Keman ve Antonio

Müzik aletleri içersinde müstesna bir yere sahip olan Keman Yaylı çalgılar içersinde Klasik batı Müziği ve Türk musikisinde en çok kullanılan bir enstrümandır.

Bu aile Keman,Violo,Violonsel ve Kontrbastan oluşmaktadır. Ama ben size yazımıza başlamadan önce kemanı biraz tanıtmak istiyorum.Keman bu günkü şeklini 1600 yıllarda almıştır.Dört telden oluşmaktadır .Gövde ön ve arkada kullanılan ağaç olarak kelebek ağacından,tuş sesi abanoz ağacından yapılmaktadır,eskiden at kuyruğundan oluşan bir yay la çekilerek ses çıkarılırdı,daha sonraları yaydaki kıllar plastiğe dönüştürüldü.
Keman denilince aklımıza gelen ünü bütün dünyaya yayılmış,İtalyan keman yapım üstadı Antonius Stradivarus gelmektedir.
Ünlü müzisyenler ve bilim adamları ölümünden bu yana neredeyse 300 yıla yakın zaman geçen Stradivarus`un keman tekniğinin neden hala çözülemediğini tartışırlar hep.
Cremona da 1644 yılında doğan Antonio Stradivarius , ilkokul eğitiminden sonra, ailesi tarafından zamanın ünlü keman imalat üstadı Nicholas Amati`nin atölyesine verildi. 1680 yılında usta unvanını aldıktan sonra , San Domenico Meydanı’nda kendi atölyesini açtı,ve bu tarihten itibaren 27 yıl gibi uzun bir dönem içersinde hiçbir müzisyene kolay kolay nasib olmayacak büyük bir üne sahip oldu.kemanlarının ününün dünyada bu kadar duyulmasının sebebi Keman ahşabının incelik ve kalınlığının sesin lirik çıkması açısından farklı ölçülerde yapılması,kemandaki ses deliklerinin ince ve hassas bir şekilde ayarlanması,bas balkonu tabiri kullanılan kemanın içersindeki titreşimi dengeli sağlayan ahşap parçanın yerinin ayarlanması,(yani köpülenmesi) Keman da kullanılan verniğin içeriği.. bunlar hala yüzyılımızda üstadın yaptığı kemanlarla ilgili açıklanamayan sorulardır.

Ünü Avrupa’ya yayılmadan önce yılda bir kez ısmarlama keman yapan Stradivarius, daha sonra sayıyı artırdı tabii ki bunda evlatlarının da katkısı çoktur. Hayatı boyunca tahmini olarak 1000 üstünde enstrüman yapmış olan Stradivariusun günümüzde halen 500 üzerinde keman (540 civarın da) 12 çello ve birkaç gitar olduğu sanılıyor.
Üstadın iyice yaşlanmasıyla 1725 yılından sonra artık keman üretimi çocuklarına geçmiş ama maalesef babaları gibi kaliteyi tutturmamışlardır ve bu gizem günümüzde de sırrını hala muhafaza etmektedir.
Ölümünden sonra stradavarius’un kemanlarının taklidi yapılıp piyasa ya sürülmüşse de taklit oldukları tabii ki çıkardıkları seslerle ortaya çıkmıştır.
Peki üstadın sırrı neydi? Nasıl oluyor da dev konser salonlarında bu keman nasıl bir tınıyla fark ediliyordu? Ve hemen nasıl fark ediliyordu ? isterseniz bunu biraz irdeleyelim.
Günümüz de bu kemanlar 1980 yılların dan itibaren özel laboratuarlarda testlere tabi tutulmuş,modern cihazlarla seslerin rengi ve tınısı kaydedilmiş diğer kemanlarla karşılaştırılmış,ses grafikleri çıkarılmış hatta kemanların bazıları sökülüp incelenmiş ama yaklaşık değeri 2 milyon dolarları bulan bu kemanlar sırlarını ortaya çıkarmamışlardır.
Bilim adamları bu sırları birkaç noktada toplamışlardır bunlardan bazıları
• Tahta kuruları.. O dönemde yapılan mobilyalar da ustaların en çok şikayet ettiği bir hayvan türüdür bu böcek..

Üstat da yaptığı kemanların böcekler tarafın dan yenmemesi için kimyada çapraz zincir reaksiyonunu sağlayan ve aynı zaman da böcek öldürücü olan Boraks macununu kullanmıştır,ama bu madde aynı zaman da tahtanın sertleşmesini sağlayarak dayanıklığını artırmış ve farklı bir tınının çıkmasına sebep olmuştur.
• Bölgenin rutubetli olması nedeniyle ağacın kuruluk ve gevrekliğini sağlayan özel şeker bileşiklerinden imal edilmiş olan Kuartz kullanılmış ve beklide farkın da olunmadan gövdenin kimyasal reaksiyonu değişmiş ve dünyada hala gizem olarak kalmaya devam edecek bir sır ortaya konmuştur.
• Aynı zamanda üstat Keman yapacağı ağaçları özel mahzenlerde bir müddet su içersinde bekletirmiş neden? Bize göre ağacın üstündeki delikler daha da açılsın ve kullanılan kimyasal maddeler içlerine daha iyi nüfuz etsin diye ama bunlar işin sadece bilimsel açıklaması daha başka açıklanması gerekli sorular var mı? ve hala modern dünyanın baş döndürücü ilerlemelerine rağmen bu kemanların günümüzde sırlarının çözülememesi ayrı bir muamma ve bir gizem……..
Ve bu gizem zannediyorum ki yıllara meydan okumaya devam edecektir.
Mutlu ve bol müzikli yıllar efendim…kalın sağlıcakla

ARAŞTIRMACI İSMAİL YILMAZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir