HEM AĞLARIM, HEM YAPARIM

Gazze`de ateşkes için Gazze`nin Mısır sınırında açılan tünellerin kapatılması ve bununla ilgili gözlemcilik görevinin Türk askerine verilmesi konusunda bu sabahtan itibaren gelen haberler yoğunlaşmaya başladı. Hamas da, “Yabancı bir askerî gücü işgal gücü olarak algılarız” diyerek, “Sadece Türk askerinin Gazze`ye gelmesine” onay vermiş. Mısır`daki El Hayat Gazetesi`nin Hamas kaynaklarına dayandırdığı haberinde “Türkiye`nin Refah sınır kapısına askerî gözlemci göndermesine Hamas`ın onay verdiği” bildirilmiş.

Bunun anlamı nedir? Her şeyden önce, Gazze sınırındaki Refah`tan Mısır`a (Sina Yarımadası) açılan tüneller konusu net olmasa da, özellikle bu kısmın görüşmelerde öne çıkması, Türkiye`nin, Gazze`nin “Gerçek bir hapishaneye dönüşmesi” sürecinde, BAŞ GARDİYAN konumuna girebileceği endişesini de beraberinde getiriyor. İsrail`in istediği GAZZE GETTOSU, böylece hem de Türkiye eliyle kurulmuş olacak! Naziler kendilerini gettoya hapsetmişti ya, Filistinliler de İkinci Dünya Savaşı`nda Yahudileri toplama kamplarına ve gaz odalarına göndermişlerdi ya, ondan herhalde (!)

Yahu İsrail`in Gazze`de bırakın barış görüşmelerinin bir tarafı olmasını, en ufak bir egemenlik ve toprak hakkı dahi yok! İsrail`in orada ne işi var? İşgalci ve hem de HAKSIZ işgalci… Yahudi soykırımının sorumlusu olarak gidip Nazileri temizleyemediler (Çünkü Naziler CIA hesabına çalışmaya başlamıştı), zavallı, olaylarla hiç alâkası olmayan Filistinlilerin sırtına abanıp duruyorlar.

Böyle bir vahşet âbidesi ile barış görüşmesi mi yapılır? Ama başta Mısır`ın firavunu olmak üzere hepsinin, İsrail söz konusu olunca, bacakları titriyor. Arap ülkeleri yetkililerine eskiden “Şaron” dendi mi, kaçacak delik ararlardı. Şimdi de herhalde “Olmert” adı yetiyor da artıyor bile. Korkunun ecele faydası var mı?

Kalkıp, sen böyle bir ortamda, Gazzeli çocuklar için önce göz yaşı akıtacaksın, sonra da İsrail`in istediği gardiyanlık görevini, REEL POLİTİKA adına, kabul edeceksin! Men dakka dukka…

Refah Tüneli, Gazze`nin dış dünyaya açılan tek geçidi… Nefes borusu… Bir zamanlar Saraybosna`ya İgman Dağı altından ulaşılan tünel ne ise o… Sen şimdi kalkmış, bu tüneli kapatacak tek “güvence” olarak ortaya atılıyorsun…

KARGA KILAVUZLAR

Yazı yazmaktan, gazetecilikten, mizah duygusundan, daha da kötüsü dünyadan bihaber üç kâğıtçıları, kendini iyi satanı, tutup, “Bu adam basından iyi anlar herhalde” diye baş danışmanın, milletvekilin, basın müşavirin yapacaksın, sonra da dünyaya yön vermeye kalkacak, söz sahibi olduğunu zannedeceksin… Bir zamanlar “Humeyni hayranı olduğunu” açıkça söyleyen, daha sonra ise yalakalığı ve mizah özürlülüğü ile gündeme oturan adamları müşavir olarak atayan bir başbakanın burnu dertten kurtulur mu?

Boşuna ağlamayın. Biz sizin yerinize ağlarız. Yapacak başka şey kalmadı çünkü. İsrail`e toptan yürüyüp, Filistinlilere yaptıkları gibi, evlerini başlarına geçirmekten başka…

Chavez`e bakın da utanın biraz!

14 Ocak 2009

iks Yayınları

(iks Yayınları sitesi yeniden yayında)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir