İşte Gizli Bor dosyası

Dünya Bor rezervlerinin “henüz” yüzde 72’sine sahip olan Türkiye’de “Bor kavgası” bitmiyor… Elimizde 400 yıllık maden rezervi var. Dahası tüm dünya ülkelerinde Bor tükeniyor.Bor dosyasının “GİZLİ” sayfaları…

Türkiye bir Bor ülkesi ama Türkiye’nin bu Bor madenini ne yaptığı hatta ne yapacağı hummalı bir tartışma konusu olarak hala ortada duruyor. Türkiye dünya Bor rezervlerinin %72’sine sahip. Ancak bu “tekel” rakam bile Türkiye’deki rezervi net olarak tanımlamıyor. Zira tüm uzmanlara göre daha çok Bor madeni bulunacak.


Üstelik maden uzmanlarına göre bu rakamın çok daha stratejik bir başka boyutu daha var… Hesaplara göre Türkiye’nin bu rezervinin ömrü tam 400 yıl! Ama diğer ülkelerdeki rakamlar yerlerde sürünüyor., Örnek mi? ABD’nin Bor rezervi 8 yıl sonra bitiyor! Üstelik ekonomik değil. Zira örneğin yine ABD, Bor çıkarabilmek için yerin 400 metre altına inmek zorunda. Yani bol bol para ve zaman harcıyor. Türkiye ise neredeyse kürekle Bor çıkarabiliyor! Çünkü toprağın 30 metre altı Bor!


Dahası Türkiye’de, Bursa, Balıkesir, Eskişehir ve Kütahya’da bu maden çıkarılıyor. Ama ülkenin geri kalan kesiminde neler olduğu bilinmiyor. Yani sadece dört şehrimizle dünya Bor rezervlerinin en güçlü ülkesi durumundayız.


İşte ilk belge: Kazan’da ne kadar Bor var?


Bundan kısa bir süre önce Kazan nahiyesinde Bor bulunması ihtimali tartışılıyor. Uzmanlara göre bu bölgedeki veriler yerin altında Bor olabileceğinin işaretlerini veriyor. Fakat işin üstüne gidilmesinde sorun var… Zira bu bölgede daha önce araştırmalar yapıldığı ve bir şey bulunmadığı söyleniyor. Konu inceleniyor ama bu sonuçları gösteren bir belgeye rastlanmıyor. Bunun üzerine yeni bir çalışmaya başlanıyor. Bu çalışmanın amacı Kazan’da ne kadar Bor olabileceği üzerine… Ve inanılmaz sonuç. Bor var! Ama şaşırtıcı olan bu değil. Miktar inanılmaz… 600 milyar tonluk “Bor Tuzu” bulunduğu tahmini yapılıyor. Bu tuzdan Bor elde ediliyor.


Yabancılar: “Türkiye’de Bor yok, tükenmiş!”


Türkiye’de Bor madeni üzerine çalışmaları atalete sürükleyen en önemli belgeler yabancılara ait. Her zaman olduğu gibi Türkiye’nin kritik kaynaklarının bilgisi üzerine “incelikli” çalışmaları yine yabancılar yapıyorlar. İlk ciddi çalışma ise daha Bor’un öneminin ne tam bilindiği ne de Bor kullanım yollarının bu denli ortaya çıkmadığı zamanda geliyor. 1968 yılında yabancıların hazırladığı bir rapor; “Türkiye’de Bor yok, olanlar da tüketilmiş” damgasını yiyor. Hani biraz var dense yine şaşırmayacağız ama dağ taş Bor madeni doluyken, “yok” demek açıkça husumet göstergesi. Bu hal diğer madenlerimiz konusunda da-özellikle petrol-şüphe duymamızı kolaylaştırıyor!


İşlerin daha sarpa sardığı nokta ise hâlihazırdaki dünya Bor rezervlerinin kullanımının neredeyse bir-iki şirketin eline geçmiş/geçiyor olması. Burada yalnız bir örnek kafi olacak gibi. Örneğin Kazakistan da bir Bor üreticisi ama kazak Borunun tamamı tek bir şirket tarafından kapatılmış bulunuyor.


Bu da görmezden gelinebilir! Fakat Bor’un yeni kullanım alanlarının tamamı “stratejik”… Bu da Bor için artık belgelerde kullanılmaya başlanan bir sözcük. Zira Bor stratejik bir madde ve bunu sağlayan da “yeni kullanım” alanları.


İşte kanıt… Son Irak savaşından sonra patlayan petrol fiyatları tüm dünyada özellikle ulaşım için yeni enerji kaynaklarına yönelik ilgiyi parlattı. Ve şu an insanoğlunun elinde bulunan en yakın kaynak hidrojen! Peki, dünyada üzerinde en çok Hidrojen tutabilen madde hangisi? Elbette cevap Bor!


Yeni yakıt budur


Ama bugüne kadar “fütürist bir kurgu” olarak söylenen bu önerme Bor Belgeleri’ne göre gerçeğe dönüşmüş durumda. Açıkça Bor’un ulaşımda kullanılması hali şöyle elle tutulur bir sonuç içeriyor. 30 galon (yaklaşık 110 lt) 750 kilometre yol gidilebiliyor. Türkiye’de 1 galon benzinin fiyatı 7,5 dolar seviyesinde. Oysa gerekli seri üretim imkânları tamamlandığında Bor’un galon fiyatı 2,5 dolar olacak.


Şu gerçek tüm dünyada kabul ediliyor… Yakıt ihtiyacı Hidrojen’le karşılanmak zorunda! Ve Hidrojen varsa Bor olacak!


Ancak Bor’un enerji mucizeleri bununla da bitmiyor. Lap-Top’ların şarjlarında kullandığınızda bugün 2.5 saat ortalama çalışma süresi 12 saate çıkıyor. Bu kritik rakamları çoğaltmak fazlasıyla mümkün. Fiberglasların yüzde 15’iini Bor olşturuyor ki, bu ürün denizcilikten havacılığa kadar bir çok alanda kullanılıyor.


Yine Türkiye’nin de çalışmalarına başladığı Nükleer Santrallerde önemli ölçüde kullanılıyor. Füzyon reaktörlerinde “yakıt olarak” olarak kullanılması konusunda çalışmalar var.


İşte bu stratejik yeni bilgilerin hepsi Türk kurumlarının arşivlerinde bulunuyor. Tek farkı üzerinde “toz” bulunmaması. Zire Türkiye Bor’a yüklenme planını elden geçiriyor. Ancak zaman da aleyhimize işliyor. Bor’un için şimdi bir şeyler yapmanın zamanı. İlk önce yapılması gereken ise Bor’un bulunması, çıkarılması ya da ihraç edilmesi değil. Bor ürünlerinin çıktığı toprakta, anavatanında üretilmesi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir