Kırım Türkleri Topraklarından Nasıl Söküldüler

Erikler çiçek açmadan, güller devşirilmeden, vagon vagon doldurulduk soykırımın sessizliğine… Türküsü geliyor aklıma. Bir dramı anlatan bu türküyü bir gecede 400 bin Kırım Türk’ü yaşamış.

Kırım Tatarları, bir bilinmeze gönderildi. 400 bin kişinin yarısı yolda öldü

Özbekistan’a 62 yıl önce gönderilen Kırım Tatarları döndüklerinde bıraktıkları hiç birşeyi bulamadı. Sadece 16 yıl önce yurtlarına gelebilen Tatarlar, hala sıkıntılı bir yaşam sürüyor

Erikler çiçek açmadan, güller devşirilmeden, vagon vagon doldurulduk soykırımın sessizliğine… Türküsü geliyor aklıma. Bir dramı anlatan bu türküyü bir gecede 400 bin Kırım Türk’ü yaşamış. Dünyada topraklarından 15 dakika içinde sökülüp atılan başka bir millet olmasa gerek. 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatarları’nın tamamı, Stalin’in emriyle, ‘II. Dünya Savaşı’nda Almanlarla işbirliği yaptıkları gerekçesiyle evlerinden zorla dışarı çıkarıldı ve hayvan vagonlarına doldurularak sonu belli olmayan bir sürgüne, daha doğrusu ölüme gönderildi. Özbekistan çölleri ve Sibirya’ya doğru günlerce süren bu yolculukta, Kırım Tatarları toplam nüfuslarının yüzde 46’sını kaybetti. Yaşlılar, çocuklar, kadınlar vagonlarda ezilip öldüler. Binlerce kişi yolculuk boyunca hastalıkların ve açlığın kurbanı oldu. Trenin her durduğu durakta yüzlerce insan gömüldü. Bir rivayete göre çok acı bir gelişme de oldu. Sürgün esnasında Stalin’in askerleri iki Tatar köyünü sürmeyi unuttular. Stalin’e bunu nasıl izah edeceklerini bilemediklerinden o iki Tatar köyündeki insanları bir gemiye doldurdular ve gemiyi gizlice batırdılar.

Milli lider Cemil Bey

Stalin tarafından uygulamaya konulan ‘kolektifleştirme’ politikasıyla ile binlerce Kırım Tatarı Ural dağlarına ve Sibirya çalışma kaplarına sürgün edildi. Sağ kalanların ve onların çocuklarının yarısından fazlası ise Tatarların milli lideri Cemil Kırımoğlu’nun liderliğinde başlatılan mücadele sonunda 1990 yıllarında yeniden Kırım’a dönebildiler. Kırım davasının bayrak ismi Mustafa Cemiloğlu ile Kırım Tatar Meclisi’nde görüşüyoruz. Bölgeye Türk girişimcilerini davet eden Kırımoğlu büyük bir davayı sırtlamış, 62 yaşında bir delikanlı. Uzun yıllar Rus hapishanelerinde işkence gören Cemiloğlu Türkiye’deki Türklerin Kırım Tatarlarını unutmamasını söylüyor.

Jenerasyon farkı var

Sürgünü 5-6 yaşlarında yaşayan dünün çoçukları bugünün ak sakallı ihtiyarları olmuş. Yok edilmek istenilen bir kültürü gençlere taşıma görevini üstlenen ihtiyarlar, Rus kültürü içinde kendi kültürlerini yaşatmaya çalışıyorlar. Tatar toplumunda dede ile torun arasında da bir yabancılaşma görülüyor. Kalpakları ve Türkçeleriyle kültürlerini yaşmaya gayret sarf eden dedelerin torunlarına ‘Balam, nasılsın? Baban ne yapıyor?’ sorusuna karşı ancak ‘Deduşka, skajite mne po-russki’ (Dede, bana Rusça söyleyin) diyebilen çocuklar var ortalıkta. Anlayacağınız genç nesil sadece Rusça biliyor. Kendi dillerinden neredeyse tamamıyla uzaklaşmışlar.

Sürgünü resme taşıdı

Kırımlı ressam Rüstem Emin, ‘Yüreğimin Ezgileri’ adlı eserlerini, Kırım’ın Bahçesaray şehrindeki Gaspıralı İsmail Müzesi’nin alt katında sergiliyor. Kendisi ve ailesi de aynı acıları yaşayan ressam, sergide aile fertlerinin hikayelerini de yansıtıyor. Kırım Tatarlarının çektiklerini bu eserlerde görmek mümkün.

Dönüş umudu

Sürgünde yaşayan her Kırımlı bir gün vatanına geri döneceği umudu ile yaşamış. Özbekistan’da tüm yaşamları boyunca biriktirdikleri paralar ile dönüş yolculuğuna çıkmışlar. Kırım’a geldiklerinde evlerinde Rusları bulmuşlar. 15 dakikada terk etmek zorunda kaldıkları evlerinde kullanmaya kıyamadıkları birçok eşyaların ve elbiselerin Rusların üzerinde görmek Tatarları çok üzmüş. Ruslar işgal ettikleri evlerinden çıkmamışlar. Ukrayna hükümeti de ev ve toprak vermediği için birçok Tatar sıkıntı içinde yaşıyor. Özbekistan’da yaşayan diğer Kırımlılar da öz vatanlarına gelmek için çabalıyor.

TİKA yardım ediyor

Türkiye, Tatarların eğitim, iskan ve dini ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışıyor. Kırımda Türkiye TİKA (Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı) vasıtası ile 400’e yakın aileye konut sağlamış. Bu rakamın 1000’e çıkmasına çalışılıyor. Bölgede ayrıca Diyanet görevlisi bulunan hocalar Kırım’ın Tatar köylerinde aynı Anadolu camilerindeki gibi görev yapıyorlar. Türkiye ayrıca sınırlı sayıda Kırım Tatar üniversite örgencisine burs veriyor. Kırım’da yaşayan Kırım Tatarları’nın toplam sayısı 265 bin. Kırım Tatarları Türkiye’nin bölgeye yaptığı destekleri takdirle karşılıyor.

ARAŞTIRMA:

Başlık boyut 2

BAKİ GÜNAY

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir