KİM KORKAR MASONLARDAN:GELİN VURUN HADİ!

Çok uzun süredir bu sitelerde masonlarla ilgili bazı yayınlar yapılıyor, yazılar yazılıyor. Bir çok mitler yaratılıyor. Masonik gizli örgütlenmeleri 1989 yılından beri araştırıyorum [1]. Bu konuda bildiklerimin çoğunu henüz yayınlamadım. Şu dönemde ağır saldırılar altındayım, Şeriatçı odaklardan veya başka yapılardan ölüm tehditleri bile alıyorum. Tüm hukuk sistemini ve bazı savcıları üzerime salmış durumdalar. Ama emperyalime karşı, bağımsız Türkiye ve Türkler için mücadelem ölünceye dek sürecektir.

Masonlar ve masonik gizli örgütler hakkında yaratılan dev mitlere ve efsanelere pek çok insan inanıyor. Bu masonların ve masonik gizli örgütlerin de işine geliyor. Sanıldıkları kadar güçlü değiller ama fanatik olarak bir insanla da uğraşabilirler. Masonların benim yaşantıma inanılmaz zararları olduğunu söyleyebilirim. İki kez üniversiteden atılma teşebbüsünün altında masonların beni akademik sistemden tasviye etme girişimleri yadsınamaz.

Ama sandığınız kadar da güçlü değiller! Öncelikle şunu biliniz ki, Mavi localara girenlerin % 30’u masonluktan ayrılır ve bir daha masonlukla uğraşmaz, aksine çoğu onlara karşıdır. Geri kalanların % 40’ı da sadece çıkar ilişkileri ve sosyal ortam için masonluğa girer: Geri kalan % 30, Kırmızı localara devam eder ve Skoç ritinde yükselerek, daha sonra tehlikeli diğer yan mason örgütlere geçer! ‘Masonluktan çıkılmaz miti bir yalandır’, masonlukta böyle bir beyin yıkama mekanizması yoktur; Masonluktan çıkılır!

Masonlar onların sistemini eleştirdiğim, Yahudiliğin dünya hakimiyetini kabul etmediğim, ve onlara karşı Türkçülüğü, Atatürk Milliyetçiliğini savunduğum için yaşantım boyunca çok zarar verdiler bana, aşağıda yazacaklarımın gelişmesinde büyük ölçüde payları olduğunu kabul etmek zorundayım (aşağıdaki isimler, locaları ve belgeleriyle bir süre sonra yayınlanabilir):

1) 1993’te Diyarbarkır’a sürüldüm. İşsiz ve maaşsız kalıverdim. Üniversiteden uzaklaştırdılar. Ben de çareyi Türkiye’yi terketmekte ve ABD’ye gitmekte buldum. Bu aşamada mason İ.T. , O.A., C.D., S. B., T.A. nın ve V.Ö.’nün aktif etkilerini unutmam mümkün değildir.

2) 2002’de tekrar Türkiye’ye geldim, geldiğimin altıncı ayında, o zaman Skoç Riti ve 28. derecedeki üstadı muhterem E. C., S. E. ve E.E. tarafından uyarıldım. Üniversitede uslu durmam önerildi. Masonlar aleyhine hiç bir yazı yazmamam söylendi. 2003 Şubatı’ında Teori Dergisinde onları eleştiren ‘Dünyayı Yöneten Masonik Gizli Güçler’ başlıklı bir makale yazdım. Daha sonraki televizyon programlarımdan çok rahatsız olduklarını, onlara Ulusal Kanalda yapmış olduğum ‘Gizli Örgütlerle İlgili’ bir programı izlettirdiğim K. Lion grubundaki konferansta ifade ettiler defalarca, bazıları toplantıyı terketti.

3) 2003’te , hem masonlar, hem şeriatçı örgütler tarafından defalarca uyarıldım, tehtid edildim (kim kimin uzantısı belli değildi!). Masonik güçler mütareke basının kullanarak beni İBDA-C gibi örgütlerin önüne bir yem gibi koydular [2]. Bir çok ölüm tehditi aldım, halen alıyorum. 3 kere fiziki saldırıya uğradım, dizim bir süre sakat kaldı.

4) 2004’te , bir başbakana rüyasında gördüğü şeyhi anlatan ve mektuplar yazan Skoç Ritinin üyesi 32. derecedeki T.U. beni ve bir arkadaşımı uyararak Kemal Alemdaroğlu yönetiminin bitiminde Üniversiteden atılacağımı, masonlarla uğraşmamamı söyledi (bu diyaloğun üstelik şahidi de var)! Kemal Alemdaroğlu yönetimi bir operasyonla yok edildikten bir süre sonra, bir çok bahaneler bulunup evime polis baskını yapılmaya başlandı. Bundan bir aşama sonra kaderimin Necip Hablemitoğlu ile aynı olacağını bilmeme rağmen mücadeleyi sürdürdüm. Beni koruması gereken ve bu tehtidleri bilen polis, benden bilgi aldıktan sonra, bilgisayarlarıma el koyuyordu.

5) Bu saldırılarla paralel olarak Evrim Teorisi hakkında yazdığım yazılar nedeniyle bir vakıf bana ve öğretim üyesi dostlarıma saldırmaya başladı (1998-2006 arasında). Bu kişiler bizlere bir sürü tazminat davası açtılar, savcılıklara şikayet ettiler ve sahte suçlar uydurdular. Var olmayan web sitelerinin içindeki olmayan ve bizim yazmadığımız yazılar nedeniyle soruşturmalar geçirdik. Savcılar ve hakimler bu mantık dışı belgeleri ciddiye aldı.

6) Ağustos 2005’te uydurma bir nedenle evime polis baskını yapıldı, 11 Eylül 2001 saldırısını deşifre ettikten 5 ay sonra bilgisayarlarıma el kondu, hakkımda hakaret nedeniyle 2 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı!

7) Temmuz 2006’da terörizm, bölücülük ve yüz kızartıcı suçtan (böyle bir suçum olmadığı halde bir Engizisyon Soruşturmasında CADI ilan edildim! O soruşturma metnini zamanı gelince heryerde yayınlayacağım!) Üniversiteden tekrar atılarak, tüm Kamu Yönetiminden uzaklaştırılmak istedim. YÖK bu talebi delil yetersizliği nedeniyle reddetti. Öğrendim ki bu işleri yapan kişilerin başındaki kişi, üniversitede güç kazanabilmek için daha yeni mason olmuştu.

8) Ekim 2006’da Üst düzey masonlar veya diğer yöneticiler bu dönem boyunca sürekli uyardılar, son olarak da işyerindeki odama gelen 30. derecedeki mason Prof. İ.T. yine yukarıdan haberler getirmiş, beni araştırma işini üstlenmişti. Benim sonumun gelmesinden hepsi büyük bir mutluluk duyacaklardı, belliydi! Bu arada yine mason olan Doç. G.O. bir Adli Kurumdaki önemli bir raporda deontoloji ilkelerini ihlal ederek benimle ilgili ciddi sorunlar çıkarıyordu.

Bu sitede, Mason olmadığı halde Prof. Kemal Alemdaroğlu’na mason diyen, şu kritik dönemlerde Alemdaroğlu’na saldıran kişilere gereken cevaplar verilecek, tüm yanıtlar burada ve diğer köşe yazdığım sitelerde yayınlanacaktır. Özellikle Prof. Kemal Alemdaroğlu’na SAHTE BİR İNTİAL soruşturması ve cezası veren ama PKK sempatizanlarıyla, DHPK-C ve DEV-YOL militanlarıyla ile bir zaman bağlantı kurmuş, Türk Silahlı Kuvvetlerini işkenceci göstermek isteyen, Türk Silahlı Kuvvetleri aleyhinde bir çok Avrupa Birliği projesi alan Profesörler hakkındaki bilgilerin de yayınlanması yakındır!

Onlar ki, Uğur Mumcu’nun katil zanlısına, hastayı görmeden, sahte ‘Posttravmatik Stres Bozukluğu Sendromu ve işkence görmüştür’ raporları vererek, Sadettin Tantan’ın yürüttüğü UMUT operasyonunu bloke etmişler, katillerin serbest bırakılmasına ve kaçmasına neden olmuşlardır. Uğur Mumcu’nun dosyasını da tekrar açacağız, tüm Uğur Mumcu dostlarından ve ailesinden destek bekliyoruz

Onlar ki, şeriatçı bir çetenin üyelerini kurtarmak için polislere ‘ işkence yapmıştır’ raporları vermişlerdir..

Onlar ki, Türkiye’de bulunan bir çok toplu mezarın Ermeni mezarı olduğunu kanıtlamaya çalışmaktadırlar.

Onlar ki, yurtdışında katıldıkları kongrelerde Ermeni, Helen, Rum Pontus, Kürt, Süryani, Yunan soykırımı yaptığımızı iddia etmektedirler. Yeni Ceza Kanununda soykırım toprak talebini de getirmektedir!

Onlar ki, Türkiye’yi parçalamayı amaçlamaktadırlar!

Onlar ki, Türk Silahlı Kuvvetlerini ve Türk Polisini işkenceci göstermek istemektedirler.

Onlar ki, PKK ile uzlaşmak ve ‘ Ovada Siyaset Yapmak’ için Aydınlar Dilekçesi hazırlamışlar ve ona imza koymuşlardır.

Onlar ki, Üniversitelerdeki etnik örgütlenmeyi desteklemektedirler.

Onlar ki, Şemdinli’deki kitapçıya gidip, PKK’yı destekleyerek çiçek koymuşlardır.

Onlar ki, bir kısmı benim üniversiteden atılmamdan büyük mutluluk duyacaklardır.

Acaba sadece masonlar mıydı benden rahatsızlık duyan?

Tabii ki hayır, ama benden ve yapmakta olduğum deşifrasyonlardan rahatsızlık duyan emperyal odaklarla ve yabancı derin odaklarla bağlantılı kişiler ve masonik gizli örgütler, beni üniversiteden atıp, beşparasız bırakıp, hapislere attırıp, hayatımı zehir ettikten sonra, beynime sevgili Necip’e yaptıkları gibi bir kurşun sıkmaktan büyük zevk duyacaklardı!

Şunu unutmasınlar ! Ben ya da biz, yokedilsek bile, Peşimize taktıkları hukuk sisteminin elemanları, tetikçileri, katilleri, ülkeye ihanet edenler bu ülke Atatürkçü, Milliyetçi ve Türkçü çizgiye geldiğinde bir bir hesap vereceklerdir! Bugün Kubilay’ın kafasını kesenlerin torunları çok üst mevkilerde olabilirler, ama bilmelidirler ki, içimizde daha ne Mustafa Kemaller, ne Kubilaylar mevcuttur. O Mustafa Kemal’in sessiz askerleri sizin bir gün darağacınızı kuracaklardır!

Evet Masonlar Size Sesleniyorum!

Evet Masonların attığı kemiklerle beslenen omurgasız yumuşakçalar, sürüngenler size sesleniyorum!

Evet, Küresel Elitin ve Emperyalizmin uşağı olan Şeriatçı sözde müslümanlar size sesleniyorum!

Evet! Yabancı Derin Devletlerin yerli işbirlikçisi hamamböcekleri size sesleniyorum!

Evet! Kafkesk Ortaçağ Mahkemelerinin soruşturmacı zangoçları size sesleniyorum!

Evet! Engizisyonun Para-fesörleri size sesleniyorum!

Buyrun, Atın beni üniversiteden!

Kurduğunuz entrikalarla, buyrun atın beni hapislere!

Buyrun, Atın beni uydurduğunuz Ortaçağ Engizisyon nedenlerinizle, kurun cadı ateşlerinizi! Kaynatın entrika dolu Cadı Kazanlarınızı!

Buyrun, Gelin beynime bir kurşun sıkın sonunda! Uğur Mumcu’ya, Necip Hablemitoğlu’na, İhsan Güven’e yaptığınız gibi!

Unutmayın ki, Tüm Ulus Uyanıyor ve Zamanınız daralıyor!

Unutmayın ki, artık süreniz pek fazla kalmıyor!

Unutmayın ki, artık o kazanlar sizin için kaynamaya başlıyor!

Unutmayın ki, Cehennem, sizin için daha yeni başlıyor!

———————————————————–

[1] Ümit Sayın, Gizli Örgütler, 11 Eylül ve BOP, 2006: Neden Kitap, ve Ümit Sayın, Sorularla, Cevaplarla ve Resimlerler Dünyayı Yöneten Gizli Güçler, 2007 (Hazırlanıyor).

[2] Ümit Sayın, Derin Devletler, Gizli Projeler ve Kirli Gerçekler, İst. Neden Kitap, 2006. Bu kitabın birinci konusunda yaşadıklarım detaylı anlatılmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir