“Konuş Benimle Angel”

Ölüm ve ötesi… Çağlar boyu insanları en çok düşündüren konu. Eflatun’dan göre felsefenin de bütün amacı, bizi ölüme hazırlamaktır. Ona göre, hiçbir şey bundan daha önemli olamaz. Aradan geçen iki bin yılı aşkın dönemde, bunun aksini iddia eden de olmadı zaten. Ölüm ve ötesi, kavranamaz bir meçhul olarak varlığını sürdürmekte ve korkulu bir rüya olarak insanların zihnini kurcalamakta .

Evelyn Elsaesser-Valarino, Eflatun’dan beri devam eden geleneğe uygun bir kitap yazarak, insanların kafasındaki o müthiş soruya cevap aramaya çalışmış. “Konuş Benimle Angel” olarak Türkçe’ye tercüme ettiğimiz ve Carpediem Yayınları tarafından yayınlanan bu kitap, hastalıklar, ölüm ve ötesi gibi konular üzerinde enfes bir monolog sunmaktadır. Eflatun, Sokrat’la yapılan münazaralarla diyalogu nasıl sürükleyici hale getirmişse, bu kitap da benzer bir edebi yöntem kullanarak okuyucuyu derinden yakalamaktadır. Aslında bu eser, ilk bakışta bir roman veya “basit bir hikaye” olarak adlandırılabilir; fakat aslında çok daha farklı bir şey.

Yüzeysel olarak bakıldığında, lösemi hastalığına yakalanmış bir genç kızın hikayesi anlatılmakta. İsimsiz kahramanımızın hastalık sürecini izledikçe, burada başka bir şeye şahit oluyoruz. Bir kere işin başında, anlatıcının, yani genç kızın zihninin içindeyiz. Ve baştan itibaren onun dramı bizi yakalıyor. Hastalık ilerledikçe onun kafasının içine, düşüncelerine ve duygularına dalıyoruz. Adeta onun kaleminden damlayan güncesi oluyoruz. En gizli, en deruni düşüncelerini bizimle paylaşıyor. Hastalığına, çelişkilerine çekiyor bizi; böylece, ona ve onun hayatındaki insanlara derinden bağlanıyoruz. Nihayet onun dertleriyle dertleniyoruz, fakat aynı zamanda onun bu mücadele sırasında öğrendiklerini de öğreniyor ve onun hissettiklerini hissetmeye başlıyoruz. Ve burada en önemli şey, ulaşılan sonuç, onun eriştiği bilgi ya da bizim keşfettiklerimiz. İşte bu kitabın asıl konusu ve bize anlatmak istediği şey budur.
Bu kitap, ölümün soğuk nefesini ensesinde hissetmekten kurtulmak isteyen herkes içindir. Özgürlüğü ve onu elde etmenin yolunu anlatmaktadır bu kitap. İçinde bazı derin bilgiler barındırsa da, bu kitabın metodu didaktik değildir. Daha çok yaşanmış tecrübelere dayanmaktadır. Buradaki kişilerle özdeşleşerek, empatinin doğal gücüyle öğreniyorsunuz.

Herkese tavsiye ediyorum. Elinizden bırakmayacağınız ve okuduktan sonra da başkalarına tavsiye edeceğiniz bir kitap.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir