Kara Vahit “Büyük Türkiye Stratejisi (2)

Yazımızın bu ikinci bölümünde biraz Abdülvahit Bey’den, yani “Kara Vahit”ten ve “BÜYÜK TÜRKİYE STRATEJİSİ”nin niçin kaleme alındığından bahsetmek istiyorum.

Kurmay Albay Abdülvahit Bey anlatıyor:

“1940 yılından itibaren memleketimizin içinde bocaladığı sosyal ve iktisadi zaruretler karşısında 1946 ihtilali komitesinde vazife almış ancak 1950 yılında Demokrat Parti’nin iktidarı kazanması üzerine bu ihtilalin yapılmasına lüzum kalmamıştı. (Lakin Demokrat partinin lağvıyla) 1960 yılında durumu düzeltmek ve memleketi hal yoluna koymak hevesiyle hayatımı, çoluk çocuğumu, istikbalimi tehlikeye atmada bir an tereddüt etmedim. Fakat pek çok üzüntüyle memleket hesabına beslediğim emel ve arzuların tahakkuku şöyle dursun, ihtilalin Cumhuriyet Halk Partisi ve birkaç Profesörün el ele vermesiyle sabote edilmesi sonunda Türkiye evvelkinden daha beter bir duruma düşürüldü.Her unsuru ile başarılmış ihtilal, içeride belirli bir zümrenin çıkarına işleyen bir mekanizma, dışarıda ise başka milletlere ibret, ders, bir deney haline getirildi.

Bu durum karşısında duyduğum teessürle felç oldum (Büyük Türkiye Stratejisi s.9)

(…)

Türk ve İslam olan milletimizin sosyal ve iktisadi bünyesini esas alam suretiyle doktrinimizi (MİTAD) geliştirdik… (s.11)

Büyük Türkiye’nin İfadesi:

KUZEY’DE; Rusya-Bulgaristan; BATI’da Yunanistan ve GÜNEY’de muhtemel gelişimini de hesap ederek, İSRAİL gibi amansız düşmanların fiili sıcak bir taarruzuna karşı koyabilecek yine bu düşmanların ve bunlara ilaveten Müslüman Türk’ün bekasına kastetmiş olan diğer gayri Müslim alemin sinsi, soğuk taarruzlarına dayanabilecek kudrette maddi ve manevi yönden her çeşit silahla teçhiz edilmiş dünyanın hiçbir devletine hiçbir şekil ve surette muhtaç olmayan kendi kendi kendine yeterli bir “BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞASI” milli hedefimiz olmalıdır. (s. 41)

MİLLİ İMKAN VE KABİLİYETLER

1- Manevi imkan ve kabiliyetler
2- Maddi imkan ve kabiliyetler

BÜYÜK TÜRKİYE’NİN DAYANDIĞI PRENSİPLER

* İçersinde bulunduğu jeopolitik zorunluluklar
* Sınırdaşı ve yakın komşu devletlerin milli gayeleri (Muhtemel tehlikeler)
* Dünya jeopolitiği içindeki durumu
* İktisadi zorunluluklar
* Tarihi haklar
* Zaman etkisi
* Sosyal etkiler
* Memleketin imkan ve kabiliyetleri

“Milli hedefleri olmayan bütün devletler “Bitkisel hayat”tadırlar” (s.18)

YAPISI İTİBARİYLE HALKIMIZ

1. İSLAMİ GRUP: Ülkeye sadece İslami hareketin kurtaracağına inanırlar. İslam ahlak ve faziletinin yaşatılması halinde bütün meselelerimizin otamatik olarak hal olacağına inanırlar. İktisadi problem olarak yalnızca zekat, fitre, faiz ve riba gibi meselelerle uğraşırlar.Hızlı bir kalkınma zorunluluğu karşısında olan Türkiyemizin bu zaruri ve hayati problemine sırtlarını çevirmiş gibi görünürler. Mesele kendilerine açıklandığı zaman yüzde 80’i meseleye hararetle sahip çıkmaktadırlar. Vatanseverliklerinden zerrece şüphe edilmeyecek olan bu grup, dini meseleleri başa almak suretiyle cemiyetin gerek alt gerek üst yapı müesselerinin esaslı bir reform hareketi ile düzeltilmesi lüzumunda sizi desteklemekte en ufak tereddüte sahip değillerdir.

2. MİLLİYETÇİLER: Bu grup bütün toplumsal hastalıkları MİLLİYETÇİLİKLE tedavi etmenin mümkün olduğuna inanırlar. İnançlarında tutucudurlar Bu grup mensuplarını

A. MÜSLÜMAN MİLLİYETÇİ
B. ŞAMAN MİLLİYETÇİLER

Olarak iki kısımda inceleyebiliriz.

“TÜRK MİLLETİNİN HAKİKİ DİNİ ŞAMANDIR” gibi garip ve tehlikeli bir inanca sahip olan ikinci kısım bereket versin pek azınlıkta kalırlar. Koyu ve katı milliyetçilik anlayışı ve milliyetçi cepheyi bölücü ve ayırtıcı faaliyetleriyle tehlikeli oldukları kadar iktisadi meselelerdeki yetersiz görüşleriyle ayrı bir kutup teşkil ederler.

Top yekun milliyetçi grup ise türlü iktisadi görüşe sahip olarak çeşitli parti ve zümreler içinde dağılmış bulunmaktadır.

… Haddizatında milliyetçi ve vatanseverlikte çok ileri görüşe sahip olan böyle değerli bir kütleyi asgari iştiraklerde toplamak mümkün olsaydı, birinci gruba dahil olanlarla kolaylıkla anlaşabileceklerinden böylece meydana gelebilecek büyük kuvvetle memleketi kısa zamanda arzu edilen hedefe yöneltmek içten bile olmayacaktır…

3. SOLCU GRUPLAR

Solcu gruplar bütün davayı iktisadi yönden görürler; millet, milliyet, din… gibi cemiyetin üst yapı değerlerini hiçe sayarlar. Bu toplumsal kütleyi şöyle ayırtabiliriz:

GİZLİ SOLCULAR: Lenin ve Maocu komünist uşakları olup para ile tutulmuş hainlerdir. Bunların ipleri YAHUDİLER’in elindedir. Vazifelere her vesileyle memlekette huzursuzluk meydana getirmek ve böylece ortamı komünist ve Yahudi emellerine müsait hale getirmektir. Bunların vatanı olmadığından hiçbir surette kendilerinden faydalanmak akla gelmez.

DEŞİFRE OLMUŞ SOLCULAR: İkinci devre haindirler, kalkındırma edebiyatı ile milleti kandırıp her fırsatta huzursuzluk oluşturarak olayları “fiilen” ve “açıktan” idare eder görünmektedirler.

İKTİSADİ GÖRÜŞÜ SOL OLANLAR: Bunlar vatanını seven İslami görüşe sahip birer milliyetçi oldukları halde a ve b fıkralarında saydığımız kimselerin sözlerine samimiyetsizliklerine inandıkları için ONLARLA BİRLİKTE GÖZÜKEN VATAN ÇOCUKLARIDIR.. Davayı kendilerine açıkladığımız zaman bizlere hak verdiklerini ve meselelere uyandıklarını memnuniyetle gördük…

TÜRK GENÇLİĞİNE ÖĞÜT

“… Her karış toprağı binlerce şehit kanı ile yoğrulan, abideler diyarı, evliyalar otağı bu cennet vatanı, dünyanın en medeni ve mamur memleketi haline getirmek Türkiye Cumhuriyeti’ni başka milletlerin peyki olmaktan kurtararak dünya devletleri üstünde yegane söz sahibi hür, müstakil, şeref ve haysiyete sahip BÜYÜK DEVLET yapmak, mensubu olduğun BÜYÜK TÜRK milletini, bugün içersinde bocaladığı aşağılık duygusundan sıyırmak suretiyle;
MİSLİ HASLET, MİLLİ AHLAK, MİLLİ SECİYE ve dünya milletleri üstündeki tarihi yerine tekrar kavuşturmak BİRİNCİ VAZİFEN olmalıdır.

Tarihin öyle hazinelerle doludur ki; O’na bağlı kaldığın sürece dünyanın hiçbir devleti seni asla aldatamaz. O’ndan kopmadığın sürece seni asla dejenere edemezler.

– Yılmadan ve korkmadan ilerle!!! –

Tarihi hazinen ve damarlarındaki “asil kan” sana muhtaç olduğun kudreti verecek ve dahi artacaktır.

HERŞEYDEN ÖNCE YÜCE ALLAH SENİNLE BERABERDİR!!! (S.213)

EYVALLAH sevgili büyüğüm; bu ülkenin ve bu ülkenin toprağında yattığın mezarın üzerinde MÜESSİRİNE hadim “Büyük Türkiye’’ nin gülleri bitecek ve biz o gülleri filmin montajında görenleri de biliriz!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir