Hilâl

O beyaz zarif kavsi görmemize sadece iki gün kaldı. Yeni ay, binlerce yıldır şaşmayan antika saatine bakarak, genç ve anlamlı yüzünü dünyanın aynasında bir kez daha gösterecek.

Bir yerlerde bulutların arkasına gizlense de, başka bir yerlerde şahitlerin dudaklarına bir sevinç eğrisi olarak yerleşecek.

Hilâli ilk görenlerin ödüllendirildiği ramazanlarda yaşamıyoruz. Şimdi hilâli görmek marifet sayılmıyor. Hilâli görmemek “in” hilâli görmek “out”. Birbirinden ayrı düşse bile marifet ve iltifat, hilaller ruhumuzu titretmeye devam ediyor. Torunlarına “Ay gördüm Allah, Âmentü billah…” demeyi öğreten ninelerle süslü pencereler gitgide azalsa da, ay ışığını hâlâ hakikatin yakamozlarına dönüştürüyor.

Hem nasıl dönüştürüyor bakırı altına bu sessiz simyacı. Alışkanlığın bakıra çevirdiği altınları eski haline. Otuz günde keselerce mücevher dağıtıyor isteyenlere. Ekmeği keşfedenler için lokma altın oluyor, suyu keşfedenler için su, altın suyu. Rutini ters yüz ediyor. Geceyle gündüzü çift renkli bir palto gibi değiştiriyor. Yüzü astarı, astarı yüzü…

Hem öğretiyor astarı yüzünden pahalı dünyanın kaç bucak olduğunu. Zevki törpüleyerek fark ettiriyor fikrin uyuşukluğunu. Uyanmayı öğretiyor sahurlarda, uyanık kalmayı, uyandırmayı… Öyle dinç bir öğretmen ki, bir ay boyunca tepemize dikilip kopya çekmemize mani oluyor. Bir günah işlesek, hilâl yüzünden kızarmaya başlıyor yüzümüz. Ay tutulması değil tenimizdeki al. “Ramazan dolayısıyla kapalıyız.” Hacda şeytan taşlıyor hilâl.

Hilâlin erdemlerini anmak istesek, saya saya bitiremeyiz. Yeri gökyüzüdür, yere indirmeyiz. Biraz daha yakın olmak istedi diye bize, bayrağımıza eklemişizdir, minaremize. Bu yüzden simgesidir medeniyetimizin. Bir küheylan gibi koşar can, hilâlle dolunay arasında. Vardığı yere mührünü kazır, doludizgin tarihimizin.

***

Bilgisayar tutkunları dünyanın en ünlü strateji oyunu Civilization’ın (Medeniyet) son versiyonunda ‘tarihin en büyük 18 medeniyeti’ arasında Türkleri bulamadılar. Oyun içerisindeki 18 medeniyetten birini “tarih öncesinden alıp dünyanın hakimi yapma” amacına dayanan Civilazation’ın üreticisi Fraxis, bir önceki versiyonda yer almasına rağmen Türk medeniyetini oyundan çıkardıklarını duyurdu. Ancak uzun yıllardır oyun dışı yaşamaya alıştığı sanılan Türkler, oyunu bozmaya kalktılar. Oyun dışı kalmayı bir türlü içlerine sindiremeyen Türk oyuncular, mesajlar yağdırarak oyuna limon sıktılar. Tepkiler büyüyünce Fraxis’in yöneticileri, önümüzdeki yıl piyasaya çıkacak olan genişleme paketinde Türklerin de oyuna dahil edilebileceğini belirterek, Türk oyuncuları sakin olmaya çağırdılar.

Sahi Türkler oyuna dahil edilecek mi? Yoksa zengin çocuklarının oyuna almadığı yoksul çocuklar gibi oyunu dışarıdan mı izleyecekler? İşin en kötüsü dışarıda olduğu halde kendini oyunun içinde sanmak belki de. Belki de dışarıda bıraktığını sanmak asıl yanılgı. Aldatmak mümkün olsa da Türklerin bir kısmını, mümkün olmaz uyutmak hilâl küstümü. O zaman Akif hatırlatır yattığı yerden. Hilâli görmek istemeyenlere: Bir adım daha atma, yerinde kal! Ve her istiklâl marşında daha gür yükselir: “Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl!” İşte yüzyıllardan süzülerek gelen bu ışık, bir kandil gibi asılı durur tavanında ülkemin. Ne zaman hırsızlar işe çıksalar, yüzlerine tutar fenerlerini. Ne zaman toprağına el uzatsalar, yeniden mührünü basar medeniyetinin.

Lobiler tahammül edemese de yer almasına Türk medeniyetinin, bir bilgisayar oyununda bile. Yaptığına bakın şu âli cenap milletin. Ki “Medeniyetler Buluşması” düzenlemektedir bir şehrinde. “Hatay” kelimesini altı köşeli yıldız, haç ve hilâlle yazmaktadır medeniyetlerin, Hatay’a geliş sırasına göre. Dahası logoya eklenen hilâl afişlere yetişmemiştir bir türlü, gazeteler “Logodaki hilâle ne oldu?” diye sorup durmuştur manşetleriyle.

Sorunun cevabını araya dursun herkes. Cevabı ben vereyim merak etmesin kimse. Bilin ki hilâl yerindedir, bulut perdelese de. Saati dakiktir, saniye şaşmaz vakti. Ramazan telâşındandır yetişemediyse.

***

O beyaz zarif kavsi görmemize sadece iki gün var. İki gün sonra açılıyor rahmet kapısı. İki gün sonra dünya yenileniyor. Bu incecik çizgi insanlığın muştusu. Hiçbir şey kalmasa silinse bir bir… Bize hatırlatır kimliğimizi. O hilâl yakar, o hilâl serinletir. O hilâlden ne çok şey öğrenilir. Ramazanınız mübarek olsun sevgili dostlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir