İNTİHARIMDAN KİMSE SORUMLU DEĞİLDİR

“Yeter artık dayanamıyorum… Bu yükü kaldıramıyorum… Sabrım kalmadı… Kimse beni anlamıyor, sevmiyor, sevmek istemiyor… Aileme söyleyin üzülmesin… İntiharımdan kimse sorumlu değildir… Hayattan ne beklentim var kı? Bu hayatı sevmiyorum… Böyle yaşamaktansa…”



Ya noluyor dediğinizi duyar gibiyim… Bizim yazar kendini mi öldürecek demeyin Allah korusun. Yazarımız, baktı olmadı kimse okumuyor, kimse yorum yapmıyor diye intihar mı ediyor diye de düşünmeyin…J)) Aman Allah’a sığınırız intihardan ve intihara teşebbüsten.



Değerli kardeşlerim, Dünya Sağlık Örgütü, dünyada her 40 saniyede bir intiharın, her 3 saniyede ise bir intihar girişiminin gerçekleştiğini söylüyor. Yukarıda girişte yazdığım cümleler de maalesef intihar eden Rabbimizin kullarının mektuplarına yazdıkları son sözleri… İntihar eden kim olursa olsun hepsi Rabbimizin kulları değil mi? O halde onlar için şöyle bir kendimizi yoklayalım bakalım, ne yaptık… Neler yapıyoruz? Aman canım bana ne ne ederse etsin mi diyoruz? Yoksa vah vah intihar etmek de ne kadar günah canım deyip, kenara mı çekiliyoruz? Ya da aşağıdaki komşumuzu tak-tak ses çıkartarak, sahura kalkıyoruz diye geçenin bir vakti et kırarak, ya da komşuda ağlayan bebek için yeter artık kesin sesinizi diyerek iyice “zıvanadan çıkmalarını mı sağlıyoruz”



Yoksa yüzü gülmeyen, konuşmayan, bir Allah’ın kulunu gördüğümüz zaman en azından içimizden bu kardeşimiz için elimden bir şey gelir mi? Bir derdi varsa Rabbim beni ona yardıma vesile et diyor muyuz? Tabii diyoruz, Türk halkı özellikle bunu inşallah diyor. Ama ya diyemiyorsak… Evet, ya diyemiyorsak… İşte bakın rakamlara ondan sonra sözümüze devam edelim. .



Son 45 yılda intiharların yüzde 60 civarında arttığını ve intiharın tüm dünyada ilk 10 ölüm nedeni arasında yer aldığını belirtiliyor. Bu verilere göre her gün 3 bin kişi intihar etmekte, her 30 saniyede bir kişi hayatına son vermektedir. Tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 1’i intihar girişimleri sonucu gerçekleşmektedir. “Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) Başkanı Şeref Özer, “10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü” nedeniyle değerlendirmesinde şöyle söyledi: “Başta depresyon ile alkol ve madde bağımlılığı olmak üzere çeşitli ruhsal hastalıklar intihara sebep olmaktadır. Çocukluk ve yetişkinlik dönemlerine ait örseleyici yaşantılar, olumsuz aile içi etkileşimler, sosyal yalıtılmışlık, toplumsal dayanışma azlığı, ekonomik sorunlar, kayıplar, umutsuzluk, dürtüsellik, göç gibi sosyo-ekonomik etmenler intihar riskini artırmaktadır.” Günümüzde intiharı önleme çalışmalarının beklentiyi karşılayacak düzeyde olmadığını belirten Özer, bu yöndeki girişimlerin her geçen gün daha da önem kazandığını da sözlerine ekledi.



Değerli okurlarımız, sizlere dinimizin intihara ne kadar karşı olduğunu uzun uzun anlatacak değilim, bu satırları okuyan siz kardeşlerimiz benden çok daha iyi biliyorsunuz cana kıymanın ve kendi canımıza kıymanın vebalini… Ama sadece hatırlatmak istediğim şu. Trafik kazası geçiren biri veya bir kaza geçiren biri veya ölmek üzere olan biri olsa kim olursa olsun hemen koşarız, elimizden ne geliyorsa yardım ederiz değil mi? Evet, şimdi bu yazıyı okuduktan sonra yapacağımız şey şu olmalı… Efendimiz s.a.v’in bir hadisin kendimize inşallah bu satırların yazarı da dahil düstur edinelim ve “Güler yüz sadakadır” diyerek. Güler yüzlü olalım, önce yakınlarımızdan başlayarak etrafımızda gördüğümüz HAYATA KÜSMÜŞ-HEYECANI KALMAMIŞ- İÇİNE KAPANIK-BUNALIMDA OLAN kardeşlerimize elimizden geldiğince GÜLER YÜZLE hiç olmazsa en azından GIYABİ VE SAMİMİ DUALARIMIZLA DESTEK OLALIM. Rabbim onların bizim çözemediğimiz, ulaşamadığımız sıkıntılarını gidersin inşallah…



Tekrar ediyorum, kim olursa olsun yurt içi yurtdışı, dünyanın neresinde bir Allah’ın kulu şeytanın tuzağına düşmüşse oturduğumuz yerden dahi ona yardım edebiliriz..,Nasıl mı samimi dua ve güler yüzle…Gelin bu Ramazan ayında en kolay bunu hep beraber yapalım inşallah…Müslüman diğergamdır, yani başkalarına dönüktür. Kazancından fakirlere yardım eder, yedirir içirir, sıkıntı ve sefalet çekenlerin imdadına yetişir. Hadi bizde önce dualarımızla ve samimi güler yüzümüzle yetişelim …



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir