Mahir Kaynak Senaryo’yu Yazdı

ABD’de bir büyükelçi Irak müdahalesinin gerekçelerinin doğru olmadığını söylüyor ve yönetimden birileri de, intikam amacıyla, büyükelçinin karısının CIA ajanı olduğunu basına sızdırıyor.

Savcılık hemen harekete geçiyor ve ajanın kimliğini sızdıranlar hakkında kovuşturma başlatıyor. İşin ucunun Başkan Bush’a kadar uzanacağı, Nixon gibi, Bush’un da görevden ayrılmak zorunda kalacağı söyleniyor. Ancak birileri ajanın kimliğini sızdıranın Başkan Yardımcısı Cheney’in danışmanı olduğunu ve onun da töhmet altında kalacağını iddia ediyor.

Bu hikaye akla aykırıdır. Çünkü bir büyükelçi ülke yönetiminin belli siyasi hedeflere varmak için kurgular hazırlamasına alışkındır ve bunu olağan dışı bir olay saymaz. Üstelik Irak’a müdahalenin gerekçelerinin gerçek olmadığını, dönemin dışişleri bakanı da dahil olmak üzere, bir çok kişi söylemektedir ve kendisinin beyanı önemli bir katkı sağlamaz. Büyükelçi gereksiz bir gevezelik yapsa bile, buna karısının CIA ajanı olduğunu açıklayarak misilleme yapmak için budaladan da öte olmak gerekir ve o düzeydeki insanlardan böyle bir davranış beklenmez. Nitekim ajanın adını sızdıranlar çok ağır bir mahkumiyetle karşılaşacaklardır ve olay bir intikamı değil bir intiharı andırmaktadır.

Ayrıca o düzeydeki bir savcı, ülkesinin hayati çıkarları söz konusu olduğu zaman, salt hukuk mantığıyla hareket etmez ya da ettirilmez. Bu nedenle olayı söylenenler çerçevesinde incelemeyeceğim ve bir senaryo yazacağım.

***

ABD’yi yönetenler bir politika değişikliğinin gerekli olduğunu düşünmektedir. Zaten Neo-Con fantezilerinin doğruluğuna başından beri inanmamaktadırlar ama onların temsil ettiği gücün desteğini almak zorunda kalmışlardır. Rice’ın dışişleri bakanı olması bu değişikliğin ilk adımıdır ancak Bush’la özdeşleşen bu politikanın onun tarafından köklü bir biçimde değiştirilmesi mümkün görünmemektedir. Geçmişte de Vietnam politikasının değişmesi için Nixon’ın feda edilmesi gerekmiştir. Şimdi benzer bir durum söz konusudur.

Eğer başkan görevi bırakır ve kural gereği Cheney görevi devralırsa her şey yoluna girecek ve ABD kaybedeceği anlaşılan bir mücadeleyi bir zafere dönüştürebilecektir. Politikanın değişmesi için başkanın değişmesi gerekmektedir. Bunun yolu da, geçmişte olduğu gibi, başkanın halkı aldatması ve özür dileyip bir kenara çekilmesi olabilir.

Bazı bürokratlar anlamsız işler yaparak savcının önünde hesap vermeye ve bunun siyasi sorumluluğu yukarılara doğru tırmanmaya başlarsa iki ihtimalden biri söz konusu olur. Ya ABD çok sıradan insanlar tarafından yönetilmektedir ya da yönetim, her şart altında, bir çıkış yolu bulabilmektedir.

Ancak, her oyun gibi, bu da tek taraflı bir oyun değildir. Cheney – Rice ikilisinin oyun biçimi demokratları endişeye sevk etmektedir. Üstelik büyük ölçüde yıpranmış bir siyasi çizginin yenilenmesi ve adeta küllerinden yeniden doğması istenmemektedir. Yapılacak en iyi şey olayın sorumluluğunu Cheney’e yüklemek ve alternatifi imkansız kılmaktır. O zaman Bush tüm yıpranmışlığıyla göreve devam edebilir ve dünya ölçeğindeki büyük mücadele ulus devleti savunanların yenilgisiyle sonuçlanır.

Senaryonun sonunu yazmak son derece zor. Eğer bu bir film kurgusu olsaydı Bush’un dokunaklı bir konuşmayla görevi bıraktığını yazardım ve kimse benden hesap sormazdı. Ama bu hikayenin nasıl biteceği tüm dünyayı ve özellikle Türkiye’yi derinden etkileyecektir.

Olayların nasıl gelişeceğini tahmin edemeyebiliriz ama bu büyük mücadelede alışık olmadığımız sahnelerle karşılaşmamız sürpriz sayılmamalıdır. Zaten olayları yorumlarken gelişmelerin mücadelenin şanına layık olması gerektiğini düşünüyorum ve karşılaştığımız hiçbir şey sıradan olamaz diyorum.

Biraz sabredersek her şey gün yüzüne çıkacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir