HAKKARİ’DEN MESAJ VAR!

Hakkâri’de öğretim üyesi olan bir dostumdan bir e-posta
aldım. Oldukça üzücü ve ibretlik bir mesajdı. Dokunmadan aynen sizlere aktarmak
istiyorum.

Abi
bir ses bombasına uyandım. Bir daha da uyuyamadım. Sabaha kadar çatışma sesi
var. Bari biraz yazıyım dedim. Çünkü kimseye bu tarafı anlatmıyorum ki
gelip görsün.

4 senedir buradayım ama bu kadar gergin görmemiştim Hakkâri’yi.
İlk geldiğim zaman lokantaya yemek yemeğe giriyordum. İşyeri sahibi, hocam senden para alamayız misafirsin diyordu
da zorla veriyorduk. Yoldan geçerken yabancı olduğunu görünce saygı duyan
insanlar şimdi sizin devletiniz bizi
bağlamaz diyor
. Hususi küfrediyor k ses çıkarasın. Dün 4
– 5 öğrenci üstelik benim öğrencilerimden önümü kesip kimlik sordular. Üniversitede
hocayım deyince aralarından biri bizde öğrenciymiş de bırakın geçsin
dedi. Şimdiye kadar dışarıdan gelenlere saygısızlık yapıldığını görmemiştim. Aksine
çok saygılı bir ortam vardı. Üniversitede kayıt yaptırıp dağa çıkan birçok
öğrenci var. (kayıtlar 1 ay önceydi) Dün… … tarafından bildiri dağıtıldı. 7 den
sonra dışarıya çıkanlar için suçlu biz değiliz diye.

Okullar Hakkâri merkez dışında boykotta. Bu sene kimse okula göndermeyeceğini
söylüyor. Geçen sene saat 23 de dışarıda büyük kalabalık vardı. İnsanlar rahatça
geziyordu. Şimdi saat 18 de şehirde derin bir sessizlik çöküyor. Herkesin
dediği tek bir şey var. Merkezde çok büyük olay bekliyoz eve erken git. 2
gün önce dibimizdeki apartman cemaat evi diye yaktılar. Evin duvarını balyozla
yıktılar. Evlere tek tek ses bombası atıyorlar. Biraz önce patlayan da
oydu muhtemelen. Şuan kaldığım yerde ev sahibi bizim arkadaşlara 1 haftaya
kadar çıkın demiş.

Arkadaşım ve meslektaşım olan… … Bey Yüksekova’da
artık mesai bitince hayatın durduğunu söylüyor. Van a gidersen yanında Kürtçe
bilen tanıdık biri olsun diyor. Kendi de Hakkâri’ ye çekinerek geldi.
Velhasıl bunların hepsi 3 ayda oldu. 2 senedir Hakkâri çok daha
farklıydı. İnsanlar artık çatacak yer arıyor. Birde herkes 5 vakit namaz
kılıyor… Bunu yazmamın nedeni bunları düşünerek kaleminizi mürekkebe
batırmanız.

Mektup, yukarıda… Ne oldu bu insanımıza, hoşgörülü, kapısını açan, aman sen
misafirsin deyip para istemeyen o güzel halkımıza neler oldu? Yüz yıllardır beraber yaşadık. Beraber
gelmedik mi topraklara. Beraber savaşmadık mı Yemen’de, Çanakkale’de, Sakarya’da,
Dumlupınar’da. Peki, ne oldu da şimdi birden bire böyle oldu…

Ben şahsen sucu kendimde buluyorum, önce kendimde buluyorum.
Çünkü daha çok gitmeliyiz oralara, daha çok ziyaret etmeliyiz. Hakkâri’ye Van
üzerinden uçakla gittim ve aynı akşam geri döndük. İsterdim ki daha çok
kalayım. Daha çok oradaki kardeşlerimizle görüşeyim. Ben bir sefer gittim ama
tüm cemaatlere, STK’lara çok ama çok iş düşüyor. Kapı kapı dolaşılıp o
kardeşlik duygusu yeniden yeşertilmeli. Afrika’ya gidiyoruz. Uzakdoğu’ya
gidiyoruz. Dünyanın her tarafına gidiyoruz. Çok güzel gidilsin ama ne olur
ülkemizin vatandaşlarını, kardeşlerimizi de ziyaret edelim. Yukarıda bir cümle
var. Hepsi de inançlı insanlar. Yani camide beraber saf tutuluyor. Eee. O zaman
birileri bu güzelliği, bu birliği bozmak istiyorlar fırsat vermeyelim. Unutmayalım. Gelin bu bayram Hakkâri’ye
gidelim. Van’a, Diyarbakır’ın ilçelerine, köylerine gidelim. Sadece yardım
dağıtıp gitmekle değil. Yardım değil, sohbet gerekiyor. HALLEŞMEK gerekiyor.
Muhabbet etmek gerekiyor. Onlar pirinci, şekeri, çayı bir şekilde bulurlar.
Karın bir şekilde doyurulur. Fakat
kardeşlik, muhabbet uzaktan olmaz. Şu şiir güzel ama şiir olarak güzeldir.

Orda bir köy var,
uzakta

O köy bizim köyümüzdür.

Gezmesek de, tozmasak da

O köy bizim köyümüzdür.

Bence uzaktan değil, vatanımızın bu güzel yerlerini lütfen uzaktan
değil yakından sevelim… Ne dersiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir