HİZMET VE DERVİŞLİK ve BİN HEDİYE BİR BORÇ ÖDEMEZ

Hizmet eden himmete nâil olur düstûrunca hizmet, gönülleri ilâhî zirvelere ulaştıracak müstesnâ ve ulvî bir basamaktır. Öyle bir basamak ki, ilâhî vuslat ve sonsuz mükâfâta mazhar olanların cümlesi, peygamberler ve evliyâ, hep bu basamağın üzerinde yücelmişlerdir. Yâni ömürleri boyunca Hazret-i Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in:
“Bir kavmin efendisi, onlara hizmetkâr olandır…” (Deylemî, Müsned, II, 324) hadîs-i şerîfinin müşahhas nümûneleri olmuşlardır.
Buna göre kullar için zirvelerin yolu ve ebediyet kazanç, samîmî bir gönülle yapılan hizmetlerden geçmektedir. Öyle ki,yerine göre ilâhî rızâya muvâfık küçük bir hizmet, nice nâfile ibâdetlerden üstün olabilmektedir. Yâni hizmet, herhangi bir şahsî menfaat gözetmeksizin samîmî olarak yapılmalı ve onunla âhiret kazancı hedeflenmelidir.
Böyle olduğu takdîrde hadîs-i şerîfte bahsedilen bir «yarım hurma» dahî ebedî kurtuluşa vesîle olur. Şeyh Sâdî de, şu nasîhatlerde bulunur:
“Hizmetteki fazîlet, kendini güçlü-kuvvetli ve sıhhatte gördüğün zaman, şükrâne olmak üzere zayıfların yükünü çekmektir.”
Ehlullâh ne güzel söylemiş:
“Tasavvuf, yâr olup bâr olmamaktır.” Yâni herkesin yükünü çekmek ve buna rağmen kimseye yük olmamaktır.
Elbette ki hizmetler muhteliftir. Allâh rızâsı için yapılan gayretlerin tamâm, hizmet dâiresi içine girer. Mühim olan;gerek maddî ve gerekse mânevî olarak gönüllerin, liyâkat, istîdâd ve iktidarlar ölçüsünde bir hizmeti gerçekleştirmesidir.
AMMAAAAAAAA

ESKİLER NE DEMİŞLER..BİN HEDİYE BİR BORÇ ÖDEMEZ…
YANİ ÖNCE DERVİŞLİK..ÖNCE DERVİŞLİK…
Bizlere verilen dersler bir emanettir, bir sözdür…Eğer bizlere verilen emaneti yerine getiremiyorsak hizmet adı altında koşturmak, ne derece bize faydalıdır…
Derviş demek…Allah’la her an birlikte olmaya aday olan ve Muhabbetullah’a gitmeyi isteyen demektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir