Kadir Gecesi Bin Aydan Hayırlı Gece

Bu gece Kadir gecesi. Kadir gecesinde yapılan bir ibadet diğer zamanlardaki bin ayda yapılan ibadetten daha hayırlıdır. Bu hayırdan mahrum kalan, gerçekten mahrum bir kimsedir.

Kadir Gecesi, Kur’an-ı Kerim’in inmeye başladığı ve Yüce Allah’ın, hakkında müstakil bir sure gönderdiği müstesnâ bir gecedir. Aynı adı taşıyan sûrede Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Doğrusu, biz Kur’an’ı Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Cebrail O gece, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de inerler. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar süren bir esenliktir.” Bu kutsal gecede; – Şerefli bir kitap (Kur’an-ı Kerim) – Şerefli bir melek aracılığıyla, (Cebrail) – Şerefli bir ümmetin, – Şerefli peygamberine (Hz. Muhammed A.S.) nazil oldu. Kadir gecesi; – Kur’an-ı Kerim’in bu gecede inmesi, – Bu gecenin bin aydan (83 sene, 4 ay) daha hayırlı olması, – Allah’ın ezelde takdir ettiği şeylerden, bir yıllık olayların ana kitaptan alınarak görevli meleklere bildirildiği gece olması, sebebiyle üstün bir değer taşımaktadır. Cebrail (a.s.)’in diğer meleklerle bu gece yeryüzüne inerek Allah’a ibadet eden kulları selâmlamaları ve bu gecenin tan yeri ağarana kadar selâm ve esenlik olması da ilâhî rahmetin çok güzel bir tecellisidir. Bin aydan daha hayırlı olduğu açıkça bildirilen bu gece bizim için Allah’ın büyük bir lütfüdür


EN BEREKETLİ GECE


Kadir gecesi, gecelerin en feyizlisi ve bereketlisidir. Çünkü bu gecede yapılan ibadet, kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapılan ibadetten daha hayırlıdır. Gece ile ilgili olarak da Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuşlardır. “Kim faziletine inanarak ve sevabını umarak Kadir gecesini ibâdetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.”Kur’an-ı Kerim’in bu gecede inmesi, ayrıca Yüce Allah’ın ezelde takdir ettiği şeylerden bir yıllık olayların, ana kitaptan alınarak, görevli meleklere bildirdiği gece olması sebebiyle de, Kadir gecesi üstün bir değer taşımaktadır.Cebrail (a.s.)’ın diğer meleklerle bu gece yeryüzüne inerek Allah’a ibadet eden kulları selâmlamaları ve bu gecenin tan yeri ağarana kadar selâm ve esenlik olması da ilâhî rahmetin çok güzel bir tecellisidir. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki Ramazanın içinde bir gece var, o bin aydan daha hayırlıdır. Çok mübarek bir gece. Bunun hayrını yakalayamayan, hayrından mahrum kılınan, bunu kaçıran, bunu değerlendiremeyen, kadrini kıymetini bilmeyen, veya o geceye yakışıksız tavırda o geceyi geçirmiş olan, hakikaten büyük mahrûmiyete uğramıştır.” buyuruyor.Peygamber Efendimiz hadis-i şerifin devamında buyuruyor ki: “Bu gece yer yüzünde melekler çakılların sayısından, çakıl taşcıklarının sayısından daha çoktur.” Yâni pek çok melek etrafı kaplayacak, yer yüzüne inecek. Her taraf melek dolacak kadir gecesinde…


NASIL DUA ETMELİ


Bu geceyi, namaz kılmak, Kur’an okumak, dua etmek, tevbe ve istiğfarda bulunmak suretiyle ihya etmeliyiz. Namaz borcu olanların hiç olmazsa bir gün bir gecelik kaza namazı kılmaları, böyle bir borcu olmayanların ise nafile namaz kılmaları uygun olur. Peygamberimiz Kur’an okuyanlara bu Yüce Kitap’ın şefaat edeceğini şu sözleri ile bildirmiştir. “Kur’an okuyunuz, zira O, kıyamet gününde sahibine (okuyana) şefaatçı olarak gelir.” (50) Bu sebeple, Kur’an-ı Kerimin yeryüzüne inmeye başladığı bu mübarek gecede, Kur’an okumanın ayrı bir değeri vardır. Peygamberimizin saygıdeğer eşi Hz. Aişe (R.A.) diyor ki: “Peygamberimize:


– Ey Allah’ın Rasûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim” diye sordum. Peygamberimiz: -“Allahım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet” diye dua et” buyurdu. Kadir Gecenizi tebrik eder. Yüce Yaratıcımızdan bu mübarek günlerin ve bu gecenin hayırlara vesile olmasını dileriz.


GECENİN HİKMETİ NE ?


Bu “Bin ayın” hikmeti nedir sorusuna cevap olarak İmam Malik de Muvatta’ında şöyle der: “Güvenilir âlimlerden duyduğuma göre, Resulullah’a önceden insanların ömürleri gösterildi veya bu ömürlerden Allah’ın dilediği kadarı gösterildi. İşte bu yüzden Efendimiz ’Başka ümmetlerin uzun ömürleri içinde yapamayacakları amelleri ümmetim kısa ömrü içinde yapmış olsun’ diye niyazda bulundu ve Allah da ona bin geceden hayırlı olan Kadir Gecesini bahşetti.”


Baki Günay

Kadir Gecesinin kadrini bilin ki, Allah da sizin kadrinizi bilsin


“Kadir Gecesi neden bin aydan hayırlı?”, “Melekler bu gece dünyaya nasıl iner?” ve “Kadir Gecesi nasıl geçirilmeli?” İşte cevapları

Bu gece ismini nereden alır?
Kadir Gecesi “kadr” kelimesinden gelir. Yani o gecede bir kadirşinaslık rûh ve manası parıldamaktadır. Öyle ise o gecenin kadrini bilin ki, kadriniz bilinsin. Ayrıca Allah (cc)’ın fevkalâdeden ihsanının verildiği şeyler de olabilir bu gecede. Tıpkı ulûfe gibi… Bu gece, bin aydan hayırlı olmasına gelince, bu kesretten kinayedir ve herkes için de söz konusu değildir, belki her geceyi kadir bilenler içindir. Sanki o, her geceyi ihyâ etmiş de, bu gecede bardağı taşıran rahmet damlayıvermiş… Derken kul, damla ile deryaya ermiş gibi…

2. Kadir Gecesi’nin bin aydan hayırlı olması ne demektir?
Kur’ân-ı Kerim’de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sûre vardır. Bu sûrede yüce Rabb’imiz şöyle buyuruyor: “Doğrusu biz Kur’ân’ı Kadir Gecesi’nde indirmişizdir. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o gecede Rab’lerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir. “ (Kadir Sûresi, 97/ 1-5)

3. Kadir Gecesi’nin hangi günü olduğu belli midir?
Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan’ın yirmi yedinci gecesi olduğu tercih edilmiştir. Hz. Peygamber (sas) bunun kesinlikle hangi gece olduğunu belirtmemiş; ancak “Siz Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız.” (Buhârî, Leyletü’l-Kadir, 3) buyurmuştur.

4. Kadir Gecesi’nde dünyaya melekler nasıl iner?
Kadir Gecesi, semavî tâkların kurulduğu, sultanların gelip geçtiği ve meleklerin kutladığı gecedir. Bu gecede melekler grup grup sinerler. Kadir Sûresi’nde bu iniş anlatılırken, zorluk ifade eden bir fiil sigası (kip) kullanılır: “Tenezzelü” yani o kadar çok melek, o kadar ciddi bir arzu ile iner ki, hep birlikte bir turnikeden geçiyorlarmış gibi bir sıkışıklık ve zorluk yaşanır. Ve bu iniş şafak atıncaya kadar devam eder. Ayrıca Kadir; değer, kıymet ve ölçü mânâlarına da gelir. Bu kelimenin kudretle de münasebeti vardır. Allah, nasıl ahirette hikmetinden daha çok kudretiyle muamele eder; öyle de Kadir Gecesi’nde de hikmetten daha çok kudret hakimdir. O gecenin kadrini bilenlere İlâhî varidat dolu dolu gelir; hem de ahirette müminlere mükâfat verilmesi ölçüsünde gelir. Bunları elde etmek için, Kadr’in kıymetini bilmek, semâvî vericilerden yağan vâridâtı alabilmek için Kadir Gecesi’ni bir alıcı gibi kullanabilmek gereklidir. Bu gecede, insan melekî yanının inkişafıyla, meleklerle şu veya bu şekilde temasa da geçebilir.

5. Bu gece neden gizli tutulmuştur?
Allah Teâlâ birtakım hikmetlere dayanarak Kadir Gecesi’ni ve onun dışında daha bazı şeyleri de gizli tutmuştur. Bunlar: Cuma günü içerisinde duanın kabul olacağı saat; beş vakit içerisinde salât-ı vusta; İlâhî isimler içerisinde İsm-i Azam; bütün taatler ve ibadetler içerisinde rızay-ı İlâhî; zaman içerisinde kıyamet ve hayat içerisinde ölümdür. Bunların gizli tutulmasından maksat müminlerin uyanık, dikkatli ve devamlı Allah’a ibadet ve taat içerisinde olmalarını sağlamaktır. Müminler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatle değerlendirmelidir. Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyurmuştur:
“Kim Kadir Gecesi’ni, faziletine inanarak ve alacağı sevabı Allah’tan bekleyerek ibadet ve taatle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Kadir, 1).

6. Günaha kefaret olacak namazın Kadir Gecesi ile bağlantısı nedir?
Cenab-ı Hakk dilerse her namazda günahları affedebilir. Ancak kul, günahının ızdırabını, yirmi dört saat gönlünde duymalıdır ki, bu, o günahların affına ciddi bir davetiye olsun ve o gün işlenen günahlara mukabil, yine o gün dolu dolu tevbeyle geçsin.. ve kul, bu tevbenin kabulünü o günün bütün namazlarında arasın; arasın ve bulmaya çalışsın. Her gününü böyle geçirenler için, bu şuurla namazın eda edilmesi de ayrı bir lütuf olsa gerek. İşte namazın bizzat isimlendirilerek söylenmemesinde bir de böyle bir nükte var! Nasıl ki, Ramazan içinde Kadir Gecesi, cuma içinde duâların makbul olduğu vakit gizlidir ve bununla da bütün Ramazan ayının ve bütün cuma gününün değerlendirilmesi hikmeti gözetilmiştir. Bunun gibi, günaha kefaret olacak namaz da gizli tutulmuştur ki, insan her namazında bunu arasın ve namazını bu duygularla eda etsin. Neticede de, namazlarından herhangi birinde kefaret meyvesini devşirmiş olsun.

7. Kadir Gecesi’sini ihya edenin ömrü uzar mı?
Cenab-ı Hak insanın yaptığı şeyleri bereketlendirip nemalandırarak o insanın hayatını uzun bir ömür yaşamışçasına bereketlendirebilir. Şayet ömrün uzaması esprisi, insanın ahiret hesabına yönelik kazancıyla değerlendiriliyorsa, bu durumda insan ahiret adına çok kazanmış demektir. Mesela bunlardan birisi Kadir Gecesi’dir ki, bin aya bedel olduğu ifade ediliyor. Eğer insan o gecede, o İlahî teveccühü yakalarsa, sanki seksen sene yaşamış gibi olur. Bu, o insanın ömrü uzasaydı ve seksen sene de yaşasaydı işte o kadar sevap kazanacaktı demektir. Sadakanın, hasenatın, sıla-i rahimin ömür uzatması da bu şekilde olabilir.

8. Kadir Gecesi Bedir Savaşı’yla aynı güne mi tevafuk etmiştir?
Bu hususta kesin bir şey söylemek mümkün olmasa da, Bedir Savaşı, Kadir’e tevafuk etmiş olabilir. Kadir Gecesi’nin geceler içinde ayrı bir yeri olduğu gibi; Bedir Savaşı’nın İslam tarihinde, Bedir ashabının sahabe arasında ve Bedir’e iştirak eden meleklerin de bütün melekler arasında husûsî bir yeri vardır.

9. Hakikati müşahede eden her veli Kur’an’ı bütünüyle görebilir mi?
Levh-i Mahfuz’da Kur’an’ın bir yeri vardır. Çünkü Kur’an Kadir Gecesi’ne kadar Levh-i Mahfuz’daydı. Ona ancak nazarı oraya ulaşanlar muttali olabiliyordu. Esasen Levh-i Mahfuz’u, hakikati müşahede edebilen ve nazarı oraya ulaşan her veli, Kur’an’ı orada bütünüyle görüp mütalaa edebilir.

10. Kadir Gecesi nasıl geçirilmeli?
Kadir Gecesi’ni, namaz kılarak, Kur’ân-ı Kerim okuyarak, tevbe, istiğfâr ederek ve dua yaparak değerlendirmeli.
Üzerinde namaz borcu olanların nafile namazı kılmadan önce hiç değilse beş vakit kaza namazı kılmaları daha faziletlidir. Kazası yoksa nafile kılar. Süfyan-ı Sevrî: “Kadir Gecesi dua ve istiğfar etmek namazdan sevimlidir. Kur’ân okuyup sonra dua etmek daha güzeldir.” (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313) demiştir. Hz. Aişe validemiz demiştir ki; Rasûlullah (sas)’e: “- Ey Allah’ın Rasûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?” diye sordum. Rasûlullah (sas):
“- Allahümme inneke afüvvün tühıbbü’l-afve fa’fu annî: Allah’ım sen çok affedicisin, affı seversin, beni affet.” diye dua et, buyurdu (Tecrîd-i Sarih Tc. VI, 314).
Bu gecenin öyle bir anı vardır ki o anda yapılan ibadet ve dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli anı yakalamak için gecenin bütününü tevbe ve istiğfar ile geçirmek gerekir. Gecenin bütününü ibadetle geçiremeyenler en azından teravihten sonra bir miktar oturup dua etmelidirler.

KADR SÛRESİ


“İnnâ enzelnâhu fi leyleti’l-kadri vemâ edrake mâ leyleü’l-kadri leyletü’l-kadri hayrun min elfi şehrin tenezzelü’l-melâiketü ve’r-Rûhu fihâ bi-izni rabbihim min külli emrin selâm, hiye hattâ matlai’l-fecr…”


Bismillahirrahmanirrahim


Ayet1: Elhak, biz onu kadir gecesi indirdik.


Ayet2 : Ne bildirir ki sana Kadir gecesi?


Ayet3 : Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır.


Ayet4 : Melâike ve ruh peyderpey iner onda, Rablerinin izniyle her bir emirde (bir hikmetle).


Ayet5 : O (gece) tan ağarana kadar, bir selâmdır.

Yükselir semaya doğru ellerim
Mavi gecelerin seher vaktinde
Hakka kanat açar hep emellerim
Mavi gecelerin seher vaktinde

KADR SURESİ
KADİR DUASI
CEVŞEN’İ KEBİR DUASI’NIN SIRLARINDAN
KADİR GECESİNİ GÖZETMEK
KADİR GECESİ’NİN FAZİLETİ
KADİR GECESİ NAMAZI



KADİR SÛRESİ (Namaz Sûreleri ve Yorumu-Onk.Dr.Haluk Nurbaki)


Bu Sûre, Bedir harbi günü (17 Ramazan) sabah namazından sonra inzal oldu.
Bilindiği gibi inzâl:Âlem-i gaybdan şühuda çıkma demektir.
Bismillahirrahmanirrahim


Ayet1: Elhak, biz onu kadir gecesi indirdik.


Ayet2 : Ne bildirir ki sana Kadir gecesi?


Ayet3 : Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır.


Ayet4 : Melâike ve ruh peyderpey iner onda, Rablerinin izniyle her bir emirde (bir hikmetle).


Ayet5 : O (gece) tan ağarana kadar, bir selâmdır.



Ayet 1: Bu ayet, Kur’an’ın şanını ve yüceliğini anlatmaktadır.
Ayetin normal edebi üslûpda “innenâ” diye başlaması düşünülürken, “inna” diye başlaması, olayın şiddet ve keskinliğini beyan eder.


“Biz onu en kutsal gecede indirdik (Kadir Gecesi)” vurgulanırken: Kur’an indirilişinin, evren sırlarını açıklamak anlamına geldiğini ve o anda, evrenin gayb perdesinin aralandığını anlatmak için, Allah sûreye başlarken çok şiddetli ve kesin bir emirle başlıyor.
“Biz indirdik (inzal ettik) onu”. “Hu” emrinde bu mutlak hüküm, “Hu” kelimesinde Kur’an’ın benzersizliğini beyan etmektedir. “Hu” bir ilahi esmadır. Ve burada Kur’an’ı anlatır. İşte bu esma sırrı içinde vahdet ve benzersizliği ifade etmektedir.
“Kadir Gecesi” tanımına gelince “Kadir” kelimesi üç ayrı mâna ifade eder:


a) Kader ve Hüküm: Bu manaya göre, evrenin kader sırlarının açıldığı gecedir.
b) Azamet ve Kudret: Bu manaya göre azamet ve şeref gecesi demektir.
c) Tazyik : Bu manaya göre, kudret-i İlahinin evrene intikalindeki hikmetler gecesi demektir.
“Kadir gecesi” tanımında bu üç mana da bir aradadır. Zira sûrede “Kadir Gecesi” üç kez üst üste geçmektedir.
İnzâl: Âlem-i gaybın, şühuda intikal etmesi demek olduğuna göre; bu gece, gaybın aralandığı gecedir.


Ayet 2: “Ne bildirir ki sana kadir gecesi?”
Kur’an’da bu tarz bilinmez kavramları açıklayan bir çok âyetler vardır.
Allah ’ın bu tarz emirlerinde ortak bir tanımı vardır: “….Ne olduğunu kim bildirebilir?” Şeklinde gelen âyetlerde temel vasıf: Bu konu ilmen bilinemez, demektir.
Kadir gecesinin ilmen bilinmezliği yanında; bize, anlayabileceğimiz ölçüde tanımını 3,4,5. Ayetler yapacaktır.
Buna rağmen kadir gecesi gayb âleminin bilinmezlik sırrını taşıdığından, zâhirde
Kat’iyen kavranamaz, ancak kalben, enfüsde hissedilir.


Ayet:3 “Kadir Gecesi bin(1000) aydan hayırlıdır.” Kadir gecesinin bilinmezliğini anlatan ayet; yani üçüncü ayet, şühud âleminden bir örnekle tanıma başlıyor:


“O gece, bin aydan hayırlıdır.” Bu misalin yorumuna gelince.


a) Bir mü’minin gönülden hamd niyazı 1000 aylık zahiri ibadetten hayırlıdır.
b) Kesin olduğu bütün tefsircilerce kabul edilen bir hadise göre: Efendimiz, rüyalarında Emeviler’in minbere tırmandıklarını görmüş ve çok müteessir olmuştu. Bu rüyadan sonra Sûre-i Kevser ve Sûre-i Kadir nazil oldu.
Hz. Ali Kadir gecesi şehid edildi. Emeviler’in zahiri saltanatları ise 83 sene 4 ay; yani bin ay sürdü.
Kevser Sûresi’nde Emevi soyunun ebder olduğu; Kadir Sûresi’nde ise Emeviler’in 1000 ay sonra yıkılacakları dile geliyordu.
Hadislerin toplandığı yıllarda, siyasi otorite Emeviler’in elinde olmasına rağmen, bu hadisin yazılmasına karşı çıkmadılar. Kendilerinde az da olsa bir hayra nisbet kurdular. Bu konuda ayrıntılı bilgi isteyenler Tirmizi, Tebarani, Delâilde Beyheki gibi kaynaklara ve Elmalılı merhum Hamdi Efendinin tefsirinde 5972. Sayfaya başvurabilirler.
İşte Horasanlı Ebâ Muslim, Kur’an’ın bu mucizesine inanarak Emeviler’, 30-40 kişilk askeri ile yerle bir etmiştir.
c) Efendimiz bir emrinde : “Bin yıl zahiri feyz yağsa, Fâtiha ’nın sırrı ondan daha hayırlıdır.” Buyurmuştur.
d) Bin ay, normal melek zaman saatinde (4.ayete kıyasla) bir gecedir ve bu gece; kadir gecesi, gayb zaman saatinin dünyada işleyiverdiği bir mucize zaman genleşmesidir.
e) Kalbe, gayb dan bir hikmet gelince bin yıllık terakki olur.
f) Bin ay, yaklaşık olarak uzun bir ömrü temsil eder. Bu âyet buyurmaktadır ki: Bu gecede alacağınız gerçek bir kalb feyzi, ömrümüzün tümünden daha hayırlıdır.


Ayet4: “Melekler ve ruh kesiksiz ve devamlı inerler….”
Henüz Adem’in bedeni yaratılmadığı devirlerde: meleklerde, arza inmek, onu ziyaret etmek hevesi vardı. Sık sık arza inerlerdi. Bu duygu, meleklerin Efendimize karşı ezelde duydukları iştiyaktan doğmaktadır. İnsanların yeryüzüne gelmesinden sonra meleklere genelde bu ziyaretler yasaklandı. Kadir Gecesi Kur’an ’ın inzâli sebebiyle yılda bir gün ruhlarla birlikte melekler arza inerek, Hz. Muhammed (S.A.V) sofrasında bu ilâhi ziyafete katılırlar (Kadir Gecesi şenliği).


Ayetin son cümlesi melek ve ruhun kesiksiz arza intikalini bir forma bağlamıştır.
“Min külli emrin (her emirden) burada “min” atfı, bağlantı kabul edilirse, o zaman âyetteki mâna :
“O Kadir Gecesi Melek ve ruh aldıkları emrin uygulamasına (uygulaması için) Allah’ın emriyle inerler” demektir.
“Min” eki emre atıf ise, o zaman âyetin mânası:
“O gece melek ve ruh her emirden izinle inerler” demektir.
Adem’e secde emri gibi; İlahi emirle inerler demektir. Zira ilâhi tecelli, kalb-i Muhammedi (S.A.V) ‘ye inince, secde emri doğar ve böylece ruh ve melekler, bin gecelik bu intikali bir gecede yaparak büyük bir ilahi tecelli sergiler.
Burada önemli bir nokta ruhun intikalidir. Gerçi bazı yorumcular, “ruh” dan muradın Cebrâil olduğunu savunmuşlardır. Ancak Cebrâil de bir melektir. Ve melek kavramı içindedir. Bazı âyetlerde tek başına ruh geçince Cebrâil’in kasdedildiği olmuştur. Ancak “Melek ve Ruh” kavramında elbette Cebrâil olarak ayrı tanım söz konusu değildir.
Ruhların arza intikali ancak bir ilahi emirle mümkündür. Emr âleminden izin çıkmadan ruh arza intikal edemez.
Bu intikal de sırr-ı Muhammedi (.S.A.V) hikmeti içindedir. Velilerin ruhları, şehidlerin ruhları Efendimize hizmet için arza emr-i ilâhi ile intikal edebilir.
Bu genel kuralın dışında, ölenlerin ruhu emr âlemine intikal eder. Ve arza dönemezler. Ruh çağırma şaşkınlığında olanlar bu hikmeti bilmediklerinden şaşkın maceralar peşindedirler.


Ayet 5: “Ta fecrin tulûuna kadar (tan görülene dek)…”


Bu ayette birinci bölüm Kadir Gecesinin süresini simgeler ki: Arzın dönüşü göz önüne alınırsa; Kadir Gecesi 24 saat sürer. Ve Mekke boylamında başlayarak batıya doğru intikal ede ede sürer ve yine Mekke’de sonlanır.
Ayetin ikinci bölümü
“Fecrin tulûuna kadar bir selamdır” ibaresindeki “selam” kelimesidir.
Selâm-ı ilâhi: ilâhi bir ilgi, bir cereyandır:
a) Zahir, yani gündüz başlayınca çokluk yansır ki; gayb âleminin sırrı perde arakasına çekilir.
b) İslam Güneşi 27 Ramazanda doğmuştur. Bu, tüm insanlığa büyük rahmet ve selamdır. Bu gece yalnız arzda değil, ruhların ve meleklerin intikali dolayısıyla tüm evrenedir. Tüm evrende bir bayram, ilahi bir şenliktir.
c) Her ferdin ruhunun, kalbine tazyik ederek ilâhi hikmeti sezdiği gecedir. Gönülde imân ışığı yanana kadar sürer.
d) Kur’an, gönüllere ilâhi selâmın, Allah cereyanının sırrını yansıtan bir hikmettir. Onun ihtişarı, gaybın açılıp, gerçeklerin Allah emri ile dünyaya sergilenmesini temsil eder.
e) İşte böylece Allah, kadir gecesi dolayısıyla, Kur’an’ın intişarının ve Efendimizn sırrının ilmen bilinemeyeceğini bildirdikten sonra, o sırdan ehline perde perde gerçekleri açıklamıştır.
Şimdi bir noktaya dikkatinizi çekiyorum. Önce Allah, Alak Sûresinde Kur’an’ın ilk intişarını bildirmiş; sonra bu sûre ile Kadir Sûresi’nin ne denli bir evren sırrı taşıdığını Kadir Sûresi ile açıklamıştır.
Alak ve Kadir Sûreleri’ni birlikte sezmeye çalışırsak: Evrendeki büyük hikmetin Alak (ilgi ve câzibe) ile başladığını ve gayb âleminin billurlaştığını anlıyoruz.
Ve Kur’an bu temel hikmetin anahtarıdır.


Bir İslam Büyüğü der ki:


-kadir gecesini mutlaka bulmamız gerekmez. Kadir gecesi niyetiyle bir kısım gecelerde ibâdet ve tâatta bulunmamız gerekir. Böyle bir niyet ve alâkâ ile bu geceleri hakkınızda Kadir gecesi hükmüne dönüştürebilirsiniz.(Ahmed Şahin-Dualarımız)


Demek ki esas olan, niyettir, alâkadır, ihlâstır. gerisi Rabbimiz’in bitmez tükenmez rahmet hazinesinin mükâfatına kalmıştır. Rabbimizin mükâfat hazinesi kulların ki gibi değildir, verilmekte güçlük, zorluk ve cimrilik bahis mevzu olsun. Ne var ki, ihlâs, iman ve âlaka şartı vardır bunun. Bunu nefsimizde bulunduralım yeter.

KADİR DUASI


“Allahümme inneke afüvvün kerimün tühibbül-afve fa’fü anni”
Manası: Allah’ım, şüphesiz sen, affedicisin, kerimsin, kullarını affetmeyi seversin, beni de affet(Ya Rabbi)


CEVŞEN’İ KEBİR DUASI’NIN SIRLARINDAN(Pamuk Yayınları)
Bu dua dünya yaratılmadan (500) sene evvel arşın üzerine yazılmıştı. Hangi kul Ramazan’ın başında, sonunda veya her gece veya Cuma günü veya gecesi bu duayı okuyarak bana dua ederse, Kadir gecesi ona gösterilir. Kadir gecesi, Allah Teâlâ 70 bin melek yaratır. Her semada 70 bin melek bulunur. Meke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere’de, Meşrık’da, Mağrib’de 70 bin melek vardır. Her meleğin çeşitli dilleri vardır. Cenab-ı Hakk’ı tesbih ederler. Hasıl olan sevabı bu mübarek duayı okuyana bağışlarlar. Böylece oradaki bütün perdeler ortadan kalkar. İşte bu esnada Allah’tan (C.C) ne istenirse dileği kabul edilir.



Kadir Gecesi’ni, ramazan ayının son on günün gecelerinde arayınız.
(Hadis- Şerif-buhari, Leyletü’l-Kadr,3, Tirmizi, Savm,72, no:792)


Kim Kadir Gecesi’nin faziletine inanarak ve mükafatını Allah’tan bekleyerek ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır.(Hadis-i Şerif-Buhari, Teravih 1, Müslim, Misafirun 176, no.760)


Resülallah (s.av)’e ümmetinin ömrü gösterilmiş. O da, önceki ümmetlerin ömrüne nisbetle kısa olduğu için, amelde onların uzun ömürde işlediklerine yetişemezler diye, bu ömrü az bulmuş. Bunun üzerine cenâb-ı hakk, bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ne vermiştir.(İ.Malik, Muvatta, İtikaf, 15, 1/321)



Resülüllah (s.a.v) ramazan ayının son on gününde İ’tikafa girerlerdi. Fakat bir sene (seferde bulundukları) için İ’tikafa girmedi, mütakip yıl yirmi gün İ’tikaf yaptı.(İbn’i Mace, sıyam, 58, no, 1770)


Cennetin derecelerinin adedi, Kur’an ayetleri sayınsıncadır. Kur’an okuyan bir kimse, cennete girdiğinde, ondan üstün hiç kimse olmayacaktır.(Hadis-i Şerif-Feyz’ul-Kadir, 5/285)



KADİR GECESİNİ GÖZETMEK
Kadir Gecesi’nin Ramazân-ı Şerif’in 20’sinden sonraki tek gecelerinde aranmasına dair müteaddit hadîs-i şerifler vârid olmuştur. Birinden itibaren tek gecelerde aranmasını tavsiye eden büyükler de vardır. İmâm-ı Şâ’rânî hazretleri Kadir Gecesi’nin kaçıncı gece olduğunu, Ramazân-ı Şerif’in giriş günlerine göre şöyle tesbit etmiştir: v Pazar günü girerse, 28’i 29’a bağlayan gece. v Pazartesi günü girerse, 20’yi 21’e bağlayan gece. v Salı günü girerse, 26’yı 27’ye bağlayan gece. v Çarşamba günü girerse, 18’i 19’a bağlayan gece. v Perşembe günü girerse, 24’ü 25’e bağlayan gece. v Cuma günü girerse, 16’yı 17’ye bağlayan gece. v Cumartesi günü girerse, 22’yi 23’e bağlayan gece. İmâm-ı Şâ’rânî hazretleri 30 sene Kadir Gecesi’yle bu târife göre müşerref olmuşlardır. Birçok ehlüllah bu usûlle Kadir Gecesi’ni bulmuşlardır. Kadir Gecesi’nin bu ay içerisinde hangi gece olduğunun gizlenmesi, mü’minlerin her geceyi Kadir Gecesi bilip, her gece çokça ibâdet etmeleri içindir. Kadir Gecesi’nde hava berrâk ve güzel olur. O gece her şey Allah’a secde eder. Denizlerin suyu bir an için tatlılaşır. Mü’minler afv-ı ilâhi ve mağfiret-i sübhânîye mazhar olurlar. (Dua ve İbadetler, Fazilet Neşriyat) Netice olarak Ramazan-ı Şerif hangi gün girerse girsin, bu hesaba göre Kadir Gecesi, cumartesiyi pazara bağlayan geceye isabet etmektedir. Ramazan-ı Şerif’in ikinci yarısında ise, iki adet cumartesi vardır. Bunlardan gecesi tek sayıya isabet eden, Kadir Gecesi’dir.



KADİR GECESİ’NİNFAZİLETİ
Bin aydan daha hayırlı olan, meleklerin dünyaya indiği bu geceyi bereketlendirmek bizim elimizde. Bu gecede amel, ibâdet, zikir ve tefekkürle ulaşılacak olan hayır ve mükâfat, onsuz bin ay amel ile kazanılacak olan ecir ve sevaptan daha fazladır. Bir sınır ve miktar ile sınırlandırılamayacak kadar çok hayırlıdır. Bu da Cenab-ı Hakk’ın, sırf Hz. Muhammed (s.a.v.) ümmetine bir lûtuf ve ihsânıdır. Resûlüllah (s.a.v.), bu geceyle alâkalı olarak bizlere şunları hatırlatmaktadır: “Kim inanarak ve sırf Allah rızası için Kadir Gecesi’nde (Allâh‘a ibâdet için) kalkarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” Demek ki, bu geceyi değerlendirmenin birinci şartı kalkmak, yani gafletle geçirmemektir. Resûlüllah (s.a.v.) namaz kılmış, Kur’an okumuş, duâ ve tefekkürde bulunmuştur. Kadir Gecesi’nin ramazan ayında, bâhusus son on gününde saklı oluşunun hikmeti, insanların ona güvenip diğer zamanlarda isyana dalmamaları… Bir diğeri de yine buna bağlı olarak, Kadir Gecesi’ne tesadüf etme ümidiyle ramazân-ı şerifin tamamını ihya etmelerini istemek olabilir. Bir hadis-i şerifte de Resûlüllah Efendimiz, “Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır” buyurur.



Kadir gecesinin kadrini, Kur’an-ı Kerim’in “Kadr Suresi” gayet açık bir üslup ile anlatmaktadır. Bu surenin bir ayet-i celilesinde Allah (c.c) şöyle buyuruyor.
“Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.”


Efendimiz (s.a.v)’in mübarek sözlerinden pek çoğunda, Kadir gecesinin çok hayırlı bir gece olduğu ve Ramazan ayının 27. Gecesine tesadüf ettiği bildirilmiştir.
Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu.
“Eğer cennetten bir adam çıksa, ve bütün dünya ehli de ona misafir olmak isterse o hepsini yedirir içirir, giydirir. İşte Kadir Gecesi de Hakk’ın misafirlerinden birirdir. Onun ziyafeti bütün dünya halkına yeter. Mahlukatın tümü Allah’ın misafiri ve kullarıdır. Onun keremi onlara yetmez mi, cömertliği onlara kafi gelmez mi?
Efendimiz (s.a.v) Kadir gecesinde neler yapılacağını, zaman zaman ümmetine ve özellikle mü’minlerin anneleri olan hanımlarına söylemiştir. Hz. Aişe validemiz şöyle anlatıyor:


“Allah resülu (s.a.v) bir akşam odama girdi. Ben ise yatağımı serdim, uyumaya hazırlanıyordum. Şöyle buyurdular:
-Ey Aişe! Bu gece şu dört ameli işlemeden uyuma:


a. Kur’an-ı Kerim’i bir defa olsun hatmet.
b. Peygamberleri, kıyamet gününde kendine şefaatı kıl.
c. Bütün müslümanların rızasını kazan.
d. Hac ve umre yapmadan uyuma.
Allah Resulü (s.a.v) bunları söyledi ve hemen namaza durdu. Bende kalkıp yatağın içine oturdum. Resülulllah (s.av) namazını bitirinceye kadar bekledim. Nihayet Allah Resülu namazını bitirip selam verince sordum.:
-Ya Resüllallah! Anam babam sana feda olsun, bana dört şeyi yapmadan uyumamamı emrettiniz. Ama ben, bu kadar işi bu kısa zamanda nasıl yapabilirim? Bir çare göstermediniz.
Bunun üzerine Allah’ın Resülu tebessüm ederek şöyle buyurdular:
-Ey Aişe! Dediklerimi yapman o kadar güç bir iş değildir. Çaresi şudur:


a. üç kez İhlas Suresini okursan, Kur’an-ı bir defa hatmetmiş sevabı alırsın.
b. Bana ve diğer peygamber kardeşlerime salat ve selam okursan, bizler kıyamet gününde sana şefaatçı oluruz.
c. Mü’min kardeşlerinin Allah’ın affına mazhar olmaları için istiğfar okursan, onların hepsinin rızasını kazanırsın.
d. “Sübhânellâhi vel hamdülillahi ve lâ ilâhe illellâhü vallahü ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azıym” tesbihini okumaya devam edersen, bir hac ve umre yapmış kadar ecir kazanırsın.”


Kadir gecesinin zamanı hususunda alimler arasında ihtilaflar doğmuştur. Kimi son on gününde kadir gecesinin aranması gerektiğini savunurken, bazıları daha değişik zamanlar ileri sürmüşlerdir. Aslında Ramazan ayı boyunca bütün gecelerde Kadir gecesinin araştırılması gerekir.
Kadir gecesinin sessiz ve sakin, fırtınasız, ne fazla sıcak, ne fazla soğuk, uyanık bulunan kimselere huzur ve huşu bahşettiği, sabahleyin doğan güneşin saçtığı ışınların gözleri tırmalamadığı çeşitli alimlerce ileri sürülmüştür.
Ramazan gecelerinde çok ibadette bulunulmasını temin için, o gecenin hangi gecede olduğu gizlenmiştir.


KADİR GECESİ NAMAZI


Bu namazın en azı iki, en çoğu bin, orta haddi yüz rekattır. Ondaki kıraat aynı berat namazındaki kıraattır.
Ancak orta haddinde kişi fatihadan sonra bir kere “inna enzelnahu” üç kere “ihlas Suresini okur. Her iki rekatta bir selam verir. Selamdan sonra hemen Hz.Peygamber’’ salat- selam getirilir ve kalkılır. Böylece dünya kelamı yapılmadan yüz rekatlık namaz tamamlanmış olur.


KADİR GECESİ


Kadir gecesinin gizliliği
Genel bir kabul olarak her yıl ramazan ayının 27’nci gecesi kadir gecesi olarak düşünülse de, bin aydan hayırlı bu kutlu gecenin ne zaman olduğu kesin belli değildir. Bu konuda bazı alimlerimiz 45’e ulaşan farklı görüşten söz ederler.
Kadir gecesinin ne zaman olduğuna dair görüşlerden bir kısmı şöyledir:
Kadir Gecesi bütün sene içinde bir gecedir, yıldan yıla zamanı değişebilir.
– Ramazan ayı içinde bir gecedir, fakat her yıl ramazan içinde farklı gecelere gelebilir.
– Ramazanın son yarısındadır.
– Ramazanın son onundadır.
– Ramazanın son yedisindedir.
– Ramazanın 17’nci gecesidir.
– Ramazanın 19’uncu gecesidir.
– Ramazanın 21’inci gecesidir.
– Ramazanın 23’üncü gecesidir.
– Ramazanın 27’inci gecesidir.
Bütün bu ihtimaller içinde en muteber olanı ise, kadir gecesinin ramazanın son onunda, tek gecelerde ve büyük ihtimalle 27’nci gece olmasıdır.
Kur’an-ı Kerim’in Peygamber A.S.’a indirilişinin başlangıcı, ramazanın 17’nci gecesinde olmuştur. Demek ki o yıl kadir gecesi, 17 ramazana rastlamıştı.
Aslında kadir gecesinin, Rasul-i Ekrem A.S. Efendimiz’e tamamen gizli kaldığı da düşünülemez. Ancak fazla açıklanmasına izinli olmadığından, kesinlik ifade etmeyen, teşvik ve ümit veren açıklamalarla yetinmiştir.
İmam-ı Azam Rh.A. Hazretleri’nin kanaatine göre de, kadir gecesi yıl içinde farklı aylar ve gecelerde dönmektedir. Çoğunlukla ramazanın son onunda ve muhtemelen 27’inci gecesinde olsa da böyledir. Hadis-i şeriflerde ümit ve tavsiye olarak işaret edilen kadir geceleri, Rasulullah A.S.’ın yaşadığı farklı yıllara mahsus olmalıdır.
Kadir gecesinin belirtileri
Kadir gecesinin bazı alâmetlerinden söz edilmiştir. O gecenin sabahında güneşin parıltısız olarak, yani çevresinde ışık hüzmeleri görünmeden ve gözü rahatsız etmeden dolunay gibi doğup yükselmesi, o gece havanın nisbeten ılıman olması gibi. Ayrıca, karanlık yerlerden dahi nurlar parladığını farketmek, o gece yapılan duaların kabul olduğuna şahit olmak gibi haller de bu belirtilere dahil edilmiştir.
Bu gecenin özel alâmetlerini farketmek, elbette herkes için mümkün değildir. Ancak ilâhi lütuf ve manevi keşifle birşeyler görülüp sezilebilir. Bununla beraber, o gece olağanüstü şeyler görüp ibadetten uzak kalmaktansa, hiçbir şey görmediği halde dua ve ibadet halinde olmak elbette daha iyidir.
Kadir gecesini iyilik ve ibadetle ihya ederek araştırmak müstehap olduğu gibi, o geceyi zamanında farkeden kimsenin bu müşahedesini fazla açığa vurmadan gizlemesi, Allah’a şükür ve duada bulunması da müstehaptır.
Kadir gecesini takib eden gündüz de, cuma gecesi ve gününde olduğu gibi hayır ve ihya bakımından o geceye dahil sayılır.
Kadir gecesinin ihyası
Bu geceyi ihya etmekten maksat, bir saat dahi olsa gecenin bir kısmının ibadetle, canlı ve uyanık geçirilmesidir. Kur’an ve hadis okuma, dua ve tevbe, tesbihat ve salâvat, dini sohbetler, gece namazı ve kaza namazları başta olmak üzere, Allah rızası için daha başka iyilik ve güzelliklerle, bu mübarek geceden mümkün mertebe faydalanmaya çalışmalıdır. Bu gece, duaların pek makbul oduğu bir gecedir.
Kadir gecesi ümidi ve niyetiyle geceyi ihya eden, o geceye denk gelmese bile elbette bol sevaba kavuşur.
Bu geceye mahsus, özel bir namaz ve ibadet şekli yoktur. Kadir gecesi namazı olarak, yatsıdan sonra bir nafile namaz kılınması öteden beri hoş görülmüş bir adet ise de, güvenilir kaynaklarada bu konuda bilgi mevcut değildir. Öyleyse herkes istediği gibi nafile namaz kılabilir. Kaza namazı borcu olanın ise, bolca kaza namazı kılması daha uygundur. Ramazanın son on gecesi, kadir gecesine rastlama ümidiyle ayrı bir öneme sahiptir ve ibadetlerle ihyası müstehaptır.
Kadir gecesi, akşam ve yatsı namazlarını cemaatle kılmakla veya yatsı ve teravihin kılınmasıyla kısmen ihya edilmiş olur. Yatsı ve sabah namazının cemaatle kılınması da böyledir. Tabii ki gecenin çoğunu veya tamamını ibadetle ihya etmek çok daha güzeldir.
Hanımların namazları vaktinde kılıp, gecenin diğer amel ve adabını kollamakla; namaz kılma imkanı olmayan mazeretli kimselerin de ibadet niyetiyle dini eserler okuma, dinleme, tefekkür, dua, zikir ve tevbe gibi hallerle gecenin hakkını verip, hissedar olmaları mümkündür.
Kadir gecesindeki sevaplar, bu gece açıktan bilinmese de bin aylık sevaba denktir. Ancak açıkça bilinseydi, bu gecenin günahları da bin aylık olurdu. Şu halde bundaki gizlilik büyük bir nimettir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir