KARAYOLU “ NİYE KARA-YOL “ OLUYOR

Dünyada ilk ölümle sonuçlanan trafik kazası 17 ağustos 1896 ‘da Londra da olmuştur.
Sürücü ehliyetini yeni alan bir kişi,12 km hızla gitmesine karşın,yolda bir kadına çarptı.iki çocuk annesi 44 yaşındaki Bridget Driscoll, kazadan hemen sonra olay yerinde yaşamını yitirdi. 1997 yılı dünyadaki ilk trafik kazasının 100. Yıldönümü idi. İlk kazadan bu yana dünyada tahminen 25 milyon insan trafik kazalarında hayatını kaybetmiş durumda. Türkiye’de 26 yılda trafik kazalarında 137 bin 186 kişi öldü, 2 milyon 327 bin 509 kişi yaralandı.


Dünya savaşları hariç hiçbir savaşta bu kadar insan ölmemiş… Acaba tekerleği bulan bunun sonucunda bu kadar insanın ölümüne de sebebiyet vereceğini bilseydi bulur muydu? Acaba otomobili icat eden aynı zamanda birçok insanın ölümüne de sebep olacağını bilseydi icat eder miydi? Bilinmez ama… Ortada bir gerçek var değerli okurlarım günden güne trafiğe çıkan araç sayısı artıyor. Türkiye’de toplam taşıt sayısı 10 milyon 313 bin 679’a ulaştı.. Trafiğe çıkan araç sayısı son beş yıl içinde 5 kat artan Türkiye’de, kazalar da arttı. 2005 yılında meydana gelen trafik kazaları 2004 yılına göre yüzde 16 daha fazla. Evet ama buna rağmen mevcut yollar da yeterli değil. Araba satışlarından elde edilen vergiler doğruca borç kapatmaya gittiği için yeni yollarda yapılamıyor haliyle…



Otoban yerine demiryolu


Trafik kazalarını önlemenin en kestirme yolunun demiryollarının sayısını artırmak olduğunu vurgulayan yetkililer demiryolunun faydalarını bakın nasıl sıralıyorlar:


1. Otoban yapımında demiryoluna oranla iki kat daha fazla arazi kamulaştırılmaktadır. Bu hem maliyeti arttırmakta hem de verimli tarım arazilerinin kaybına yol açmaktadır.


2. Ayrıca demiryolunun ekonomik ömrünün 30 yıl gibi çok yüksek, buna karşın karayolu (otoban)ın ekonomik ömrünün 15 yıl gibi çok düşük düzeyde olması yatırım tutarı/faydalı ömrün karşılaştırmasında demiryollarının daha rantabl olduğunu göstermektedir.


3.Otobanda tüketilen enerji demiryollarına oranla 2 ila 5 misli fazladır.


4.Demiryollarında elektrik enerjisi kullanılması imkanı vardır ki, bu enerji fuel oil ve benzin gibi enerji türlerine göre daha ucuz, dışa bağımlılığı daha az bir enerji türüdür. Ayrıca çevre kirliliğine yol açmamaktadır. Ülkemiz ulaştırma sistemleri içerisinde, eldeki ölçüleri dikkate alarak yapılacak şu değerlendirmeyle, demiryolunun taşımada ne kadar avantajlı oldugu ortaya çıkar:”1000 tonluk bir yükü demiryolu ile Ankara’dan İstanbul’a nakletmemiz halinde; 2.400 Beygir Gücünde (BG) bir lokomotif, 2 makinist ve 5 adet yardımcı tren personeli gerekmektedir. Oysa ayni ağırlıktaki yük, kamyonla taşınması halinde 20’er tonluk 50 kamyon gerekecektir. Her kamyonun 200 BG’nde bir motora sahip olduğu kabul edildiğinde, taşımada toplam 10.000 BG’ü kullanılacak, 50 kamyon şoförü, 50 muavin şoför çalışacak. Bu verilerin mukayese edilmesi su sonucu karşımıza getiriyor: Ayni miktar yük için teşkil edilen trende azami 7 kişi görevlendirilirken, 50 kamyonda asgari ikişer kişiden toplam 100 kişi, trende 2400 BG’ne karşı, kamyonda 10.000 BG taşımada kullanılacak.


5.Hızlı trenlerle (ki saatte 300 – 400 km hız yapanlar mevcuttur.) insanlar otobandan çok daha hızlı bir şekilde ulaşım imkanına kavuşacaklardır. Demiryolları ile ülkemizde yılda kilometre başına taşınan yolcu sayısı 5.8 milyar kişi iken, bu oran İngiltere’de 29.2 milyar, İtalya’da 49.7 ve Fransa’da 55.3 milyar kişidir. Ülkemizde demiryolları ile kilometre başına 8.5 milyar ton (ton/km) yük taşıması gerçekleştirilebilirken, ayni ölçülerde İtalya’da 24.5, Belçika’da 8.4, Avusturya’da 13.7 ve İsveç’te 18.9 milyar ton/km miktarında yük taşıması yapılmaktadır.
6.Yük taşımacılığının demiryollarına kaydırılması ile karayollarının yükü azalacak, kazalar minimuma inecektir. Şu anki isleyişte, Ankara’dan İstanbul’a yılda 13 milyon insan yolculuk yapıyor. Yolcular, karayolu, havayolu ve demiryolu ile taşınıyor. Ayni sayıdaki yolcuların İstanbul’dan Ankara’ya geri dönüsü de düşünüldüğünde ortaya çok büyük bir gelir kaynağı çıkar.


7. LPG, benzin , tüp gaz gibi patlayıcı maddelerin taşınmasının karayollarından demiryollarına aktarılması ulaşım güvenliğini arttıracaktır.


8. Son kazalar da göstermiştir ki, otobanlar da çok fazla ulaşım güvenliğine sahip değildirler.


Mevcut karayolu ulaşım sistemi son derece pahalı ve dışa bağımlıdır.


Petrole bağımlıdır. Bakım ve onarım giderleri yüksek, işletme maliyeti fazla, ekonomik ömrü kısadır. Her yıl petrol, otomobil, lastik ve yedek parça için milyonlarca dolar ödenmektedir. Varolan ulaşım sisteminin neden olduğu zararlardan biri de çevre kirliliğidir. Karayolunun geçtiği güzergahlar benzin istasyonları, dinlenme tesisleri ve tamirhaneler ile dolmaya başlamaktadır.


Otobanlar ülkemiz için lüks müdür?


Otobanlar geometrisi itibarıyla yüksek standartlara sahip bir hız ve konfor yoludur. Özel oto sahipliğinin ve bunlarla seyahatin fazla olduğu ülkelerde bu kişilere hizmet vermek amacıyla yapılmaktadır. Ancak Ülkemizde 39 kişiye sadece bir binek aracı düşmektedir. Otobanlar ağır yük taşıyan araçlar için değildir. Maliyeti yüksek, ekonomik ömrü kısadır. Güvenli bir karayolu ulaşımı için çift-gidiş gelişli olan duble yollar yeterlidir. Otobandan 7-10 kez daha ucuz olan bu yollar otobanların %75 konforuna sahiptir ve otobanlara göre çok daha ucuza mal olmaktadırlar.


Ülkemizde taşıma grafiğine baktığımız zaman, yolcunun yüzde 95’i, yükün yüzde 89’u karayolu ile taşınmaktadır. Raylı sistemde yolcunun yüzde 3’ü, yükün yüzde 5’i, denizyolunda binde 20’si, yükün 4,4’ü, havayoluyla yolcunun 1,8’i, binde 20’si taşınmaktadır.


Dileğimiz demiryollarına üvey evlat muamelesinin biran önce kalkarak gerekli yatırımlara ağırlık verilmesi…



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir