Kablosuz özgürlük – 3G ve sonrası

Yıllardır süren tartışmalar ve hazırlıklardan sonra 3. nesil (3G) kablosuz iletişim altyapıları ve uygulamaları konusunda ilgili taraflar gözle görülür çalışmalara başladılar.

Başından beri altyapı tarafındaki firmaların hazırlığı, Internet insanların iletişimini dünya çapında nasıl değiştirdiyse, 3G’nin de aynı şekilde hızlı ve genişbant kablosuz uygulama ve hizmetlere erişilmesini, eş zamanlı oyunlar gibi zengin çoklu ortam tecrübeleri yaşanmasını mümkün kılması yönünde.

Özellikle Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’daki servis sağlayıcıların, 3G için gereken spektrumda çalışabilmek için gereken lisanslara milyarlarca dolar harcamasından sonra 3G’nin potansiyeli konusundaki beklentiler hem kullanıcı hem de iş dünyası tarafında çok yüksekti. Telekom şirketlerinin özelleştirilmeleri sürecinde tüm dünyada yaşanan sıkıntılar, 3G altyapı yatırımlarının sürdürülmesi ve içerik ve hizmetlerin geliştirilmesinde de çekimser davranılmasına sebep oldu.

Dünyada benzer teknoloji girişimlerinden öğrenilen ders şuydu: 3G gibi yeni teknolojilerin pazara sunulmasından ve yüksek miktarda yatırımların yapılmasından önce mutlaka kendini sürdürebilecek hizmetler/içerikler ve bu hizmetleri/içerikler kullanmaya yönelik iş dünyası ve son kullanıcı talebi olmalıydı. Bunların yanında özel tasarımlı cihazlar ve cep telefonları da hazırlanmalıydı. Unutulmaması gereken bir nokta da yeni teknolojilerin pazardaki diğer değişkenlerden bağımsız olarak başarıya ulaşmadıklarıydı.

Operatörler kullanıcılardan gelen resim gönderme, temel Web ve e-posta erişimi istekleri doğrultusunda altyapılarını 2. nesilden 2,5. nesle geçirdiler. Şimdiyse dosya indirme, müzik dinleme ve gerçek zamanlı oyun oynama gibi istekler için gereken yüksek bant genişliği kablosuz iletişimi yönlendiriyor. Bu noktada uzmanlar 3G sonrasındaki teknolojilere olan isteğin de yüksek kaliteli video ve çoklu ortam dosyalarına olan taleple birlikte artacağını öngörüyor.

2002 yılında 3G’ye geçen Japonya ve Güney Kore dışında ABD ve Avrupa gibi diğer geniş mobil pazarlar, daha yeni yeni teknolojiye geçiş konusunda harekete geçiyorlar. Çin gibi 320 milyon kullanıcı ile dünyanın en geniş kablosuz kullanıcı potansiyeline sahip olan bir ülkede bile ancak bu senenin sonunda operatörlere lisans satılacak.

Dünyada 3G kullanabilecek 1.6 milyar mobil telefon kullanıcı potansiyeli olduğu tahmin ediliyor. Bu rakam gerçekten çok büyük, ama uzmanlar bunun teknolojik gelişimin ilerleyen safhaları da düşünülürse normal olduğunu söylüyorlar. Laboratuarda geliştirilen bir teknolojinin, geniş kitlelerce kullanılmaya başlayacak ürün veya hizmet haline gelmesi 5-10 sene sürebiliyor. Bu arada daha eski teknolojilerle birlikte yenisinin kullanımı da sürüyor. Şu andaki kullanıcılar arasında yakın gelecekte 3G’nin sunduklarından faydalanmayı istemeyenler ve hemen bu hizmetleri kullanmaya başlamayanlar olacaktır. Ama özellikle gelişmiş ülkelerde, 13-19 yaş arası gençler son çıkan gelişmiş bilgi ve eğlence teknolojilerini en kısa sürede kullanmak istiyorlar.

Ticari 3G ağı olan ülkeler

Arjantin (CDMA2000), Avustralya (W-CDMA) (CDMA2000), Avusturya (W-CDMA), Azerbaycan (CDMA2000), Belarus (CDMA2000), Belçika (W-CDMA), Bermuda (CDMA2000), Brezilya (CDMA2000), Kanada (CDMA2000), Şili (CDMA2000), Çin (CDMA2000), Kolombiya (CDMA2000), Kıbrıs (W-CDMA), Danimarka (W-CDMA), Dominik Cumhuriyeti (CDMA2000), Ekvator (CDMA2000), Finlandiya (W-CDMA), Gürcistan (CDMA2000), Almanya (W-CDMA), Yunanistan (W-CDMA), Guatemala (CDMA2000), Hong Kong (W-CDMA), Hindistan (CDMA2000), Endonezya (CDMA2000), İrlanda (W-CDMA), İsrail (W-CDMA), İtalya (W-CDMA), Jamaika (CDMA2000), Japonya (W-CDMA, CDMA2000), Kazakistan (CDMA2000), Kırgızistan (CDMA2000), Malezya, Meksika (CDMA2000), Moldova (CDMA2000), Hollanda (W-CDMA), Yeni Zellanda (CDMA2000) (W-CDMA), Nikaragua (CDMA2000), Nijerya (CDMA2000), Norveç (W-CDMA), Pakistan (CDMA2000), Panama (CDMA2000), Peru (CDMA2000), Polonya (CDMA2000), Portekiz (W-CDMA), Romanya (W-CDMA, CDMA2000), Rusya (CDMA2000), Singapur (W-CDMA), Slovenya (W-CDMA), Güney Kore (CDMA2000), Güney Afrika (W-CDMA), İspanya (W-CDMA), Sri Lanka (W-CDMA, CDMA2000), İsviçre (W-CDMA), Tayvan (CDMA2000), Tayland (CDMA2000), Birleşik Arap Emirlikleri (W-CDMA), İngiltere (W-CDMA), ABD (CDMA2000) (W-CDMA), Özbekistan (CDMA2000), Venezuela (CDMA2000), Vietnam (CDMA2000)

3G’nin önemi

3G kablosuz iletişim için önemli bir teknik dönüm noktası sunuyor. Hücresel iletişim, ses ve metin iletişiminden öteye taşınıyor. Anındalık gerektiren Internet uygulamaları, canlı video konferans, yeni online finans ve alışverişe yönelik uygulamalar ve eğlence uygulamaları bunlara örnek verilebilir. Kısacası 3G, kullanıcıların kablolu hatlardan eriştikleri tüm hizmet ve uygulamaların kablosuz cihazlardan onlara sunulmasını sağlayacak.
Kablolu olarak erişilen uygulama ve hizmetlerin kablosuz olarak sunulması çok kolay görülebilir. Ancak mobil kablosuz erişimde hız ve bant genişliği konusundaki her bir adım büyük teknik sıçramalarla teknolojiyi hâlihazırdaki sınırlarından öteye taşımayı gerektiriyor.
Örneğin bir araçta seyahat eden bir kişinin cep telefonuna gelen veriler eğer basit ses ve metin verileri değil de video ve çoklu ortam dosyaları gibi şeylerse, baz istasyonlarından cihaza kadar ulaşan veriler yolda binalar, bitki örtüsü, trafikteki araçlar gibi birçok farklı engele çarparlar. Cep telefonu verileri tekrar düzenleyerek aktarımın hatasız olmasını sağlayacak şekilde tasarlanır. Bu veri merkezinden, baz istasyonuna ulaşan veriler için de aynı şekilde geçerli bir süreç.

Bant genişliği saniyede aktarılan veri miktarının adı ve birimi de bit. Tipik bir e-posta 20 Kb’dir. Şimdi kullanılan altyapı ile kablosuz telefonlardan bu e-postanın indirilmesi 8 saniye sürerken, 3G’de bir saniyenin çok küçük bir parçasında tamamlanır. Bir video aktarımı için saniyede Mb’ler seviyesinde veri aktarımı yapılmalıdır. Bunun için de daha hızlı silikon yongalar, sinyal işleme algoritmaları ve gelişmiş anten sistemleri gerekir.

Mobil telefon endüstrisinin ardındaki 26 büyük firma yeni vedaha hızlı bir 3 G teknolojisi için Ocak ayında bir anlaşma imzaladı. Bu firmalar arasında Vodafone, NTT DoCoMo, NEC, Siemens, Alcatel ve 21 başka firma yer alıyor. Taraflar yeni bir standart oluşturmayı ve bu standartla 3G’den 10 kat hızlı aktarım yapmayı hedefliyor. Bu standarda da Super 3G adını veriyorlar.

Bugün bir teknoloji ne kadar güzel görünürse görünsün, ondan daha iyisi her an pazara çıkmak üzere bir köşede bekler. Örneğin 3G ağlarını daha hızlı hale getirecek ve şu sıralarda üstünde tartışmaların sürdüğü High Speed Downlink Packet Access (HSDPA) ve High Speed Uplink Packet Access (HSUPA) bunlar arasında yer alıyor.

HSDPA-HSUPA

3.5G olarak da adlandırılan HSDPA aslında WCDMA ağının bir terfisi olarak düşünülebilir. Ağ kapasitesini iki katına, veri indirme hızını da beş katına çıkarır. Bu da 5 Mhz bant genişliği ile 700 Kbps ile 10 Mbps arası indirme hızlarına karşılık geliyor. HSUPA ise yükleme tarafında HSDPA ile birlikte geliştirilen bir teknoloji ve 5.8 Mbps hızını destekliyor. Bunları sağlamak için kullanılan yöntemler arasında Adaptive Modulation and Coding (AMC), Multiple-Input Multiple-Output (MIMO), Hybrid Automatic Request (HARQ) yer alıyor. Böylece xDSL kullanıcılarının hızlarına karşılık gelen hızların mobil cihazlarda kullanılmasından bahsediyoruz.

Kuzey Amerika’da Cingular tarafından test çalışmalarına başlanan HSDPA için yakın zamanda NTT DoCoMo’dan yapılan açıklama bu teknolojiyi uygulamayı düşünenlere dikkat çekici bir mesaj veriyor. DoCoMo 12 Mayıs’ta HSDPA konusundaki çalışmalarını ertelediğini duyurdu. Buna sebep olarak da gelir gider oranının ilk başta düşünüldüğü kadar cazip olmamasını gösterdi.

WiMAX konusundaki çalışmalarla HSDPA konusundaki çalışmaların rekabet eden firmaları karşı karşıya getirdiği biliniyor. Bunda WCDMA ağlarının kurulum maliyetinin bir GSM ağının kurulumunun yaklaşık üç katına denk gelmesinin de önemi var.

İsrail’de Partner iletişim şirketi tarafından Nortel ile birlikte gerçekleştirilen HSDPA denemesi 23 Mayıs’ta duyurulmuştu. Denemede yüksek hızlı müzik (MP3), DVD kalitesinde video aktarımı ve büyük boyutlu e-postaların indirilmesi gerçekleştirildi. mmO2, Orange, Vodafone ve mobilkom austria, HSDPA denemeleri yapan diğer operatörler arasında yer alıyor.

HSDPA konusunda Kasım 2004’te yayınlanan bir Credit Suisse raporunda “HSDPA pazarı 2007 yılında 1 milyar dolar hacme sahip olacak, yıl sonunda ise bu rakam iki katına ulaşacak” şeklinde bir öngörü yer alıyordu. Bu alanda çalışanlar WCDMA’in GPRS ve EDGE yeterince pazarda doygunluğa ulaşmadan konuşulmaya başlandığını söylüyor. Aynı kişiler HSDP’in, WCDMA henüz anlamlı bir kullanım oranı ve gelir getirisine ulaşmadan pazarlanmaya başlandığını söylüyorlar. Buna göre uluslararası operatörler, altyapı sağlayıcılar ve diğer ilgili taraflar, ticari olarak başarısını gerçekleştirmemiş bir önceki teknolojik adım atılıyorken, pazarda 2008’den önce görülemeyecek bir sonrakinin reklâmını yapmaya başlıyorlar.

3G’nin ötesi

3G ötesindeki gelişimi mümkün kılacak çalışmalar arasında Orthogonal Frequency Division Multiplexing (OFDM), Multiple Input Multiple Output (MIMO) gibi teknolojiler de yer alıyor. Bunun yanında kablosuz iletişimin gelişimi Internet adresleriyle ilgili IPv4 yerine geçilmesi için çalışmaların sürdüğü IPv6 konusuyla beraber düşünülürse, her kişinin ve her cihazın IP adresine sahip olması yani kablosuz IP düşüncesi de gerçekleşebilecek. Bu da kullanıcının farkında olmasına gerek kalmadan ağlar ve farklı teknolojiler arasında o anda kendisine en çok gerekeni kullanabilmesini sağlayacak. Kullanıcı hareketlilik esnasında cihaz, kişisel profil, ortam farklılıklarında tercihlerini otomatik olarak belirleyebilecek.

Kablosuz iletişim konusundaki gelişmeler ve kullanıcı talepleri ışığında düşünüldüğünde 3G’nin ötesindeki teknolojilerle ilgili iki temel yaklaşım göze çarpıyor: Ağ odaklı bir gelişim, kullanıcı merkezli bir gelişim. Burada üstünde durulması gereken kişiler arası iletişimin, makineler ve kişiler arası iletişim ile makinelerin kendi aralarındaki iletişim de düşünülerek geliştirilmesi, böylece her yerde erişimin sağlanması.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir