KUZU POSTUNA GİREN 9 NAZGUL

Eylül 2009… Bu tarih bazılarına ilk başta hiçbir şey ifade etmeyebilir. Fakat 09-09-2009 şeklinde yazarsak, Oktan Keleş okurları “Burada bir bit yeniği olabilir; aman dikkat.” diyeceklerdir. Önümüzdeki çarşambayı (09.09 2009) bekleyelim ama önce bazı şeyleri tekrar gözden geçirelim.



Dünya hayatında büyük bir satranç oyunu oynandığına inanan birçok insan var. Bu oyunun tarafları konusunda değişik görüşler olmakla beraber bunların çoğunluğu birkaç isim altında toplanabilir: Amerika, İsrail, Rusya, Çin, Birleşik Krallık, Masonlar, İlluminati, Vatikan, Opus Dei, Siyonizm, küresel sermaye vs… Bu isimler ile bu büyük satranç oyununun açıklanabileceğine inanmıyorum. (Keşke Oktan Keleş Bey “Satranç’ın sırrı ve tarihçesi”ni deşifre etse de bizde bu işi derinlemesine kavrayabilsek… Oktan Abi “Ademname” kitabını yazana kadar beklememiz gerekecek herhalde…) Yukarıdaki isimlerle oyunu algılamaya kalkmak -ne kadar iyi niyetli olursanız olun; ne kadar firaset ehli ve vizyonlu olursanız olun; ne kadar vatanperver ve hakikat arayıcısı olursanız olun- sizi doğru sonuca ulaştırmayacaktır. Tıpkı gömleğinizin ilk düğmesini yanlış ilikleyip sonrakileri doğru ilikleseniz de yakanızdaki son düğmenin yanlış yerde olması gibi… Öncüllerimizi doğru keşfetmek çok önemli




Oktan Keleş’in “Melâmi Savaşları” kitabında (sh.195) 20 maddelik bir şema var. Bu satranç oyununu anlamak isteyen herkesin bu şemayı içselleştirmesi, hatta ezberlemesi ve bu gözlükler ile hadiseleri okumaya çalışması gerektiğine inanıyorum. Masonlar konsepti eskimiştir ve eksiktir. Evet, Masonlar vardır ve önemlidir. Ama şemada göreceğinizi gibi asıl teşkilat ve beyin yanında, zurnanın son deliği bir takım çömezlerdir. Siyonistler ve İsrail vardır ve çok çok önemlidir. Ama satranç sadece Ortadoğu coğrafyasında oynanmamaktadır. Ne bugün ne de tarih boyunca… İnsanlığın en büyük düşmanı ve şu dünya sahnesinin kurulmasının en büyük müsebbiplerinden biri olan Şeytan acaba insanları saptırma vazifesini sadece bu coğrafyada mı icra ediyor? Dünya nüfusunun çoğu semavî dinlere inanmıyor. 7 milyara yakın insan nüfusunun yarıdan fazlası putperest. Ve günümüzde pazarlanan yeni din; Yeni Çağ’ın (New age) dini neo-putperestlik. (bu konuya da ileride değineceğiz inşallah.) Peki bu coğrafyada Şeytan’ın ve askerlerinin hiç mi payı yok? Neden günümüzde Kabalacılarla Uzakdoğu dinlerini ortak görüyoruz çok yerde? Niye aynı yayınevleri iki gurubun kitaplarını beraber basıyor?


Şeytan müşahhas bir varlık olarak dünyada olaylara müdahil bir varlıktır. Binlerce yıldır oluşmuş olan bir tecrübe birikimi vardır insanoğlu hakkında. Damarlarında dolaştığı insan denen bu varlığın psikolojisini çok iyi bilmekte. (Acaba Freud ile hiç teşriki mesaisi oldu mu?) Birçok ideolojilerin, sanat ekollerinin ve felsefelerin arkasından bu melun varlık vardır. Oktan Keleş’in “Melekler Ağlarken” kitabında belirttiği gibi kendisinin cinlerden ve insanlardan oluşmuş bir ekibi, bir “hizbi” vardır. İnsanlardan oluşan bu çekirdek teşkilata biz Şeytanîler diyoruz. Masonların üst seviyesindekilerin dahi birer titan, birer -haşa- Tanrı olarak algıladıkları kişiler bunlar. Siyonistlerde bunların uşaklarıdır, İsrail Devleti de… (Bu adamların felsefesini “Melami Savaşları” ve “Melekler Ağlarken” kitaplarında bulabilirsiniz.) Şeytan ile bire bir muhatap olan bu kişilerin sayısı 9 ‘dur. Dokuz rakamının bunlar için neden bu kadar önemli olduğu Erol Derman Bey tarafından, Oktan Keleş’in kitapları referans alınarak açıklanmıştı: http://www.netpano.com/makale/?makale=1009




(Solda 9 Nazgul)





Şimdi ise bu 9 rakamını insanlığın zihnine kazımak istiyorlar. Tabii ki sayının kendisinde herhangi bir şeytanîlik ya da uğursuzluk yok. Bu onların takıntısı. Ama, özellikle şu anda çocuk yaşta olan neslin (Onlar için Şeytan krallığına giden ara nesil. “Melâmi Savaşları” kitabına bakın.) zihnine bu 9 rakamını kazımak istiyorlar. Onları savaşlardan, küresel ısınmadan, her türlü felaketlerden koruyacak bu kahramanlar (Heroes, Kyle XY, X Men) bu rakam ile kodlu. Oktan Keleş’in Turgay Güler ile Sıradışı programında ve yakında çıkacak olan “Asâ: Bir Meczubun Rüyası-4” kitabının Mehdi ile alakalı bölümünde ve kitabın bitiş kısımlarında ifade ettiği bir şey var: Şeytanîlerin tabî olmayan yollardan oluşturacakları suni felaketler ve çıkaracakları -sözde- “Kurtarıcılar”… Turgay Güler’in programında Marduk safsatası ve 2012 yılı hakkında konuşurken “Ya dünyanın bir yerine bir nükleer bomba atsalar ve bunun için de ‘Marduk çarptı!’ deseler, kim bilecek bunun Marduk mu yoksa bir nükleer bomba mı olduğunu?” demişti.



Şimdi konunun en can alıcı noktasına geldik: Yani 09-09-2009’a… Bu tarihte bir film vizyona girecek. Bir animasyon… Daha çok çocuklar için (Ara nesil). Bilin bakalım adı ne bu filmin? Filmin adı çok kısa: “9” Tanıtımdan:





Tim Burton’dan bir animasyon klasiği adayı daha 9.9.2009’da yine 9 ismiyle sinemalarda olacak.







Filimde, “9 doğduğu zaman, kendini kıyamet sonrası dünyada bulur. Tüm insanlar yok olmuştur ve o da kendi gibi insanları da yok etmiş, kendilerinin de peşinde olan makinelerden kaçan diğerlerini şans eseri keşfeder. Saklanmak boşunadır. Hayatta kalmak istiyorlarsa karşı atağa geçmeli ve makinelerin kendilerinden ne istediğini anlamalıdırlar. Medeniyetin devamı sadece onların elindedir.”



Evet -sözde- kıyamet sonrası dünyayı kurtaracak olan kahramanlar. Bu kahramanlar bir insan tarafından yaratılmış. Geleceğimiz onlara bağlı imiş. Zaten fragmanın sonunda “9. You shall protect the future.” yani “Dokuzlar! Geleceği korumalısınız.” deniyor. Filmin mottosu da “Our life is ending. Life must go on.” yani Ömrümüz sona eriyor. Hayat devam etmeli.”



Yukarıdaki resimde kahramanımızın elinde bir asâ ve ucunda bir ışık. Bir ışık taşıyıcısı. Karanlık dünyamızı aydınlatacak ışığı onlar taşıyorlar. Aynı Lucifer gibi (Şeytan’ın isimlerinden biri. Latincede “Lucifer” kelimesi “Işık Getiren” (lux, lucis, “ışık”, ve ferre, “getirmek”) anlamına gelmektedir. Aynı zamanda İlluminati “aydınlanmış olanlar” manasına geliyor. Şeytan ve yandaşları her zaman insanları gerçek ışıktan, nurdan mahrum etmek için ışığın sahtesi ile kendilerini pazarlamışlardır. İçindeki nuru kaybeden insanları Las Vegas’ın ışıl ışıl dünyası ile kandırması gibi…)



Peki üzerinden dumanlar tüten, fabrikaya benzer, farklı uzunluklardaki üç bacalı ya da üç kuleli yapı… Size tanıdık geliyor mu?







Film Hollywood’un meşhur “sihirbazı”, Disney stüdyolarından yetişmiş Tim Burton. Ve metafizik boyutları da olan, aydınlığın ve karanlığın savaşçılarını ve örtük savaşlarını konu aldığı “Night Watch”, “Day Watch” filmlerinin beyni Timur Bekmambetov.





Tim Burton Timur Bekmambetov





Ne şirin değil mi? Dokuzların başı elinde asâsı ile… Tam bir bilge öyle değil mi… Yoksa Baş Şeytanî mi?


Anne babaların, çocukları konusunda çok ama çok dikkatli olması gereken bir dönemdeyiz. Özellikle 2012 sürecinde… 9 Eylül 2009 Çarşamba’ya bir hafta kala merakla bekliyorum. Bakalım başka enteresanlıklar, mucizeler (!) vs… olacak mı? Benim gözümden kaçabilir. Ama siz okuyucularımız, herhangi bir şeyin farkına varırsanız, bizi de haberdar edin lütfen?


Tarihin bu en büyük ilizyonunu önümüzdeki seneler beraber yaşayacağız. Oyun ne kadar büyükse o kadar dikkatli olmamız ve gözlerimizin de o nispette Allah’ın nuruna mazhar olması gerekiyor. “Müminin ferasetinden korkun. Zira o, Allah’ın nuru (gerçek ışık) ile bakar.”



* “9” filminin fragmanı: http://www.chip.com.tr/video/9-Dokuz_675.html



* Dokuzla alakalı bir başka felaket ve uzaylı filmi. Yine bu sene vizyona girmiş: http://www.district9movie.com/





District 9’nın fragmanı için: http://www.chip.com.tr/video/district-9-trailer_1104.html



* 2009 yılında gösterime girecek bir film daha var. Bir müzikal. Kadrosu epey janjanlı. Filmin adı yine “Nine” (dokuz).



———————–


(*)


Nazguller, J. R. R. Tolkien’in kurgusal Orta Dünya evreninde Sauron’un en şeytani hizmetkarları olan hayaletlerdir. Kelimenin kökeni, Kara Lisan’da nazg (yüzük) ve gûl (hayalet, tayf) kelimeleridir. Bu yüzden kendilerine Yüzüktayfları denilir. Diğer adları, Kara Süvariler, Dokuz Süvari ya da kısaca Dokuzlardır.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir