Malum Medya Hangi Konuda Çıldırıyor

’Kirli Kampanya’ sahiplerine açıkça soruyorum: Gül’ün kusuru ne? YERLİ ve “Bu Milletin Evladı” olduğu için mi fedakarlık edecek?

Köksal Toptan’ın Meclis Başkanlığı Abdullah Gül’ün Çankaya adaylığı için “işaret fişeği” anlamına geliyor. “Devletin zirvesindeki üç ismin de eşleri türbanlı olur mu?” itirazları vardı ya; Toptan’ın seçilmesiyle birlikte bu “kirli propaganda”yı yapanların ağızlarındaki “laik sakız” alınmış oldu…


’Medyanın Amiral Gemisi’ Hürriyet -AKP’nin Toptan’ı tercih etmiş olmasını dün kasten tersinden okudu: “Erdoğan uzlaşma yönünde ilk adımı attı. Şimdi sıra Çankaya için uzlaşmada” diyerek kamuoyunu yanıltma çabasını sürdürdü.


Hürriyet, yıllardır “psikolojik harekat” merkezi gibi çalışır. Gazete, Erdoğan’ın çevresine “Kriz değil iş istiyorum” demesini bile “Çankaya’ya tartışma yaratmayacak isim arıyor” bağlamında yorumlamayı başardı!


Hürriyet’in kaptan köşkündeki zat ise Abdullah Gül’e “Sessiz Dilekçe” yazmak suretiyle Gül’den “fedakarlık” istedi! Ne var ki, yazısının hiçbir yerinde Gül’ün “hangi nedenden dolayı fedakarlık yapması gerektiğine dair” tek kelime yok: “Gül’ün çekilmesini haklı kılabilecek” tek makul cümle dahi kuramamış!


Uzlaşma ve Fedakarlık: Son dönemin en fazla istismar edilen iki sözcüğü! Bu kelimeler “dayatma”nın sembolü haline geldiler. “Fedakarlık” talebi zırvadır. Bu isim altındaki “Milli İrade” Karşıtı Kumpas, 367’nin amcasının oğludur. “Azgın azınlığın” son numarasını izlemekteyiz…


Hürriyet’in Yayın Yönetmeni “Gül fedakarlık yapar, uzlaşma kapısını açarsa Türkiye’nin önü açılır. Fert başına 10 bin dolarlık Türkiye hedefine koşmaya başlarız” iddiasında…


Bu tez zerre kadar gerçeği yansıtmıyor. Abdullah Gül’ün Çankaya’ya çıkması asla bir rejim krizi doğurmaz. Tersine hep sözünü ettiğim Türkiye’nin “Yeni Gidişatı”na en uygun adım olur…


Ayrıca, Hürriyet Kaptanı’nın bu “dolar hesapları” konusunda “iyi hal kağıdı” bulunmuyor. Hatırlarsanız tezkerenin reddedilmesi üzerine “öldük/bittik/mahvolduk” edebiyatı yapmış: “ekonomimizin çökeceğinden/doların acayip fırlayacağından/iki nesil kaybedeceğimizden” dem vurmuştu. Dediklerinin hiçbiri çıkmadı…


Bakınız, Türkiye’deki asıl resmi görebilenler için tezkerenin reddi ile ekonomik kriz çıkmaması arasında “kelebek etkisi” bağlamından çok daha yakın bir ilişki var.


Bir başka dikkat çekici husus ise şu: “Tezkerenin En Hızlı Silahşoru” şimdi de Gül’ün adaylığına karşı en dayanaksız/en güdüleyici kampanyayı yürütüyor!


***


Egemen Medya’da Gül’e yapılan saldırı kampanyası “gerçek dışı haberler” temelinde yükseliyor: Vatan hiç sıkılmadan “Basının bilip de yazmadığı gerçek” manşeti ile “Erdoğan ile Gül arasında sinir harbi olduğunu, Başbakan’ın Gül’ün adaylıktan çekilmesi için aracılar koyduğu” yalanını yazabildi. Aynı gazete “Erdoğan istikrar ve uzlaşma için Gül çekilmeli ısrarını koruyor” diyerek “kamuoyunu yanıltma” misyonunun gereğini yerine getiriyor!


“Gül’e çekil baskısı artıyor”dan, “Arınç Gül’e ısrarcı olma dedi” gibi haberlere kadar bir dolu fabrikasyon yayın ortalıkta dolaşıyor. Gül’ün adaylığını “Hayra vesile olmaz” diyerek “TSK ile tehdit eden” kışla yazarları da var: Basında pişirilen Gül Karşıtı Yemek BU MİLLETİ zehirlemek içindir!


’Kirli Kampanya’ sahiplerine açıkça soruyorum: Gül’ün kusuru ne? YERLİ ve “Bu Milletin Evladı” olduğu için mi fedakarlık edecek?


Egemen Medya için en büyük sorun “Milli İrade”nin tecellisidir. Basındaki bu hasmane tavır, İsmet İnönü’nün Kurtuluş Savaşı esnasında bir grup subaya “Unutmayın bu millet düşmanınızdır” diye konuşması ile aynı temelden beslenir!


Tamer Korkmaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir