Kuyruklu yıldız avcıları

Hareket halinde ne görürseler tetiğe basmaktan kendilerini alamayan avcılar, tavşanlardan, çulluklardan, yaban ördeklerinden, ayılardan, tilkilerden ve kaplanlardan sonra gözlerini gökyüzüne diktiler.


Bir dağın tepesinde sırt üstü uzanıp lacivert zeminden mücevher seçtiler. Binlerce yıldız kıpır kıpırdı. Ama onlarda bu ışık kıpırtısına aldanacak göz yoktu. Hemen dürbünlerine ve teleskoplarına sarıldılar: İşte aslan, boğa, akrep! İşte balık, koç, oğlak, yengeç! Aslanın gözüne nişan almalı, boğaya şiş saplamalı, akrebin etrafında ateş yakmalı, balığı özenle geçirmeli kancaya, koçun boynuzlarını, yengecin kıskaçlarını kırmalı, oğlağın kafasını koparmalı… Yani tek tek düşürmeli yıldızları gökten. Aya acımamalı! Hele kuyrukluyıldızlara hiç! Sen misin nedimelerinle uzayın kuş uçmaz, kervan geçmez diplerinde yıllarca gezinip, bir lütuf olarak görünüp kaçan dünyaya! Seni özellikle vurmalı! Ne kadar hızlı koşarsan koş, yoluna bir mermiyle çıkmalı. Yerlerde sürünen o uzun duvağını taşıyan nedimelerine çığlıklar attırmalı. Hayır öldürmemeli seni, sadece yaralamalı! Ancak yaralandığında dilin çözülebilir çünkü. Ancak o zaman verirsin sırlarını…


Her zaman olduğu gibi, sana da ismini biz verelim. Hadi senin ismin Tempel 1 olsun. Seni ilk gören astronomun soyadı. Kraliçe 1. Tempel! Demek saatte 37.000 km. hızla gidiyorsun. Üstelik bu duvakla. Git bakalım! Bakalım nerede buluşacağız! Şimdiye kadar hiçbir kuyruklu yıldıza dokunulamamış olması seni yanıltmasın. 76 yılda bir görünüp kaçan Halley cesaretlendirmesin seni. Seni vurabilmek için ne kadar büyük bir plan yaptık bilemezsin. Şimdi eski günlerimizi hatırlatıp, 1986’da Halley ve 2001’de Borelli kuyrukluyıldızlarına yaptığımız yolculuklarda araçlarımızın, arkadaşlarının sadece yanlarından geçebildiğini söylemeyeceksin umarım, kıs kıs gülerek. Dün dündür, bugün bugündür kraliçem! Planlarımızı yapmak 6 yılımızı aldı. Seninle buluşturacağımız 372 kiloluk o devasa mermi, 173 gün yolculuk yapacak sana ulaşmak için. Tam 431 milyon km. yol kat edecek. Doğrusu yolunu kesebilmek için kesemizin ağzını sonuna kadar açtığımızı herkes biliyor. Tam 330 milyon dolara malolacak seni yaralamamız. Bu iş için 250 avcı (pardon, bilim adamı, mühendis, yönetici ve eğitici) gece gündüz çalıştı. Yani kraliçem kurtuluş yok! Seni vuracak keskin nişancı Ocak 2005’te Kennedy Uzay Merkezi’nden yola çıktı.


Seninle niçin mi uğraşıyoruz! Demek senin kimseye bir zararın yok! Evet dünyaya çarpmayacağını biz de biliyoruz. Bir karıncayı incitmeyecek kadar yumuşak kalpli olduğunu da… Ama doğrusu seni merak etmekten kendimizi alamıyoruz. Çünkü bugüne kadar hiçbir uzay aracı bir kuyrukluyıldızın yüzeyine dokunamadı. Bu yüzden çekirdeğinde hangi maddelerin olduğunu bilemiyoruz. Merak ettiğimiz bir konu da şu: İçindeki gazı ve tozu dışarı mı atıyorsun, yoksa bu gaz ve toz kendi içinde mi bir devridaim yapıyor? Bu işin içinden çıkamıyoruz! Ne yaparız sonra bilmezsek bunu! İşte vücudunda açacağımız krater ele verecek seni. Dünya bilecek, bir yaranın neler öğretebileceğini.


***


Ve 4 Temmuz 2005’te NASA’nın avcıları sevinçten birbirlerine sarıldılar. Milyonlarca km. ötede pusuya düşürdükleri kuyrukluyıldızın gövdesinde açtıkları o büyük yaranın fotoğrafı önünde zafer çığlıkları attılar. Kuyrukluyıldızlar bir sır olmaktan çıkacak artık. Kendine bir türlü yolculuk yapamayan insana gelince; o hep bir sır olarak kalacak.


***


Bir sır olarak kaldığını fark eden insanın, kendine yolculuk için henüz bir projesi yok. Okyanusların dibinden dağların zirvelerine, ayın gölgelerinden güneşin hararetine kadar her şeyi öğrenmek için bitip tükenmek bilmeyen bir enerjiyle çalışan insan, sıra kendisine gelince acaba medyumlardan mı medet umacak? Gerçi şu günlerde bilim avcılarının medyumlarla da başı dertte. Zira NASA’nın Deep Impact’ten gönderilen mermi ile Tempel-1 kuyrukluyıldızını vurmasından sonra, bir Rus astrolog, NASA’yı mahkemeye vereceğini açıkladı. Marina Bai, basına yaptığı açıklamada “Çarpışma astrolojik dengeleri altüst ederek haritamı bozdu, mesleğim bundan ağır bir yara aldı” diyerek 300 milyon dolar tazminat talep etti. Bai, bu çarpışmanın kozmik travma yarattığını ve bütün yıldızları etkilediğini ileri sürdü. Bai’nin açtığı dava ne şekilde sonuçlanacak bakalım. Şayet kazanır da emsal teşkil ederse, belki de Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın mirasçıları Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç için hayal bile edemeyecekleri bir telifi talep edebilirler NASA’dan.


***


Hadi ilk cümleyi ben fısıldayayım kulaklarına: Yalnız yıldızların değil, hayallerin de haritaları vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir