Kanseri Uzak Tutmanın 9 Yolu

Gelecekle ilgili tahminleriyle ünlenen bilim adamı Raymond Kurzweil, “Muhteşem Yolculuk” kitabında 2030’a kadar tüm hastalıkların çaresinin bulunacağını savunuyor. Kurzweil’e göre aşağıdaki tavsiyelerle kanserden uzak durabilirsiniz!

Dünyada 2004 yılında her saatte 150 kişiye kanser teşhisi kondu. Eğer erkekseniz kanser olma riskiniz yüzde 50. Kadınlar arasında ise bu oran 3’te bir olarak gösteriliyor. Uzmanlara göre kanser vakalarının yüzde 77’si 55 yaş üzeri kişilerde görülüyor. Ancak kanser kendiliğinden, sürpriz bir şekilde ortaya çıkmıyor.

Çocukluktan itibaren kişinin yaşadığı yer, yedikleri, ne kadar hareket ettiği, kısacası yaşam tarzıyla ilgili her şey kansere davetiye çıkarıyor. Kanser vücuttaki sağlıklı hücrelerin, serbest radikaller adı verilen kimyasallar tarafından saldırıya uğraması ve “bozulmasıyla” ortaya çıkıyor. Bu serbest radikallerin miktarını da radyasyon, toksik atıklar, sigara dumanı, kızartılmış yiyecekler, fazla stres artırıyor. Raymond Kurzweil’in kanserin önüne geçmek için verdiği bazı tavsiyeler şöyle:

1. Kahvaltıdan önce sebze suyu için

Her sabah kahvaltıdan önce ya da kahvaltı yerine taze sebzelerle hazırladığınız sebze suyunu için. Bu hem günlük sebze ihtiyacınızın yarısını karşılamış olur hem de vücudu temizler, güne hazırlar.

2. Akdeniz diyeti uygulayın

Araştırmalar az miktarda kırmızı et ve ekmek, bol bol balık, sebze ve meyve içeren Akdeniz diyetinin kanser riskini yüzde 24 azalttığını gördü. Diyetin önemli bir özelliği de tereyağ ve margarin yerine zeytinyağının kullanılması.

3. Beyaz şeytandan uzak durun
Kanserli hücreler şekerle beslenir. Öyle ki doktorlar vücuda glikoz vererek kanseri ararlar. Dolayısıyla fazla şeker tüketmek hem serbest radikallerin sayısını artırarak kanserli hücre oluşumuna yol açar hem de bunların büyümesine ön ayak olur.

4. Haftada 150 dakika egzersiz yapın

Tüm araştırmalar egzersiz yapmanın kanser riskini azalttığını kanıtlıyor. Çünkü hareket sırasında salgılanan antioksidanlar serbest radikallerle savaşıyor. Amerikan Kanser Derneği yetişkinlerin haftada 150 dakika spor yapmasını tavsiye ediyor. Bu sürenin bir kısmını meditasyona ayırın.

5. Kimyasallardan uzak durun

Gıdaları böceklerden korumak için kullanılan ilaçlar kanserin en önemli nedenlerinden biri haline geldi. Bunlar kanser riskini yüzde 70’e kadar artırabiliyor. Meyve sebzelerin yenmeden önce duru suyla çok iyi yıkanması ve tarlalara yakın yerlerde yaşayanların dikkatli olması gerekiyor.

6. Kilo vermek zorundasınız

Fazla kilolu olmanın başlı başına kanser nedeni olduğunu unutmayın. ABD’de 900 bin kişi üzerinde yapılan bir araştırma, kanserden ölümlerin kadınlarda yüzde 20’sinin, erkeklerde ise yüzde 14’ünün direkt olarak fazla kiloyla ilgili olduğunu gösterdi.

7. Sigara dumanına maruz kalmayın

Sigaranın zararları anlatmakla bitmiyor. Ancak başta akciğer ve gırtlak kanseri olmak üzere kanserin ana nedenlerinden biri olduğunu unutmayın. Sigara dumanına maruz kalmak bile riski artırır.

8. C vitamini hayat kurtarıyor

C vitamini kanseri hem önlemekte hem de tedavi etmekte büyük önem taşıyor. Özellikle selenyumla birlikte alındığında kanserli hale gelmek üzere olan hücreleri durdurabiliyor. C vitamini ve bir çeşit mineral olan selenyum antioksidan etkileriyle serbest radikallerle savaşıyor ve kanser tedavisine yardımcı oluyorlar. Hergün meyve sebzelerle ya da tablet yoluyla mutlaka C vitamini alın.

9. Q10 kanserle savaşın yakıtı

Antioksidanlar kanserli hücrelerle savaşırken büyük “stres” altına giriyorlar. Q10 enzimi ise antioksidanlara enerji vererek kansere karşı mücadeleye yardımcı oluyor. Nitekim meme kanseri olan kadınlarda Q10 miktarının düştüğü görülüyor. Tablet halinde alacağınız Q10, kanserle mücadeleye yardımcı olur.

25 yıl sonra hayatımız nasıl olacak?

Raymond Kurzweil’in gelecekle ilgili, 18 kişilik ekibinin bulgularına dayanarak yaptığı tahminler şöyle:

* Virtual reality (sanal gerçek) çok gelişecek. 2008’e kadar dünyanan öbür ucundaki kişilerle aynı masada oturur gibi toplantı yapabileceğiz.

* Masalarda modem veya bilgisayar olmayacak. Daha 2010 yılına gelmeden bu kalabalıktan kurtulacağız. Önce daha küçük cihazlar sonra beyne yerleştirilen cipler kullanılacak.

* Nanoteknoloji sayesinde beynimizin kapasitesi artacak ve birçok bilgi yüklenebilecek. Mesela bir binaya baktığımızda gözümüzün önüne bu binayla ilgili tüm bilgiler gelecek.

* Fotoğraflar, resimler direkt olarak retinalarımıza kaydedilecek.

* Yapay zeka geliştikçe bizlerle sıradan bir insanmış gibi konuşabilen robotlar artacak. Bunlar günlük hayatın birer parçası haline gelecek.

* Nanoteknoloji sayesinde dünyadaki enerji açığı kapanacak. Bugünkü büyük güneş panellerinin yaptığı işi çok daha ucuza çalışan ve kolaylıkla kullanılabilen mini paneller yapacak.

* Klonloma sayesinde fabrikalarda hayvan olmadan et üretilecek ve açlık sorununun önüne geçilecek.

Kanser aşısı geliyor

Eczacılık şirket leri iki çeşit kanser aşısı üzerinde çalışıyor. Bunlardan birincisi kanseri önlemeye, diğeri ise tümör oluştuktan sonra tedavi etmeye yönelik… Mesela Merck firması kanserlerin 4’te üçüne neden olduğu düşünülen bir virüse karşı aşı hazırlıyor. İnsanların lenf ve meme kanseri için de aşılanabileceği tahmin ediliyor. Bazı şirketler ise bağışıklık sistemini, kanserli hücre oluşur oluşmaz alarma geçirecek bir aşı geliştirmeye çalışıyor. Ancak su çiçeği aşısına benzer bir sistemin geliştirilmesinin en az 30 yıl alacağı tahmin ediliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir