KÖR KUYULARDA MERDİVENSİZ KALMAK

Evvel gelene selam olsun…Hazıruna selam olsun….Gaibuna selam olsun….Olumluluğa gönül veren güzellere selam olsun;hayatlarındaki tüm olumsuzluklara rağmen gönüllerini berrak tutanlara selam olsun….
Sabah ezanları okunuyor….Gecenin ilk saatlerinde okumuş olduğum şiirdeki
“hüzün ki en çok yakışandır bize” mısrasından naşi bu saate kadar hüzünü düşünmüşken….üst üste defalarca “beni kör kuyularda sensiz bıraktın,denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın,öylesine yıktın ki bütün inançlarımı,beni sensiz bıraktın,beni bensiz bıraktın” …. dinlemişken yetmedi üstüne bir de….

Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen´ e
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
………

Ve oturup hüzüne bir güzelleme yazayım diye karar vermişken …nereden çıktı bu hoş selamlama…ne zaman not etmişim bunu ben defterime?!
Çok yakın bir zaman önce olmamış olsa belki hatırlayamayacaktım; hüzne dalmış ve hatta onu sevmişken hatta ve hatta bundan zevk almışken…
Sitemizi yakından takip edenler bilirler geçen hafta Pazar günü BSF Akademi de editörümüz tarafından düzenlenmiş bir toplantı vardı Hızır ve Hıdırellez Kültürü üzerine işte o toplantıda not almıştım bu hoş selamlamayı. Mustafa Özdamar Ağabeyimizin ağzına sağlık o toplantıda bana “kazaullahu hayrun” ..”elhayru ma vekaa” düsturlarını hatırlatarak müsbet bir hissiyat yüklemişti…Şarjım çok uzun süre gitmiyor … bunu bilen hikmet sahibi bu notların elime geçmesini sağlayarak o hissiyatı tekrar yaşamamı sağladı ve ben sizlere hüznü anlatmayı düşünmüşken dinlediğim bu sohbeti( Hızır ile ilgili bölümleri hariç) özetlemeye karar vermeme sebeb oldu;buyurun ….

Her şeye rağmen umut kandilini söndürmemek büyük hünerdir.Bu gibi durumlarda dengeyi tavsiye ederek insanın insan olma özelliğini ortaya koyan bir sistemdir İslam….Arıtma sistemi devamlı çalışan insanlar içindeki ve dışındaki bulanıklığı ,her türlü tersliği arıtır,huzur bulur.Peki olayları kabullenmek insanı pasifize eder mi,atıl ve batıl bir hale getirir mi?Algılama ve değerlendirme tarzına göre değişebilir bazı şeyler;huzuru ve kabullenişi algılamamıza göre değişir atıl olmaklığımız.Tasavvuf da bu sebeble eleştirilir bazen: tasavvuf değil insanı atıl yapan bizlerin onu algılama ve değerlendirme şeklidir.
Biz bir şey bilmiyoruz….bilmediğimizi de bilmiyoruz.Oysa Amentümüz bile baştan aşağı gaybdır…bilinmezdir:Allah ‘a iman…meleklere iman,kitaplara iman,ahirete iman,kader ve kazaya ,gabya… hatta peygamberliğin ve vahyin aslını bilmediğimiz için rasullere iman…hep gaybdır…kabulleniştir.
Hiçbirşey..başımıza gelen en olumsuz şey bile bizim gördüğümüzden ibaret değildir…her şerde bir hayır,her hayırda bir şer vardır düsturunu kabullenmek her şeye olumlu,ılımlı ve olgun bakmayı kazandırır bize.Ve olaylara AŞK mantığı ile bakarsak sebeblere de takılmayız…Hızır neden öldürdü masum çocuğu diye sormazsın bile…Seni menzil-i maksuda götürecek gönül adamını bul ve ona teslim ol,her devirde Efendimiz(s.a.v)i temsil eden insanlar vardır.
Ben oldum…gelişimi tamamladım dediğin anda başa dönersin.nihayet dediğin bidayettir sana…bitti dediğin zaman başlar asıl iş.Ölümü de bir nihayet biliriz oysa ölüm hayatın öte yakasıdır bir geçiş noktasıdır.İnsanlarda olumsuz yönün ağır basması nefs kaynaklıdır,nefsin korkularıdır bunların sebebi.
Ahlak-ı zemimeden(yerilmiş huylar,kötü ahlak) kurtulmuş olmak bu ümmetten hiçbir kimseye kötü kasdı olmamak,kimse hakkında kötü düşünmemek Hızır ile buluşmanın şartlarından biridir.Bu ümmetten derken sadece Müslümanları kasdetmiyoruz:ümmet-i davet var,ümmet-i icabet var; tüm insanlığı kasdediyoruz.İnsanlar kabul etsin etmesin herkes O’nun ümmetidir:Mahlukat Allah’ın ailesidir Yüce Allah’a en sevimli gelen kul bu aileye iyi davranandır.Arife yarışan mahlukata eziyet etmemektir.Yere attığın izmarit bir karıncanın üzerine düşüyorsa onun cehennemidir o…Karınca deyip geçen kendini geçmiş olur,Hızır tavrını yakalayamaz.
Benim bunları söylememe vesile sizlersiniz,buradaki bu güzellik sizden…konuşulanlar arasında beğendiğiniz bir şey varsa o zaten size ait içinizdeki bir duygunun karşılığını bulduğunuz için beğeniyorsunuz,ifade edemediğiniz ama içinizde olan şeyleri buluyorsunuz….
….
Yüreğine sağlık hocam….
Bazen insan tek ruhtan üflendiğini, tüm insanların aynı ruhtan,aynı kaynaktan geldiğini hissedebiliyor o birliği yakalayabiliyor ,en güzeli de kaynağı bilmek…keşke bu hissiyatı kaybetmesek hiç…ya da birileri devamlı hatırlatsa bize…bir aşk onu hep içimizde bir yerde tutsa!!!

Hmm…Kör kuyularda merdivensiz kalma meselesi vardı ya…o kuyudan nasıl çıkacağımı da bir eşekten öğrendim:
Bir çiftçi artık işe yaramaz hale gelen eşeğinden kurtulmak için onu kör bir kuyuya atar ve üzerini toprakla örtmeye başlar eline aldığı kürekle, etraftan kuyunun içine toprak atar.Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları, her seferinde silkinerek dibe döker ve ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her an biraz daha yükselir ve sonunda yukarıya kadar çıkar
Hayat, bazen bizim de üzerimize abanır -çoğu zaman mı yoksa?-.Kuyulara düşmüşken üzerimizi toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur. Bu durumda yakınıp sızlanmak yerine, düşünüp silkinirsek kurtulur ,aydınlığa ulaşırız(İş ki bu toprak kürekle dökülsün üzerimize,kamyonla dökülürse ya da toprak yerine beton dökülürse…neyse yine gönlümü bulandırmayayım ben, onda da vardır bir hayır)
Bir de dünyadan vazgeçme meselemiz vardı…o şiirin son mısrasını söylemedim ki ben size:
“seni yalnız komak var,o koyuyor adama”
Hepimizin yalnız koyup bırakamadığımız…kıyamadığımız bir değerimiz yok mu?(-ya yoksa?!…-git başımdan lanetli şeytan…var işte!!!)
Ancak ben yine de hüznün bize yakıştığını da düşünmüyor değilim…Vakarlı bir hüznün…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir