İsrail hahamlarının kullandığı Dünyanın şer üçgeni neresi?

İsrail’in A Planı kitabı için hazırladığım yazısı kısa bir ara bularak sizlere yollayım istediğim, bakalım sizlerin düşüncesi ve bilgisi bu konuda nasıl. Türker Ekşioğlu, Onur Öner, Sedat Demir… tüm dostlara selam geçmiş Mirac’nız gelecek de Mirac’ının olsun…
Uluslar arası stratejide dünya hâkimiyeti için belirlenen sahalar vardır. Bu sahalar jeostratejik olarak ele alındığında kendileriyle ilgili kullanılan terim “Kalp sahaları” oldukları şeklindedir. Türkiye’de uluslar arası stratejisiler tarafından kalp sahası olarak gösterilen ülkeler için olup en başta yer almaktadır.
Özellikle soğuk savaş döneminin sona ermesiyle birlikte Avrasya ve bu coğrafyadaki enerji kaynakları akıl almayacak kadar değer kazandı. Yani bir bakıma 21. Yüzyıl hâkimiyeti Avrasya hâkimiyeti üzerine kurulu. Bunu çok iyi bilen 21. Asır emperyalistleri başta Çeçenistan olmak üzere bir çok bölgede güçlerini mazlum haklar üzerinden gösteriyorlar. Bu arada ABD her geçen Türkiye’nin etrafında üsler kurarak adeta Türkiye’yi abluka altına almaya çalışıyor. Bu arada başta Gürcistan olmak üzere bur çok devletin iktidarları değiştirilerek yerine İsrail ve ABD ittifakının programını uygulayan yönetimler iş başına getirilmektedir.
Dünya’nın bu fiziki stratejik sahalarının dışında bir de metafizik istihbarata dayalı sahaları var. Bir çok ülkenin parapsikolojik savaş timleri bu bölgelerde çeşitli aksiyonlarda bulunuyorlar. Bu parapsikolojiye dayalı istihbarat birimleri özellikle Gürcistan-Tiflis, İran-İsfahan ve mısır-Kahire üçgeninde pek etkililer. Çelik adam lakaplı Stalin’in Tiflis’li olduğu unutulmamalıdır. Bu adam Gürcü Yahudisi olup bulunduğu bölgede metafizik istihbaraıt kullanan çok ciddi medyumlar çıkmıştır. Bunlardan biri de bir dönem Türkiye’ye gelen ve bu tarz çalışmalardan sonra ABD’ye giderek orada bir Enstitü kuran Gudjiev’dir. Bu adamın Türkiye’de ders verdiği ünlü simalardan biri de Dr. Rıza Nur, Refet Kayserilioğlu ve Bedri Ruhselman.
İran’daki İsfahan Yahudileri Kabala büyüsünü çok ciddi olarak kullanıp liderledi dahi tesir altına alabiliyorlar. Bu Yahudilerin çoğundan İran halkının haberi dahi yok. Tıpkı içimizdeki dönmelerden Türk halkının pek çoğunun haberi olmadığı gibi… Bugün İsfahan’da nükleer çalışmalarının bir kısmını sürdüren İran, İsrail’e karşı yürütülen nükleer çalışmalarını farklı ülkelere karşı yönlendirirse kimse şaşırmasın. Bizzat bu konuyu görüşmek Ankara’ya gittiğimde danıştığım nükleer Enerji Uzmanı Azeri bir Profesörde bu çalışmanın zamanla Türkiye’ye karşı bir tehdit olabileceğine değinmişti. Oysa bendeki veriler metafizik verilerdi. Ancak hocanın söyledikleri fizik veriler. Metafizik bilgilerle fizik verilerin birbirini tamamlamasına oldukça şaşırmıştım.
Mısır’ın Kahire bölgesinin önemi tarihten bu yana aşikar. Yunan medeniyetini kontrol alıtna alan kabalist felsefeciler burada da İskenderiye okulları kurarak Ortadoğu halklarına yıllarca tesir ettiler. Hatta bu okullar zamanla işlevini yitirmedi benzer tekkelerle İslam tasavvufunun içersine yetiştirdikleri adamlarını sokarak, Cebriye, Hululiye, Huriye gibi sapkın sözde tasavvuf cereyanları oluşturdular.
Bu konuda çalışmalarıyla tanınan ve aynı zamanda Ortaasya devletlerinda Parapsikolojiyle ilgili araştırmalar yapmasının yanında “Alman Gizli Operasyonları”, “Gizli Dosyalar” gibi eserlere imza atan Araştırmacı-Yazar Emrullah Tekin, yukarıda ismini saydığımız ülke ve şehirleri dünyanın “Şer metafizik üçgeni” olarak adlandırıyor. Bir nevi “Bermuda Şeytan Üçgeni” gibi Ortadoğu ve Avrasya’nın zihin kontrol üçgeni. Yazar karşılıklı görüşmelerimizde ise bu “Şer Metafizik Üçgene” karşı Müspet Üçgen’le cevap verildiğini şahsıma iletmişti. Hatta özel cetvellerle harita üzerinde “Dawid Megan” 6’gen Siyon Yıldızı oluşturacak şekilde bir şekil ortaya çıkaran Tekin, gene ince hesaplamalarla bu şeklin tam ortasının BAĞDAT olduğunu bize göstererek iyice şaşırmamıza vesile oldu. Çünkü Muharref Tevrat ve birer gizli yorumu olan Talmud ve Tora’da bu bölgenin vurulmasıyla Armegedon’u başlatmaları Siyonistlere telkin ediliyordu…
Sanıyorum bu bilgileri aktarmam birilerini tatmin etmeyecektir. Ancak bizler daha yeni yeni Zihin Kontrol Operasyonlarını yaparken ABD’deki Üniversite Laboratuarları insan ışınlaması üzerine çalışıyor?.. Maddeyi çok uzak mesafe olmasa dahi adeta zamanda sıçratır gibi mekan değiştirecek aşamaya getirdiler. Üstelik Süleyman kıssalarını okuyarak büyüyen Yahudiler, Kuran’da bahsi geçtiği gibi Hz. Süleyman’ın Uçan kalesi’nin bir aylık mesafeyi bir günde aldığını pek iyi biliyorlar.
Zaten onlar bu peygamberler bahşedilen güçlerin peşindeler? Ancak tek farkla onlar peyfamberlerin bu güçlerinin Allah’tan vasıtasız dahi olacağına inanmayıp, onlara verilen”YÜZÜK (HZ. SÜLEYMAN), ASA (HZ. MUSA), KILIÇ (HZ.DAVUT)” gibi eşyalarda kerameti arıyorlar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir