IRAK’TA NELER OLUYOR?

Petrol rezervleri bakımından dünyanın iki numaralı ülkesi, şimdi acınacak durumda.

Irak’taki kirli savaşın üzerinden dört yıl geçti. Bugüne kadar 1 milyona yakın Irak vatandaşı katledildi. Şimdi ise her gün ortalama olarak 100 kişi ölüyor. Dünün zengin petrol ülkesi, bugün içme suyu ve elektrik gibi temel ihtiyaç kaynaklarından bile yoksun.Yetersiz beslenme ve ilaçsızlık yüzünden her gün çocuklar ölüyor.

Her yedi kişiden biri evinden uzakta yaşamak zorunda kalmış. 4 milyon Iraklı başka ülkelere göçerek sığınmacı durumuna düşmüş. Özellikle de Suriye ve Ürdün’de çok sayıda Iraklı sığınmacı var. Kuveyt ise kapılarını sığınmacılara kapatmış. Suudi Arabistan da sığınmacıların girişini önlemek için 7 milyar dolarlık bir tel örgü ile sınırlarını tahkim ediyor. Ya Batı dünyası? Onlar zaten bu trajediye kulaklarını tıkamışlar.
Irak’ta bu trajedi yaşanırken, İslam dünyasının kamuoyu farklı bir şekilde formatlanıyor. Dünyanın en etkili yüz ismi arasında Bin Ladin var. Saddam, El Kaide ve Bin Ladin şimdi daha popüler ve üstelik masum rolünde. ABD tarafından yapılan araştırma da gösteriyor ki, İslam ülkelerinde El Kaide’ye duyulan sempati her geçen gün artıyor. Tabii ki ABD’nin Afganistan ve Irak’ta yürüttüğü akıl almaz politikaların doğal sonucunda bütün bunlar oluyor. Bilinçli bir politika belki de. Zira Müslümanlar böylece teröre ve teröristlere sempatiyle bakar duruma geliyorlar. Bu yüzden de Batılının şuuraltındaki “terörist İslam” prototipine uygun hale geliyorlar.
Şimdi filmi geri alalım. Irak’taki tüm güçler, Saddam’ı devirmek için işbirliği yaptı. ABD’nin yanında yer aldılar. Bugün ise paramparça bir ülke var ortada: Şii, Sünni, Arap, Türkmen vs. vs. Biri diğerini boğazlıyor. ABD ise zengin petrol yataklarının üzerindeki bu zavallı halkın eriyip yok oluşundan büyük keyif alıyor.
Tarihte eşi görülmemiş bu trajediye seyirci kalan insanlık alemi vicdanını daha ne kadar susturabilecek? Bunu zamanla göreceğiz. Ama en azından bu musibetten gerekli dersleri çıkarmamız gerekmiyor mu? Birlik ve beraberliğin, huzurun kıymetini ne kadar biliyoruz acaba? Ve bu birliğimizi bozmaya çalışanların gerçek niyetlerini anlayabiliyor muyuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir