HAREKAT- İSTİHBARAT VE K. IRAK!..

Ankara’da patlayan bombalar psikolojik harp merceğiyle incelendiğinde, Türkiye karşı yapılan örtülü harbin “AĞIRLIK MERKEZİ”n de, yani “kalpgahında” yapılmış olup mesaj bize göre şöyle değerlendirilmiştir:

1- IRAK’IN kuzeyine gelirsen ülkene cehenneme çevirip, yaşanmaz, sokağa çıkamaz, kepekleri açamaz vs. mi diyorsun?

2- Yoksa, tahrik edip ha de gel, gel de ESTER ANANIN TEZGAHINI GÖR, bakalım arkan sağlam-önün açık mı deyip;

a- Türk ordusunu provokasyon zinciriyle Şii-Sünni çatışmasının kucağına mı çekiyorsun…
b- Bir iki operasyondan sonra Türk ordusunun Irak’ın kuzeyinde Kürtlere katliam yaptığı pompalanıp, Türkiye içinde bir takım iç çatışmalar organize edip, körüklemek istiyorsun…

Hepimiz biliriz ki PKK; İSRAİL- ABD- İNGİLTERE yani kutsal ittifakın TÜRKİYE’YE karşı yürüttüğü savaşta ihale edildiği “SÜRÜ” olup, Osmanlıyı da parçalayan bu ittifakın kuklası olarak zaman zaman bu ittifak adına ALMANYA’YA da DHKP_C PATENTİYLE bir takım uyarılar çeker… Niye tıpkı HİTLER öncesi girdiği, İSRAİL(oğulları) kontrol ve stratejisinden çıkması diye…

Türkiye’den asker sivil etki-yetki merkezlerine de sızmış bir grup, İMRALI’DA tutulan uyuşturucu müptelası olarak yıllarca beyni işlenerek kullanılmış, PKK denen kutsal (it)tifak sürüsünün başını ziyaret eden bir takım avukat, eş dost taifesine verilen talimatların pek iyi takip edildiğinden şikayet edip; yaklaşık 3 sene evvel BARZANİ denen, haham kırması zatla görüşerek istedikleri bazı hamleleri yapabilmek için TÜRKİYE’nin TERÖR BATAKLIĞINA ÇEKİLMESİ İÇİN YARDIM VE İŞBİRLİĞİ istemişlerdi… Hatta çaycı, odacı diye soktukları adamları kim nerede oturuyor diye fişlemede kullanmışlardı…

Netekim, İmralı’daki bebek katilinin talimatları iz sürülüp zamanla kontrol altına alınıp, bloke ediliyordu. Öyleyse Türkiye’de bir takım satılmış ve kullanılmaya müsait unsurları ancak BARZANİ kullanır diyerekten kendisinden şehir gerillası dedikleri/serseri mayınları çalıştırmasını istediler….

İki- üç yıldır (milli) duygularını satmamış istihbarat(çı)lar bu tezgaha izin vermedi ancak zamanla tasfiye edilip ya da asif görevlere verilip, nüfuzlaştırıldıktan sonra iki- üç yıllık bir gecikmeyle bu plan(lar)a zemin oluşturulmaya başlandı.

İstihbaratı alıyorsunuz ancak fiili müdahale edecek birliklere yetki vermiyorsanız, adeta “ölümcül suskunluk” metoduyla “ölen onca sivili feda edilmiş kurbanlar gibi kabul edin” deniyorsa ve bu stratejiyi de enformasyon ve operasyon kuyularının başındaki kutsal ittifakın yerli malı uşakları yapıyorsa, AT İZİ İT İZİNE karışmış deyip sigaya mı çekeceğiz sayın helkım (helkım/halkım olup uyarlama Tansu Çiller’e aittir.)

Bizzat Tuzla piyade okulunda, 5 asteğmen arkadaşım, 2 askerin şehit olma günü o payeyi alamayan bendeniz, böyle benzer bir olayı yaşadığımdan istihbaratın değerlendiril(e)memesizini pek iyi bilirim.

Ve pek iyi bilirim ki, 1993 Şubatı Ramazan ayının ilk günü sabah saat 09:30 civarlarında Tuzla tren istasyonunda çöp kutusunun önünde beni bekleyen üniversiteden arkadaşım İSMAİL KAYA’nın üzerinde ÜSKÜDAR MİHRİMAH SULTAN camisinin sağ sütununa yakın yerde hediye ettiğim, şehit olursan bununla olursu dediğim CEVŞEN-İ KEBİR vardı. Ve o şehit olduğunda bombanın patladığını duyan sivil bir istihbarat görevlisi bombanın patladığı yerde bir çınar gibi yere düşen şehitlere doğru koşarken hüngür ağlayıp, bir yandan da “Uyarmıştık, buna rağmen niye buraya gönderdiler yavruları” deyip Tufan Asteğmenin gözünden bir türlü düşmeyen gözü yaşlı-ciğeri dağlı meçhul bir vatan evladı oluyordu.

“UYARMIŞTIK, BİLİYORDUK…..”

ÇOOOOK YARA AÇTI BU SÖZCÜKLER ÇOOOK, toplanan istihbaratı, istihbarat analizini kim(ler) hangi cebine sokuyor acaba?!

K. IRAK OPERASYON GAYRİ NİZAMİ BİRLİKLERLE
SÜRDÜRÜLMEYE DEVAM ETSİN !..

Kuzey Irak dediğimiz ve ilk safhada bizi ilgilendiren ön bahçeye sınırda tespit edilmiş güvenlikli bir hattın dışına taşmadan geliştirilmeye açık olarak “kırmızı hat” olarak tasarlayıp, düzenli bir ordu yerleştirmek doğru bir yaklaşım.

Ve bu hatta gireni ERİTMEKTE..

Bu daha sağlam ve ihtiyatlı olduğu gibi Türkiye koruma kalkanı içine alınır. Akabinde de en doğru zamanda en iyi hamle için HAZIR KITA oturuşu yapılır. Ayrıca ÖNCÜ DARBE denen hareketi yapmadan sindirme psikolojik savaş gücü olarak da etkili olacağı tartışılmaz.

Buraya kadar TAMAM..

Lakin, Kutsal ittifakın ABD adına Türkiye şefliğini yapan Büyükelçisi, ABD ordusu olarak SÜLEYMANİYE, DUHOK, ERBİL’den çekileceklerini Doğan medyasına açıklamış, çok bilmiş tilki tipi ve bakışlarıyla, “Sizi SÜRÜLERLE ilk etapta şimdilik kafa kafaya bırakacağız gerisi SÜPRAYZ” mesajı vermişti. Haberden önce kendilerinin yetiştirdiği özel kuvvet dedikleri sürünün de yaptığı bir tatbikat şovunun da Amerikancı beyanatlarını şimdilerde sinsi sinsi yaptığı kurgulara yedirmiş olan sunucu rollerindeki amcanın işi olsa gerek.

Peki, kendiniz nerelere çekiliyorsunuz sorusuna?..

Cevap vermemesine rağmen, en az kırmızı burnu kadar renkli kırmızı hatları başta MUSUL VE KERKÜK’ü kastettiği anlaşılmıştır.

TAPTIKLARI PARA’nın ENERJİK MABEDİ oralar değil mi?!

Osmanlıyı niye parçaladı bu VAMPİRLER!… Para neredeyse yani suyun başı bunları orada ara! Yeryüzünde kimin cebinden, sofrasından ellerini çektiler ki! Nefsi egolarının Tanrıları adına uydurdukları doğmaları Tevrat’a sokmadılar mı “Yeraltının ve yerüstünün tüm zenginliklerini senin emrine vereceğim” diye!… Kimin haddine ekmeğine, enerjisine, toprağına sahip olmak… Ver iki sığır bir de kendisi toprak sürsün, o da dünya nüfusunu 1 milyara düşürdükten sonra….

****
Türkiye’nin ta Bağdat işgal edildiğinde bile Amerikan birliklerini 50 metre öteden takip eden birlikleri, gayri nizami unsurları olduğunu bilen birisi olarak, hala daha ısrarla Irak’ın içersinde genişletilmiş ve geliştirilmiş gayri nizami birliklerle çalışmaların sürdürülmesinde yanayım… Arap ve Türk aşiretleri zaten gerekli yapılanma ve koordinasyonu her noktada zaten sağlamış durumlar… Hiç kimse Irak’ta asıl olanlardan haber vermiyor. Vermesin de it ürer gibi görünse de KERVAN TIKIR TIKIR YÜRÜYOR!..

Bölge, İSKENDER ZÜLKARNEYN’İN ordusunu dahi yıpratacak kadar karışık, provokasyona, Arap ve içerdeki masum kardeşlerimizin yanlış anlamalarına propaganda malzemesi olacak kadar da istismara açık.

Ayrıca hareket, harekat ve planlama anında karşı tarafa UÇURULACAK (!)
gibi de bir “his” var içimde!

FATİH’İN SIRRIMI SAKALIM BİLSE SAKALIMI KESERİM demesine rağmen YAKOBO vazifesini yapmıştı biliyorsunuz…

Biraz daha sabır,

Lakin, bu iş başka bir adamın işi!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir