HAMAS KAZANDI, FİLİSTİN KAYBETTİ

Hamas kazandı, Filistin kaybetti. Independent Gazetesi böyle manşet atmıştı.

Filistin’de hükümet düştü. Çünkü Hamas zafer kazandı. Yine bu yüzden ülke fiilen ikiye bölündü. Bu nasıl bir zafer ki, 50 yıldır İsrail’in tankla, topla, füzeyle, uçakla yapamadığını, Filistinliler kendi kendilerine yaptılar? İsrail, yıllar yılı buldozerle Filistinlilerin üzerine gitti. Onlar ise küçücük taşlarla, sapanla savundular kendilerini. Her gün birkaç masum Filistinliyi öldürdüler ama sindiremediler onları… Filistinli milletvekillerini, bakanları esir aldı, zindanlara attılar. Buna rağmen Filistin halkı dimdik ayakta kalmayı başardı. Fakat Hamas’ın zaferi (!) onları çözmeye yetti.

Hamas’ın silahlı adamları, yerleri öpüyor, tekbir getiriyorlar…Sözüm ona zafer kazanmışlar… Bu nasıl zafer ki, kardeş kardeşi boğazlıyor? Bin bir çeşit vahşet görüntüleri yaşanıyor Filistin sokaklarında…. İsrail’in bile cesaret edemediği türden gaddarlıklar yaşanıyor…Muhalifleri binaların yüksek katlarından atıyorlar, ambulansları kaçırıp savaş aracı olarak kullanıyorlar… Bütün bunlar yetmezmiş gibi, hastanelerde bile insanlara ateş ediliyor…

İsrail’in arayıp da bulamadığı bir ortam oluşturuldu Filistin’de. Nitekim İsrailli analistler, daha şimdiden “üç devlet” esasına dayalı bir çözümden söz ediyorlar: İsrail, Gazze ve Batı Şeria…Böl, parçala, yut…

Bu filmi bir yerlerden hatırlıyoruz… Ne yazık ki son 200 yıldır İslam dünyası bu oyuna hep geliyor. Osmanlı böyle parçalanmadı mı? Şimdi aynı oyun Irak’ta sergilenmiyor mu? Ya Türkiye’de son zamanlarda yaşananlar? Bir zamanlar Alevi-Sünni çatışmasını devreye sokmak istediler, tutmadı. Şimdi ise Laik-anti laik kozu kullanılıyor. Bunun daha sinsi versiyonu ise, “AB yanlıları” ile “ulusalcılar” çatışması…

Dış güçlerin yapamadığını kendi kendimize yapıyoruz ne yazık ki. Oysa “Ülkem için iyi olan, benim için de iyidir” anlayışı hakim olmalı. Bizim kazanmamız önemli değil, ülkemizin kazanmasını hedeflemeliyiz. Ülkemiz kaybettiğinde ise kimin kazandığı hiç önemli değil. Bu durumda, sadece biz değil, tüm İslam dünyası kaybetmiş oluyor. Hatta insanlık alemi kaybediyor. Zira “tüm insanlığın kurtuluşu olmayan bir çözüm bizim için çözüm değildir” anlayışına sahip bir medeniyet anlayışımız var. Biz güçlü olduğumuz zaman dünyaya huzur getirmişiz. Zayıflayıp parçalandığımızda ise tüm mazlumlar ezilmiş, horlanmıştır.

Bu gerçeği bile bile bencilliğin, fanatizmin mantığı olabilir mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir