İSTANBUL’U KURTARMAK

Çarşamba geceleri Gazeteci Yılmaz Özdil ve Ergun Babahan’ın yer aldığı ‘’Son Baskı’’ adlı bir program var atv’de.

Son derece keyifli ve yararlı bir tartışma programı. Birbirini çok iyi tamamlayan bir ikili, memleket meselelerine kafa patlatıyor. Bu haftaki program gündeminin zirvesinde İstanbul’un trafik çilesi vardı. Yılmaz Özdil, mevzuya başlamadan önce 4 -5 adet grafik gösterdi izleyicilere.

Grafiklerin ilk dördü Paris, Londra, New York ve Moskova metrolarının haritalarına ait. Hani şu inşası 1800’lü yıllarda ( yıl 2007 ) tamamlanan dünyaca ünlü metrolar. Metro hatları inanılmaz bir şekilde şehirlerin dört bir yanını sarmalamış.

En azı 450 kilometre. Grafiklerde de rahatlıkla görebilirsiniz; Paris`lisi, Londra’lısı, New York’lusu evinin önünden bindiği metrodan işinin önünde inebiliyor. Şehrin en önemli merkezlerine metrolarla ulaşılabildiğini söylemeye zaten lüzum yok.

Asıl bombayı sona saklamış Yılmaz Özdil. Veee karşınızda İstanbul metrosunun haritası. İyi ama görüntüde birşey yokki!! 15 milyonluk İstanbul’un övünüle övünüle anlatılan metro hattı ekranda görünmeyecek kadar minicik bir şey mi yani.

Özdil’in cuk oturan tabiriyle santimetro halinde kalmış. Ve Özdil ‘’işte olay bu’’ diyerek sorunu özetliyor.. Aynen öyle. Olay bu! Ah trafik, vah trafik diye ağlayan, 1-2 sene içerisinde iki arabanın birbirine çarpmadan yan yana gidemeyeceği , yıllık 15 milyar dolarlık bütçeye sahip İstanbul’un olayı bu işte.

Topu topu 10 kilometrelik metro hattı. Biri bana anlatsın lütfen. Trafik sorununa kesin ilaç olacak bir projeyi neden gerçekleştiremez bu şehir? Milyarlarca dolar harcanarak yol genişletme çalışmaları yapılacağına, dünyanın diğer büyük şehirlerinin yaptığı gibi biz de şehrin dört bir yanını metro hatlarıyla sarmalasak, şu işkenceden kurtulamaz mıyız acep.

Yoksa Fransız’ı, İngiliz’i Amerika’lısı, Rus’u bu işi bilmiyor da biz mi biliyoruz. Yoksa Amerika’yı yeniden keşfetmeye mi karar verdik. Evet doğrudur bu şehrin trafik sorunu özünde nüfusla ilgilidir. Durmadan göç alan İstanbul artık bu yükü kaldıramamaktadır.

Anadolu’nun süratle kalkındırılması ve başka şehirlerin de İstanbul kadar cazip hale getirilmesi, şehirdeki insan ve araç trafiğini uzun vadede normal bir hale getirebilir. Ama bu çok uzun zaman alacak bir şey.

O yüzden sağı solu makyajlayıp, milleti oyalamak yerine vakit kaybetmeden metro hatlarının genişletilme çalışmaları başlamalıdır. Tabi tüm bu çalışmaların tak diye başlaması için maalesef ki önemli bir motivasyon lazım. O motivasyonun adıda olimpiyatlardır.

Yıllardır olimpiyatları İstanbul’a aldırmak için çabalıyoruz. Allah bir an önce nasip etse de alsak şu olimpiyatları hayırlısıyla. Belli ki bu kentin kurtuluşu olimpiyatlara bağlı.

Bugüne kadar bu millet için işleri ağırdan alanlar, söz konusu yabancılara hava atmak onları rahat ettirmek olduğunda destan yazıyorlar ne hikmetse. Kentte düzenlenen onlarca uluslararası organizasyondan yıldızlı pekiyi aldığımız gerçeğini düşünürseniz ne demek istediğimi anlarsınız.

İşte bu nedenledir ki Olimpiyatlar İstanbul’a gelirse 5-6 yıl içerisinde bu kenti tanıyamazsınız..

Ne trafik sorunu kalır ne çarpık kentleşme ne de kapkaç..Yeter ki şu olimpiyatları bir alalım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir