İsrail’de – S300 – Korkusu!

Şimdi okuyacaklarınıza sakın şaşırmayın. Hizbullah’ın S 300 ’leri ve daha neler neler.

İsrail neden yine hem Filistin’e hem de Lübnan’a saldırdı?


Diplomatik gelişmeler gerçekte neyi ifade ediyor?


İsrail ve Amerika bu kez neden şaşkınları oynuyor?


Başkan Bush, G-8 toplantısında neden sarhoş oldu ve niçin Suriye ve Hizbullah’a küfretti?


Yoksa, yıllardır konuşulan o büyük savaş yani Armagedon insanlığın kapısını mı çalıyordu?


Evet kafalar karışık biraz. Ama şimdi okuyacağınız iddialara siz de şaşırmayın.. Çünkü okuyacaklarınız Ortadoğu’da nelerin döndüğüne ilişkin bazı soru işaretlerini kafalardan silecek. Ama yeni bazı soru işaretleri de oluşturacak…




İngiliz gizli servisi MI-6’e göre Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, 2004 yılında Moskova ziyareti sırasında Rusya’dan tam 20 bin S300 füzesi satın aldı. (Türkiye kamuoyu S300’leri Kıbrıs dolayısıyla çok iyi biliyor. Rusya, Kıbrıs Rum Yönetimi’ne S300’lerden sattığı zaman Türkiye ile Rusya arasında büyük bir kriz yaşanmıştı. Çünkü bu füzelerin menzili Türkiye’nin büyük bir bölümünü kapsamı alanına alabilecek büyüklükteydi)



Esad bu füzelerin alımı için yanında tam 2 milyar dolar cash (nakit) para götürdü. Banka transferinin kullanılmadığı bu alışveriş MI-6’e göre Suriye açısından pahalı bir alışverişti. Ancak, Suriye sadece 20 bin adet S300’ü almakla kalmamış, S300’lerin ‘pin kod’larını yani şifrelerini de almıştı. Anlayacağınız füzelerin kullanımına ilişkin teknoloji de tamamen kendilerinin kontrolüne geçmişti.

İsrail’in böyle bir saldırıya geçeceğini daha önceden gören Suriye bu silahları almıştı. Hariri suikasti sonrasında Amerika’nın baskısıyla Suriye ordusunun Lübnan’dan zorla çekilmesi de bu gelişmelerin detaylarından birisi. Hatırlayacaksınız Türkiye de Suriye’ye Lübnan’dan çekilmesi için Amerika’nın isteklerini iletme rolünü üstlenmişti geçtiğimiz aylarda. Ve MI-6’e göre Suriye Lübnan’dan çekilirken elindeki S300’lerin tam 13 binini Hizbullah’a bırakmıştı…



İsrail’in böyle bir saldırıya geçeceğini daha önceden gören Suriye bu silahları almıştı. Hariri suikasti sonrasında Amerika’nın baskısıyla Suriye ordusunun Lübnan’dan zorla çekilmesi de bu gelişmelerin detaylarından birisi. Hatırlayacaksınız Türkiye de Suriye’ye Lübnan’dan çekilmesi için Amerika’nın isteklerini iletme rolünü üstlenmişti geçtiğimiz aylarda. Ve MI-6’e göre Suriye Lübnan’dan çekilirken elindeki S300’lerin tam 13 binini Hizbullah’a bırakmıştı…


CIA ise İngiliz gizli servisinin sahip olduğu bu bilgilerin doğruluğuna inanmıyordu. Oysa Suriye resmi haber ajansı SANA Esad’ın Moskova ziyaretine ilişkin silah antlaşması yapıldığını da dünyaya duyurmuştu.. Tüm bu bilgilerin ışığında (Suriye Lübnan’dan çekildikten sonra) İsrail’in saldırı planları yapılmıştı. Ancak İsrail ve Amerika bir şekilde MI-6’in kendilerine verdiği bilgiyi de doğrulamak istiyordu. İşte bu nedenle İsrail uçaklarının taciz uçuşları planlandı. Plan çerçevesinde tam 7 kez İsrail savaş uçakları Suriye’yi taciz etti. Hatta Esad’ın sarayının üzerinden alçak uçuş dahil yapıldı…



Bu plan çerçevesinde Suriye ya da Hizbullah’tan S300 füzelerinin fırlatılması bekleniyordu. Böylece S300’lerin var olup olmadığı da tespit edilecekti. Ancak bu füzeler pin kodlarıyla birlikte alındığı için otomatik ateşleme gerçekleşmedi. Amerika ve İsrail teknolojisi de S300’lerin varlığına ilişkin herhangi bir sinyal tespitinde bulunamadı. Ve Amerika ve İsrail Suriye ve Hizbullah’ın elinde S300 bulunmadığı kanaatine varınca İsrail Lübnan’a saldırıya geçti…



İsrail buna benzer testi 1973’ndeki İsrail-Arap savaşında da yapmış ve o dönemde İsrail Banyas Limanı ile Lazkiye şehri arasında tam 24 Suriye MİG uçağını düşürmüştü. Suriye o zaman da Sam5 füzelerini ateşlememişti. Ve gerçek savaş başlayınca bu füzeler savaşın en sürpriz unsuru olmuştu…


İsrail’in bu hava sahasını ihlal ve taciz uçuşları sırasında varlığı konuşulan S300’lerden birisinin fırlatılması bir başka amaç için de istenilen bir şeydi. Eğer S300’lerden biri fırlatılmış olsaydı İsrail 7 gün içerisinde bu füzelerin Patriot’u yani pan-füzesini yapacak ve 20 bin S300 füzesi işlevsiz hale getirilmiş olacaktı.


*


Tüm bu bilgileri şimdi diplomatik gelişmeler ışığında değerlendirelim. Suriye Enformasyon Bakanı Muhsin Bilal bir İspanyol gazetesine verdiği demeçte mealen şunları söylüyordu: “Biz İsrail’in deli olduğunu biliyoruz. Olmert deliliği pahasına bize saldırırsa cehennemin kapılarını kendisine açmış olacak.”


Yine Hizbullah lideri Nasrallah da El Cezire Beyrut temsilcisinin ‘Sizin elinizde daha güçlü silahlar varsa Tel-Aviv’i vurmak için neyi bekliyorsunuz?’ sorusuna şu ilginç cevabı veriyordu:


“Savaşı biz yönlendireceğiz, İsrail değil. Elimizdeki gücün nasıl, ne zaman ve hangisini kullanacağımızı biz biliriz”…


Ve meşhur G-8 toplantısı. Hani Bush’un kör kütük sarhoş olduğu toplantı. Ve o galiz küfür: “Suriye ve Hizbullah bütün işi b..k etti”. Önemli kaynaklara göre Bush’un ağzından çıkan bu küfre neden olan bilgi; Putin’den S300’lerin Suriye’ye pin kodlarıyla birlikte verildiği bilgisiydi… Bu bilgi Bush’un moralini bozmuş ve tepkisini de işte bu küfürle dile getirmişti…


Zira G-8 toplantısından önce ABD ve İsrail sözcüleri mangalda kül bırakmayan açıklamalar yapıyordu. İsrail Genel Kurmay Başkanı “Hizbullah’ın kemiklerinin kıracağız” derken, ABD Dışişleri Bakanı Rice da İsrail’in önünü açacak demeçler veriyordu. Ancak G-8’den sonra, bu demeçlerin yerini ateşkes ve barış söylemleri alıyor hatta bölgeye uluslararası güç getirilmesi istenmeye başlanıyordu… İşler İsrail için yolunda gitmiyordu anlayacağınız. İsrail’de onbinlerce Yahudi’nin ülkeyi terk etmek için havaalanlarına kuyruklar uydurması da olayın bir başka boyutu.


Amerika ve Fransa’nın hazırladığı tasarı ile İsrail’e şimdi yeni bir koruma kalkanı oluşturulmak isteniyor. İsrail bu tasarıyı olumlu bulurken, Lübnan ve Hizbullah karşı çıkıyor. Bölgeye uluslararası güç getirilmesi çalışmalarına da büyük hız verilmiş durumda… İsrail’de moraller bozuk, Hizbullah’ta ise aksine güçlü. Sanırız bunda varlığı konuşulan S300’lerin büyük payı var…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir