İRAN’DAN SONRA TÜRKİYE

Vatan Gazetesi yazarlarından Necati Doğru herkesin konuştuğu olayı sütununa taşıdı.ABD Başkanı Bush’un Barzaniyi Beyaz Saray’da misafir edip hürmet göstermesine ses çıkarmayan bir kısım medya Hamasın ziyaretini eleştirmekten nedense geri kalmıyordu.Bu tür Gazetelere inat farklı görüşleride yazabilen gazetecileri kutlamak gerek…

Yazdıkları raporlarda da açıkça ifade ediyorlar ki; “Irak işgali ile başlayan, uzun bir savaştır” ve İran’ı bombalamak, Suriye’yi de bitirip haritadan silmekle devam edecektir. Toprak bütünlüğü ile su kaynakları üzerindeki haklarını korumakta diklenirse, muhtemelen sıra Türkiye’ye de gelecektir.

Şifa sunucu.

Deva bulucu.

Çözüm getirici.

Irak’taki Ebu Gureyb hapishanesinde 25 yaşında bir Iraklı esir askeri anadan doğma çırılçıplak soyarak; “Hz. İsa çarmıha gerilirken vücudu hangi şekli almışsa o şekli almaya” zorluyorlar. Iraklı mahkûm, çarmıha gerilmiş Isa taklidi yapamıyor diye çırılçıplak bedenine ve yüzüne çamurlu su, kanalizasyon atiği boşaltıyorlar.

Kamerayla çekiyorlar.

Batı TV’lerine sızdırıyorlar.

Fotoğrafını çekiyorlar.

Gazetelere servis yapıyorlar.

Ve bunu; “Ortadoğu’ya şifa sunucu, deva bulucu, çözüm getirici; özgürlük, demokrasi, insan hakkı verici” olmak için yaptıklarını söylüyorlar.

***

Amerikalı bir çavuş, esir düşmüş bir Iraklı generali konuşturmak için generalin 16 yaşındaki oğlunu da yakalatıyor. Kelepçeletiyor. Ayaklarına zincir bağlatıyor. Iraklı esir general babanın önünde, oğluna ağır, insanlık ötesi, medeniyet dışı işkence yapıyorlar.

Kanlar içinde cesetler.

Dağılmış yüzler.

Birbirine kelepçelenmiş insanlar zevk için, keyif için, hoşça vakit geçirmek için mastürbasyona zorlanarak seyredilen esirler, çırılçıplak soyulup ayaklarından ranzaya başaşağı asılanlar, copla, demirle dövülen çocuklar…

Hitier’den zalimler!

Daha sapık.

Daha hastalıklı.

Her nasılsa, yaptıkları bu hastalıklı saldırganlığın video kasetleri ile fotoğrafları da televizyonlara kadar gelip, gazete sayfalarında da haber oluyor.

30 yıllık gazeteciyim.

Bu tür haberleri bilirim.

Sızdırılır.

Kişilere, gruplara, bütün bir topluma ya da dünyaya “bir mesaj verilmek isteniyorsa” bunlar medyaya bilinçli sızdırılır.

***

Düşman üretmek için!

Düşman yaratmak için!

Hitier Nazizmi ile Stalin komünizmi “düşman” ilan edilmişti. Önce Hitier Nazizmi yenildi, sonra da Stalin komünizmi… Onlara yeni bir düşman gerekliydi.

Düşmansız yapamıyorlar.

Müslümanlığı buldular.

İslamı düşman ilan ettiler.

Batı’nın bir İslam düşmanı olduğu ve İslama karşı yeni bir haçlı savaşı başlattığı şeklindeki kanaati iyice güçlendirmek, pekiştirmek, kafalara, kalplere iyice çivilemek istiyorlar.

Küresel kanser ekiyorlar.

Uzun hesaplaşma başlattılar. Bu insanlık dışı işkencelerin, çocuk dövmelerin, seyreltilmiş uranyumla kitle katletmelerin, İslamın peygamberine karikatür yoluyla saldırdıktan sonra; en etkili gazetelerinde; “Tanrı’nın karikatürünü yapmanın ve dine hakaretin de bir hak olduğunu” yazmanın başka bir açıklaması olamaz.

İran’a saldıracaklar.

Sonra Suriye’ye…

Ve “Fırat ile Dicle’nin suları bütün dünyanın malıdır” diyerek Türkiye’ye saldıracaklar.

Bunlardan beklerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir