Mars Projesi Neyi Gizliyor

A.B.D Devlet Başkanı George W. Bush, Ay’da bir üs kurmak ve mars’a insan göndermek amacını güden Mars projesini uygulamaya koyduğunu tüm dünyaya duyurdu. Çok geniş kapsamlı olan bu projenin sadece Mars Projesi bölümü, A.B.D’ne 1 trilyon dolara mal olacakmış. Bu da yaklaşık 1.4 kentilyon (1.400.000 trilyon) Türk lirası ediyor

CIA’nın 2003 Dünya Yıllığı verilerine göre; A.B.D’nin toplam yüzölçümü 9,629,091 km²., toplam nüfusu 290,342,554 kişi olan bir ülke. Yine aynı yıllığa ait verilere göre; ülkenin yıllık gayri safi milli geliri 10,4 trilyon dolar. Kişi başına düşen milli gelir, 37.600 dolar. Yıllık bütçesinde 1,9 trilyon dolar gelir, 2 trilyon dolar gideri var (106 milyar dolar bütçe açığı). Yıllık 687 milyar dolar ihracat, 1,1 trilyon dolar ithalat yapıyor. 276,7 milyar dolar yıllık askeri harcaması var. Dış borçları, 1995 yılı itibariyle de 862 milyar dolardı, bugün ise 1 trilyon dolara yaklaşıyor. Yani bir bakıma yıllık bütçe giderleri gelirlerinden fazla. Üstelik yıllık bütçe geliri kadar  dış borcu var. Bu kadar borç içinde olan ve sürekli bütçe açığı olan bir ülke, bütçesinden fazla bir parayı, Mars Projesi için NASA’nın istediği 1 trilyon dolar parayı nereden bulacak? Hem de insan hayatının olmadığı kızıl gezegen olarak bilinen Mars’ta ne bulacak? A.B.D, yoksa Mars’ta define mi buldu da, kimse bilmiyor.


A.B.D’nin astronomik rakamlar içeren Ay’da bir üs kurmak ve Mars’a insan gönderme projesi acaba gerçekçi mi? Yoksa A.B.D’nin ortaya attığı kocaman bir yalan mı? Bunun cevabını bulmak için A.B.D’nin uzay çalışmalarına kısa bir göz atmak gerekiyor.


A.B.D, bugün için dünyanın en büyük ülkelerinden birisi. Tartışılmakla beraber dünyanın süper güçlerinden birisi olduğu bir gerçek. Teknolojik üstünlüğü tartışılmaz boyutta ileri. Ancak bu tartışılmaz teknolojik üstünlük sınırsız değil. Elbette A.B.D teknolojisinin de bir sınırı var. A.B.D, uydu çalışmalarında en önde gelen bir ülke. Bu çalışmalarda NASA’nın katkıları elbette büyük. Uydu teknolojisinin gelişmiş olması, Ay’da bir üs kurmak veya Mars’a insan göndermek demek değil elbet. Dünyayı gözetleyen uyduların tümü, dünyanın çekim gücünün dışına çıkmıyor. Öte yandan uydu teknolojisinin yararları çok büyük. Başta iletişim ve dünyayı gözetlemek için uydular kullanılıyor. Ayrıca askeri ve meteorolojik amaçlı uydular da var. Yeryüzünden fırlatılan her uydu, büyük maddi gelir sağlıyor. Yani fırlatılan her uydu, kısa sürede maliyetini kurtarıyor. Ancak Ay ve Mars projelerinde gelir yok. Sadece ve sadece gider var. Temel devlet felsefesi, para olan A.B.D, geliri olmayan sadece gideri olan bir projeye nasıl evet diyebilir? Bunu anlamak mümkün değil. Bilim için mi? Elbette değil. Peki ne için projeye evet diyor? 


A.B.D’yi yöneten ve yönlendiren kurum, kuruluş ve şahsiyetler, ülkenin diğer ülkelerden üstün ve süper güç olduğunu kabul ettirmek zorunda. Çünkü A.B.D’nin bugün iç ve dış politikası, bu görüntü ile ayakta duruyor. Nitekim bugün çoğu dünya ülkeleri, A.B.D’nin süper güç olduğunu kabul ediyor ve sömürmesi için ses çıkarmıyorlar. A.B.D ise, efendiliğini kabul
ettirdiği ülkeleri kolaylıkla sömürüyor ve yıllık bütçelerini dengelemeye ve ayakta durmaya çalışıyor. Bunu gayet iyi bilen A.B.D yöneticileri, sık sık blöfe başvuruyorlar. Bunu Ay’a insan gönderme konusunda da başvurmuşlardı. Ancak bu blöf, yıllar sonra, yine A.B.D’nin bilim adamları tarafından açığa çıkarılmış ve NASA yetkilileri de, Ay yolculuğu ile ilgili tüm haber ve fotoğrafları, internet sitelerinden kaldırmışlardı. Peki durum böyle iken, A.B.D, yeniden Ay ve Mars projelerini neden gündeme getirdi? Bunun iki cevabı olsa gerek. Birincisi, Başkan Bush, Afganistan ve Irak işgali ile, hem iç ve hem dış politikada epeyce yıprandı. Yeniden başkanlık seçimlerini kazanması hayli zor görünüyor. Bu nedenle, Amerikan kamuoyunun dikkatlerini başka bir yöne çevirmek gerekiyordu. Bu nedenle Ay ve Mars projeleri gündeme geldi. İkincisi, A.B.D’nin ekonomisi yıl geçtikçe kötüye gidiyor ve gittikçe hızla çöküşe gidiyor. Çünkü dünyada bulunan A.B.D’nin sömürdüğü ülkelerde uyanış hareketi gözleniyor ve bu uyanışı A.B.D yöneticileri fark ediyorlar. Bush, hem ikinci defa başkan seçilmek için ve hem de sömürge ülkelerdeki uyanışı sindirmek için, imkansız olan Ay ve Mars projelerini tüm dünyaya duyurdu.


NASA yetkilileri,  Mars projesinin ön çalışmaları olarak nitelendirilen Spirit adlı uzay aracının 16 Ocak 2004 tarihinde, Mars’ın yüzeyine yerleştiği ve Mars’tan fotoğraflar göndermeye başladığını duyurdular.  Bilindiği üzere, NASA, Spirit adlı uzay aracını, Cape Canaveral Uzay İstasyonu’ndan 10 Haziran 2003 tarihinde fırlatmıştı.


Bilim adamları tarafından merak edilen kızıl gezegen Mars, aynı zamanda çok sayıda UFO hikayelerine ve bilimkurgu filmlerine konu olmuştu. NASA yetkilileri de, 2003 yılında ilk insanlı uzay gemisi Mars’a göndermeyi planlamışlardı. Ve yaklaşık 2015 yılında Mars’ta otel ve araştırma merkezi yapımı tamamlanacaktı. Daha sonraki yıllarda ise, çalışmalara maddi destek sağlamak amacı ile, zenginlere marsta tatil imkanı sunulacaktı.  Mars’a yapılacak olan yolculuğun yaklaşık olarak 18 ay kadar süreceği hesaplanmıştı. Ancak her nedense, Spilit uzay aracı büyük bir gayret sarfetmiş ve bu yolculuk 7 ay 6 günde tamamlanmış oldu. Bu iş nasıl oldu? Oldu işte.


A.B.D’nin Ay ve Mars sevdası,  1961`de uzaya insan göndermeyi öneren eski başkan John F. Kennedy ile başladı. Baba Bush 1989`da Ay`da daimi üs kurma önerisinde bulundu ve oğul Bush ise daha da ileri giderek Mars’a insan gönderip koloni kurma projesini geliştirdi. Bu proje gerçekleştirilir mi bilinmez amma  bugüne kadar Ay`da üs konusunda tek adım atılamadı.
   Bush’un Ay ve Mars projeleri ile ilgili olarak, dünya medyasında çeşitli söylentiler dolaşmaya başladı bile. Bunlar arasında en ilginç olan dedikodular şunlar; Güya 2010 yılında dünyaya dev bir meteor çarpacakmış ve herkes ölecekmiş. NASA bu yüzden Mars Projesi üzerindeki çalışmalarını hızlandırmış. Böyle bir çarpmadan kurtulmak için Amerikalılar Mars’a yerleşeceklermiş. Bir başka söylenti ise, tüm dünyaya Mars`tan diye gösterilen görüntüler aslında film stüdyosunda çekilmiş. Bir
başka abartılı söylenti ise, A.B.D zaten yıllar önce Mars`a gitmiş. Hatta ileride, Yıldız Savaşları’nda kullanılmak üzere Mars`ta kocaman kocaman  üsler  inşa etmişler. Eee ne demişler; “Horozu bol olan köyde sabah erken olurmuş”. İletişimin hızlı ve insanlardaki bilgi düzeyinin  gittikçe arttığı bir dünyada, yalanlar ve blöfler çok erken fark ediliyor artık.


A.B.D’nin Ay ve Mars projeleri gerçek olur mu, olmaz mı bilinmez amma Nasrettin Hoca’nın şu fıkrasından alınacak çok dersler var. Nasrettin Hoca’ya köylüler bir gün gelmişler ve demişler ki;


– “Hocam sen Allah’ın sevgili kulusun. Ne olur, bir gün şu mezarlığa git ve bir gece boş bir mezarda yat. Bize öbür dünyadan haberler getir. Biz de hazırlığımızı ona göre yapalım”.


Hoca düşünmüş taşınmış ve köylülerin ısrarlarına dayanamamış ve teklifi kabul etmek zorunda kalmış. Akşam olunca köyün mezarlığına gitmiş ve boş bir mezarın içine uzanıp yatmış. Gece olmuş. Mezarlığa, çaldıkları fincanları yükledikleri katırlar ile  haramiler gelmiş. Haramiler başlamış kendi aralarında sohbet etmeye.  Konuşmaları tam olarak duyamayan hoca, meraktan mezardan kalkmış ve başını dışarı çıkarınca, fincan yüklü katırlar ürkmüş ve kaçmaya başlamışlar. Katırları kaçıran haramiler, hocayı yakalamışlar ve sabaha kadar dövmüşler. Sabah olunca yara bere içinde hoca köye gelmiş. Köylüler merak içinde hocaya sormuşlar;


-“Hocam öbür dünyada ne var, ne yok?” Hoca bir ara duraklamış ve köylülere şu cevabı vermiş;


-“ Öbür dünyada, fincancı katırlarını ürkütmezsen önemli bir şey yok”


Kıssadan hisse. NASA yetkilerine şu soruyu sormak gerekiyor;


-“ Mars’ta ne var, ne yok?”. Umulur ki, NASA yetkilerinin cevabı, Nasrettin hocanın cevabından farklı olmayacaktır;


-“ Bu dünyada fincancı katırlarını ürkütmezseniz, önemli bir şey yok.”


Peki dünyadaki fincancı katırları ve haramiler kimler? Bunları bilmeyen var mı? Mısırdaki sağır sultan bile duydu. Eğer siz hala duymadıysanız ve bilmiyorsanız, söyleyecek başka sözümüz yok.

http://www.ramazanozey.net

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir