu açmazınızda sizin için bir şey yapacak durumda değil.



İşte bu nedenle özellikle İstanbul’daki ticaret mahkemelerinin; iflas erteleme kararı vermeden önce kayyum vasutası ile yönetimi devralınan şirketlere çok ama çok dikkat etmeleri gerekiyor.



Bilhassa aynı sektörde faaliyet gösteren şirketler ortak bilgi havuzu oluşturarak iflas erteleme öncesinde mahkemenin alacağı tedbir kararını maliyetsiz bir finans kaldıracı olarak kullanabilme ihtimalleri olduğu için.



Hemen hafta başından itibaren davası görülecek dosyaları mercek altına almakla başlamanızı arz ederim. Bu ister Bakırköy’deki Ticaret Mahkemeleri’nde görülecek duruşma dosyaları olsun. İster diğer mahkemelerde görülecek duruşma dosyaları olsun.



Şirketi kurtarayım derken o şirketlerden alacaklı olan onlarca insanın mağdur edildiği de unutulmamalı.




Burada hukukçu olmayan okurlarımıza taksiratlı ve hileli iflas hakkında biraz bilge verelim.








TAKSİRATLI VE HİLELİ İFLAS


I – TAKSİRATLI İFLAS


TAKSİRATLI İFLAS HALLERİ:


Madde 310 – Aşağıdaki hallerden biri kendisinde bulunan müflis taksiratlı sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır:


1 – Ziyanları için makul sebepler gösteremezse;


2 – Evinin masrafları hadden fazla ise;


3 – Kumar yahut mücerret baht oyunlarında ve borsa muamelelerinde külliyetli para sarfetmişse;


4 – Borcunun, mevcudu ile alacağından çok olduğunu bildiği halde bu vaziyetinden haberleri olmıyan kimselerden ehemmiyetli miktarda veresiye mal satın yahut borç para almış ise;


5 – (Değişik bent: 29/06/1956 – 6763/42 md.) Ticaret Kanununun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının 1 ila 3 üncü bentlerinde sayılan defterleri hiç veya kanunun emrettiği şekilde tutmamış ise;


6 – Mevcudu ile alacağından çok fazla mebaliğ için senetler imza etmiş ise;


7 – (Değişik bent: 18/02/1965 – 538/128 md.) İflas takibi sırasında mahkeme, iflas idaresi veya iflas dairesi tarafından çağrıldığı halde makbul bir mazeret olmaksızın gelmemiş ise;


8 – İşlerini terkederek kaçmış ise;


9 – Evvelki bir konkordato şartlarını ifa etmeden yeniden iflasına hükmolunmuş ise;


10 – 178 inci maddenin son fıkrası hükmüne riayet etmeyipte bir sene içinde iflası vuku bulmuşsa.


II – HİLELİ İFLAS


HİLELİ İFLAS HALLERİ:


Madde 311 – (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/129 md.)


İflasından evvel veya sonra alacaklılarını zarara sokmak kasdiyle ve hususiyle aşağıdaki suretlerle hileli muamelelerde bulunan kimse hileli müflis sayılır ve Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır:


1. Alacaklıların müşterek rehini makamında olan mallarını tamamen veya kısmen kaçırır, gizler veya tahrip ederse;


2. Alacaklıların zararına olarak hakikata aykırı makbuzlar verir veya yazı ile borç ikrar ederse;


3. Muvazaalı satışlar, muameleler yahut bağışlamalar yaparsa;


4. Evlenme mukavelesinde hakikaten getirilmemiş bir çeyizi getirilmiş gibi tanır ve karı da bu mukaveleyi kocasının alacaklılarına karşı istimale kalkışırsa;


5. Hakikata aykırı borç ikrar etmek yahut muvazaalı muameleler ve mukaveleler yapmak suretiyle alacaklılarını zarara sokarsa;


6. Borcu mevcudu ile alacağından ziyade olduğunu bildiği halde ehemmiyetli kıymeti haiz ticari mallarını yahut fabrikasının mahsullerini hem satış gününün piyasasından, hem de malolduğu veya satınalındığı


kıymetten pek aşağı bir fiyatla satmak suretiyle mevcudunu israf ederse;


7. Konkordato mukavelesi haricinde alacaklıya hususi menfaatler temin ederse;


8. Hakikate aykırı muhasebe ve sahte bilançolarla aktifini hakikatte olduğundan fazla veya noksan gösterirse.


(Değişik fıkra: 06/06/1985 – 3222/38 md.) Bir numaralı bentte yazılı malların kıymetine göre Türk Ceza Kanununun 522 nci maddesi tatbik olunur.


Bir numaralı bentte yazılı suçları yapanlar müflisin evi halkından kimseler ise müflis gibi cezalandırılırlar.


Türk Ceza Kanununun iştirak hükümleri dışında kalsa dahi, müflisin aktifini azaltmak maksadiyle ona ait taşınır ve taşınmaz malları kısmen veya tamamen saklıyan veya kaçıran ve muvaza ile temellük eden veya bu hususlarda yataklık veya tavassut eden veya iflas masasına müracaat ile kısmen veya tamamen asılsız alacaklarını kaydettiren veya müflisin tediye kabiliyetini azaltmak maksadiyle kendi adına veya müstear adla ticari faaliyetlere girişen kimseler hakkında dahi aynı cezalar uygulanır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir