Kamuoyunu İran Savaşına mı Hazırlıyorsunuz ?

Dinciler bu kadar aptal mı yahu, işledikleri cinayetin nasıl dönüp onları vuracağını göremiyorlar mı? Evet, bazıları bu kadar aptal tabii… Bu da ekmeğinize yağ sürer.

Derin arkadaşlar, amacınız yalnızca hükümeti devirmek mi, yoksa bizi İran’a karşı savaşa da sokmak mı?

’Başbakanı erken seçime zorlamak’ gibi masum bir heves olduğuna inanmak zor çünkü…

Vallahi işiniz kolay, çünkü bu ülkede, hem ettiği rezilliği ’din uğruna’ ettiğini sanacak budala çok, hem de ’provokasyona gelmeyelim’ diye diye her provokasyona sazan gibi gözü kapalı atlayacak budala çok…

Bir kesim dinci faşist size öyle bir aptal çanağı tutuyor, ’bir kısım basın’ da size öyle bir domalıyor ki!

Dinciler bu kadar aptal mı yahu, işledikleri cinayetin nasıl dönüp onları vuracağını göremiyorlar mı? Evet, bazıları bu kadar aptal tabii… Bu da ekmeğinize yağ sürer.

İkiz kulelere saldırmakla Amerikan ordusunu nasıl getirip Ortadoğu’nun tam göbeğine yerleştireceklerini görebilmişler miydi? Hitler görebilmiş miydi o gidişle Kızılordu’nun Berlin’i ele geçirmesine yol açacağını?

Peki yahu derin arkadaşlar, Kemalizm ile Amerikanizm’i nasıl bağdaştırıyorsunuz? İkisi birbirinin zıddı olmak gerekti…

’Canım, 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde bağdaştırmayı nasıl başardıysak, öyle’ diyeceksiniz… Vallahi haklısınız, size şapka çıkarılır.

Peki, bazı konuları garantiye aldınız mı bari? Amerika Kuzey Kıbrıs’ta bizi kesin destekliyor mu? PKK’yı ezmemize an azından karşı çıkmayacak mı? Kuzey Irak’a da girebilecek miyiz?

Demek istediğim, gene bedavaya gitmeyelim ha!…

İyi de, derin arkadaşlar, savaşın ne getirip ne götüreceği bilinmez, bilinemez. Ya batağa saplanırsak biz de? Şu işi dincilere bıraksaydınız, ’geleneksel kertenkelelik’ politikamızla vaziyeti idare etmeye, şark kurnazlığıyla şişi de kebabı da yakmamaya çalışacaklardı.

Öyle olmadı galiba, birileri size ’enayilik etmeyin, bir taşla iki kuş vurun’ mu dedi?

Fakat çok dikkatli olun derin arkadaşlar, savaş çok uzun sürebilir. Bir bakarsınız, dolar iki buçuk, avro üç lira derken, dolar olmuş beş, avro olmuş on lira! Yani, ekonomi iki seksen uzanmış…

Günün birinde bir bakarsınız, birileri de bu kez beş yüz koltuk çıkarmışlar seçimde! (Günün birinde nasıl olsa gene seçim yapacaksınız ya… Yoksa yapmayacak mısınız?)

O zaman birileri gene pisi pisine gitmiş olmayacaklar mıdır? Kimsenin burnunu bile kanatmayan birkaç ’pimi çekilmemiş’ tuhaf bombanın ardından işi büyütüp bir yargıç, bir profesör, bir politikacı, bir gazeteci falan derken…

Yahu derin arkadaşlar, şu filmde ’ilerici’ kişilere ceset rolü verilmesi de başlı başına bir kara mizah şaheseri ha!… Kemalizm’i korumak uğruna Kemalist kaybetmek apayrı bir soğuk şaka…

Öyle ya, bir dincinin liberal bir gazeteci vurması senaryonun mantığı açısından hiçbir anlam taşımayacağına göre, gene bir ’sosyal içerikli’ falan gidecek gümbürtüye! Fakat ’gizli savaş’ mantığına uygun değil midir, gerektiğinde ’kendi adamını’ da feda etmek? El kitabında öyle yazıyordu.

Yoksa daha ’dengeli’ bir yol mu izlenecek, bir Atatürkçü hukukçuya karşılık bir İslamcı yazar, bir Kemalist devlet adamına karşılık bir tarikat lideri, bir şu partiden bir bu partiden politikacı falan? Otuz yıl önce filmin bu çeşitlemesi oynamıştı sinemalarda… Bakalım ’remake’inde, yeniden çekiminde senaryo yazarı ne gibi değişiklikler yapmış?

Efendim? Bu kavgada bendeniz haddim olmayarak hangi tarafta mıyım?

Biliyorsunuz, ben bir ütopyacıyım. Bizde olmayan bir şeyi, burjuva kültürünü ve bunun yansıması, daha doğrusu izdüşümü olan liberal demokrasiyi savunuyorum. Bu sağlıklı burjuvaziyi dengeleyecek sağlıklı bir işçi sınıfı ve de onun siyasi hareketini de tabii.

Eh, bu memleketin hiçbir yanında bu ışıkları göremediğime göre de, ben haddim olmayarak karışmıyorum. Derinler ve köylüler, yiyin birbirinizi, batırın memleketi.

Sayın okuyucu, sen de kusura bakma, bu konu Ecevit’in ölmesinden ya da kalmasından daha önemli!

Engin Ardıç

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir