İstanbul, Ortodoks Vatikanı oluyor

Papa 16. Benedikt’in ziyaretine damgasını vuran jest ve nezaket gösterilerinin arkasında kalan asıl sonuçlarını değerlendiren Celal Bayar Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Çelik, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Bu ziyaretle 2000 yıllık Hıristiyanlık tarihinde devrim yapıldığını söyleyen Çelik, “Katolik Kilisesi, Ekümenikliği resmen kabul etti. Fener Patrikhanesinin önü açıldı. Dini engel kalktı. Şimdi sıra siyasi engeli kaldırmada” diye konuştu.
İstanbul’daki bu ayinden 2 saat sonra Avrupa Konseyi’nin 22 Ocak’ta Avrupa Konseyi Parlamenterler Grubu’nda bir konuşma yapmak üzerine Patrik Bartholomeos’u davet ettiğini kaydeden Çelik, davetin başlığının ise ‘Ekümenik Patrik Bartholomeos hazretlerinin hitabesi’ şeklinde basına açıkladığını vurguladı.

Papa 16. Benedict’in ziyaretine damgasını vuran jest ve nezaket gösterilerinin arkasında kalan asıl sonuçlarını değerlendiren Celal Bayar Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Çelik, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bu ziyaretle 2000 yıllık Hristiyanlık tarihinde devrim yapıldığını söyleyen Çelik, “Katolik Kilisesi, Ekümenikliği resmen kabul etti. Fener Patrikhanesinin önü açıldı. Dini engel kalktı. Şimdi sıra siyasi engeli kaldırmada” diye konuştu.
Papa’nın ziyaretindeki can alıcı noktanın kamuoyundan iyi saklandığı belirten Mehmet Çelik, bu nedenle de kamuoyunun dikkatinin Ayasofya üzerinde yoğunlaştırıldığını dile getirdi. Bu davetin yapıldığı zamana bakıldığında asıl amacın daha iyi anlaşılacağını belirten Çelik, “Patrik Bartholomeos’un 2004 Aralığında yaptığı davetin sonrasında bunu önlemek için devlet davet yaptı. Basına düştüğü zamanda Yunan ve İtalyan basını buna büyük tepki gösterdi. Hatta iki gazetenin manşeti hala hatırımda. Le stampa, ‘Papa’ya Türk küstahlığı’ diye manşet attı. Bu manşeti bizim devlet bürokrasimiz o gün iyi anlayabilseydi, bu davetin amaç ve hedeflerini çözecekti. Onu devlet başkanı olarak davet ediyorsunuz, bir gazete bunu büyük küstahlık diye lanse ediyor. Fakat gazete, bir gün sonra davet tarihlerini öğrenince rahatladı. Sadece bir yıl sonraya atılmıştı. Ayı ve günü ise değişmemiş, 28-30 Kasım tarihleriydi” dedi.
Burada önemli noktanın davet tarihleri içinde 30 Kasım tarihin bulunması olduğunu vurgulayan Mehmet Çelik, “ Fener Patrikhanesi’nin Ekümenik sıfatını alması hususundaki gayretlerinin önünde iki tane büyük engel vardı. Birisin dini, diğeri siyasi” dedi.
Dini engelin Vatikan’ın 451 tarihli Kadıköy konsilinden itibaren bunu kabul etmemesi ve bunu Vatikan’ın önemli itikadı ilkeleri arasına alması olduğunu vurgulayan Çelik, “ Papa Büyük Leon’un 451 Kadıköy Konsili ve Fener Patrikhanesi ve ekümenikliği üzerine yazmış olduğu Toms adlı eser ve onu içindeki ilkeler 1555 yıldır Katolik kilisenin temel ilkeleri haline gelmiştir” dedi.
Bu ilkelerden bir tanesinin ‘Bir Katolik mümin, bir Ortodoks kilisesinin eşiğinden içeri ayağını atsa, dinden çıkar, aforoz olur, kafir olur’ olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Çelik, “Bu ilkeye 1555 yıl boyunca riayet etmiş olan Katolik kilisesi bizatihi ruhani lider Papa kanalıyla geliyor ve bu ilkeleri çiğniyor. Fener Patrikhanesi’nin kurucusu olan Aziz Endru’nun yortusunu katılıyor. Bu şu demektir, Fener Patrikhanesi’nin ekümenikliğini fiilen kabul ediyorum” dedi.
İstanbul’daki bu ayinden 2 saat sonra Avrupa Konseyi’nin 22 Ocak’ta Avrupa Konseyi Parlementerler Grubu’nda bir konuşma yapmak üzerine Patrik Bartholomeos’u davet ettiğini kaydeden Çelik, davetin başlığının ise ‘ Ekümenik Patrik Bartholomeosu hazretlerinin hitabesi’ şeklinde basına açıkladığını vurguladı.
Mehmet Çelik, Papa’nın ziyaretinin mükemmel bir şekilde organize edildiğini kaydederek, “Papa’nın iki ay önce İslam dünyasında infiale sebep olan tutum ve davranışları, sözleri bir anda silindi. Şu anda Türkiye kamuoyunda bir araştırma yapılsa, tam tersi şekilde, Papa’nın çok iyi ve nazik bir insan olduğu, yaptığı jestlerle daha çok öte şeyler yaptığı ortaya çıkacaktır. Çünkü Sultanahmet’te dua etmesi, Efes’te Türkçe hitap etmesi, Ayasofya’yı bir turist gibi gezmesi çok dikkatlice seçilmiş şeylerdi. Bence 10 üzerinden 10 verilebilecek bir gezi programı hazırlanmış. Kamuoyunun dikkatlerinin bütün bunları çevrilirken, Fener Patrikhanesinde ayine katılması gözlerden kaçırıldı. Büyütülmedi. Aslında 2000 yıllık hristiyanlık tarihinin en büyük devrimidir. Fener Patrikhanesinin önü açıldı” diye konuştu.
Patrikhanenin önünde şimdi sadece siyasi engel kaldığını vurgulayan Mehmet Çelik, 300 milyar dolarlık borcu bulunan, NATO’ya bağımlı, Avrupa Birliği ile birçok anlaşmalara imza koymuş, içeride etnik bölücü sıkıntısı olan Türkiye’nin dış baskılara çok fazla dayanamayacağını söyledi.
10-15 yıl içinde Türkiye’nin siyasi olarak bunu kabul edebileceği endişesini taşıdığını vurgulayan Mehmet Çelik, “Bunun kabul edilmesi şu demektir: Fener Patrikhanesi bu statüyü aldığı günden itibaren Dünya Kiliseler Birliği başkanlığına oturacak. Küresel bir güç olacaktır. İstanbul, bir Ortodoks Vatikanı olacaktır. Etrafı surlarla çevrili, bir metropol ve dünya şehri haline gelecektir. İstanbul üzerindeki, bizim hakimiyetimiz de o günden itibaren sorgulanacaktır” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir