İsrail’in Yeni Patronu ’Bay Kibir’

İsrailli liderlerin her birinin kendi karakterlerini ele veren sıfatları var. Şaron ‘Beyrut kasabı’ olarak anılmasından maada ‘buldozer’ lakabıyla da biliniyordu.

Buldozerin halefi olan Ehud Olmert’in de bu tür lakaplara sahip olduğunu bilmiyorduk. Adını Kudüs belediye başkanlığı döneminden beri duyarım. Sivri dilli olduğu malum. Seçimlerin arefesinde kendisinin sivri dilli bir politikacı olduğunu bir kez daha hatırladık. Ama ‘Bay Kibir’ olarak anıldığını doğrusu bilmiyorduk. Bush’a yakışan lakaplardan birisi ‘Bay Nobran’ olabilir. Nobran ile Kanadalıların kendisine taktıkları “moron” arasında zaten bir cinas var.

Bay Kibir’in özgeçmişi de kendisini Şaron’un halefi olmaya ehil ve namzet kılıyor. New York Times gazetesinin haberine göre, anne-babası Araplar ve İngilizler ile savaşan siyonist çete Irgun’un üyesi olan Olmert, çocukluğunda İsrail’in ilk lideri David Ben-Gurion’u canlandırırmış. HAMAS’a derinden karşı çıksa bile vaktiyle İsrail HAMAS’ı olarak nitelendirilebilecek Irgun çetesiyle göbek bağı var. HAMAS ile Irgun arasındaki fark, temsil ettikleri tarafların farklı olması. Kazandığı buruk erken seçimlerle birlikte rüyası da gerçekleşme yoluna girmiş oldu.

İsrail Meclisine 28 yaşında giren Olmert kaderin bir cilvesi, seçimlerde 28 sandalye elde etti. Beklentilerin bayağı altında seyretmesine rağmen yine de seçimlerden birinci parti olarak çıktı ve Katsav tarafından hükümeti teşkil etmekle görevlendirilmeyi bekliyor. 28 yaşında Knesset’e giren Olmert’in rüyası bir gün başbakan olmakmış. Galiba 60’ında bu da olacak. Bununla birlikte, İsrail halkı nezdinde imajı pek de parlak değil. Haaretz gazetesinden Ari Shavit, Olmert’in yeni bir sınıf olan İsrailli zengin baronlara (şişman kediler) çok yakın durduğunu belirtiyor. Zenginler kulübünün has üyelerinden. Bundan dolayı halkın yüzde 30’dan fazlası, ‘Ehud Olmert’in nesini seviyorsunuz?’ sorusunu ‘Hiçbir şeyini’ diyerek cevaplarken, ‘Nesinden rahatsız oluyorsunuz’ şeklindeki bir başka soruya da yüzde 35’i zenginlere olan bağlılığından ve kibirinden diye cevap veriyor.

***

Bay Kibir’in ailesi de başka bir âlem. İki oğlu Shaul ve Ariel, İsrail’de tartışmalı isimler. İkisi de vicdanî retçi. ABD’de yaşayan Shaul, “Filistin’e baskıyı kabul etmediği gerekçesiyle” askere gitmeyi reddediyor. Ariel de aynı gerekçeyle İsrail’i terk ederek Paris’e yerleşmiş ve İsrail ordusunda görev yapmaya itiraz ediyor. Onlara göre, İsrail’in ve babalarının konumu gayri meşru. Anlaşıldığı kadarıyla kendisi Şaron’un, ailesi de HAMAS’ın saflarında. En azından dolaylı olarak. Eşi de çocuklarına benziyor. Aliza, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze’deki politikalarını eleştiren bir hareketin liderlerinden. Kızı Danna da aynı yolun yolcusu. İsrail askerlerinin Filistinliler üzerindeki uygulamalarını denetleyen bir derneğin aktif üyesi. İsrail-Filistin arasında barış olmadığı gibi bu anlamda aile içinde de barış yok. Aile iki cepheye bölünmüş durumda. Olmert de bunu reddetmiyor: “Evet, ailemin durumu beni hiç mutlu etmiyor. Ama kariyerimle ailem arasına bir duvar çektim…”

Bu duvar ne yazık ki İsrail ile Filistinliler arasına da çekili vaziyette. İşte bu duvardan dolayı ne Olmert’in evine, ne de İsrail’e barış geliyor. Barışın önündeki tek engel bu kibir ve büyüklenme olmasın? Barış için ailesinin sesine kulak verse mesele kökünden hallolacak. Olmert HAMAS’ın sesine değil, ailesinin sesine kulak verse demek ki Filistin-İsrail arasında barış sağlanacak. Ama ailesine kulak vermeyen Filistine de kulak veremiyor. Yazık!

***

Dünya Olmert’i tebrik ederken Arap Birliği ve Mahmut Abbas tek yanlı çözümlerin Filistin’in ufkunu karartacağını açıkladı. Ehud Olmert’in azamî teklifi, Filistinlilerin asgarî taleplerini bile karşılamakta yetersiz. Verdiği tavizler kimi aşırı İsraillilerce fazla, ama Filistinlilerin tamamı için yetersiz. Batı Şeria’daki 400 binlik yerleşimciden sadece 70 bininin tahliyesini planlıyor. Hiç yoktan iyi diyenler varsa da karşı tarafta pek olumlu akis meydana getirmiyor. HAMAS’lı Filistin Meclis Başkanı Aziz Duveyk ise, İsrail’de seçimlerin galibi Kadima partisini ‘’İsrail’in en kötüsü’’ şeklinde nitelendiriyor. Anlaşılan eve barış gelmeden bölgeye barış gelmeyecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir