Hukuk Adına Hukuksuzluk

Hukuk, herkese lazım. Ama inandırıcılığını koruduğu sürece… Aksi takdirde, yapılanlar hukuk olmaktan çıkar ve insanları acıtmaya başlar. Nitekim “orman kanunu” diye bir tabir vardır. İçinde kanun kelimesi geçse de, taşıdığı anlam itibariyle hukuksuzluğu ifade eder.
Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından meslekten ihraç edilmesi, hukuk adına utanılacak bir karar olarak tarihe geçecektir. Kararın kendisi acımasız olduğu gibi, bu tür kararların yargıya kapalı olması da ayrı bir garabet.
Sarıkaya’nın suçu neydi? Resmen isnat edilen suç: “İddianameyi yanlış yazmak”. Eğer görevini kötüye kullanmak veya meslekte yetersiz olmak gibi bir gerekçe meslekten men edilmeyi gerektiriyorsa, o zaman Türkiye’de her yıl on binlerce bürokratın ve profesyonelin işsiz kalması gerekmez miydi?
Hastasının karnında makas unutan doktorlar… Depremde binaları çöken mimarlar, mühendisler, hatta belediye görevlileri…Trafik kazalarına sebep olan sürücüler… İşleri yokuşa süren devlet memurları…Toplumu yanlış yönlendiren medya mensupları… Hepsinden önemlisi, milyonlarca gencimizin hedefsiz yetişmesine sebep olan öğretmenler…. Ve bu öğretmenleri yetiştiren hocalar… O zaman bunların hepsini ömür boyu meslekten men edilmeli. Oysa zaman zaman çeşitli gerekçelerle görevden alınan veya görev yeri değiştirilen bürokratlar mahkemelere başvuruyor ve çoğu zaman idarenin tasarrufu geçersiz sayılıyor. Dahası, bugüne kadar yüz binlerce vatandaşın haksız yere hapishanelerde çürümesine, maddi-manevi zararlar yaşamasına yol açan hukuk mensuplarına hangi yaptırımlar uygulandı? Bunca olaya seyirci kalan, hatta kanunları, anayasayı hiçe sayan bir kısım zevatın açıklamalarını görmezlikten gelen yargı mensupları, neden acaba Ferhat Sarıkaya olayında bu kadar hassas davrandılar? Bunun mantıklı bir izahını yapacak kimseler var mı, bir çok vatandaş gibi ben de gerçekten çok merak ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir