Masonlar Yalanla Yaşamaktan Vazgeçsinler

Süleyman Demirel 1964’te mason olmadığına dair Loca’sından “yalan” bir belge almasaydı belki Adalet Partisi başkanlığına seçilmeyecek, 35 yıl Türkiye’nin kaderinde söz sahibi olmayacaktı.

Böyle bir şey gerçekten oldu mu?
Aradan kırk yıldan fazla zaman geçmesine rağmen ne Demirel ne de masonlar bu olayın gerçek yüzünü açıklamadı.

Büyük inkâr
O günden bu yana ikisi de büyük bir inkârı yaşıyorlar.
Birçok canlı şahidi olan bu olayın gerçekten olmuş olduğunu ben de bir mason dostumdan dinledim.
Kısa bir süre önce aldığım mektupta da şu ayrıntılar var:
“Olay doğrudur. Süleyman Bey’e böyle bir belge verilmiştir ama yalan bir belge değildir verilen. Süleyman Bey’e istifa etmesi söylenmiş ve istifa ettikten sonra ’Süleyman Demirel derneğimiz üyesi değildir’ şeklinde bir belge verilmiştir.”
Demirel 1955’ten itibaren masondu. Açıklamak için değil, gizlemek için yazılan bu mektup, gerçeğe uyguladığı estetik ameliyatla yapılan işe ek bir ahlaksızlık boyutu getirdi. Nitekim bunu hazmedemeyen bir grup mason 1965’te kopup ayrı bir loca kurdu.
Masonların bu büyük aldatmacası olmasaydı Demirel cumhurbaşkanı ve yedi defa başbakan olabilecek miydi? Bu konuda spekülasyon yapmak abes.
Abes olmayan, yalanla ne kadar rahat yaşayabildiğimiz. Ve aradan 45 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen ne kadar az şeyin değiştiği.
Pazar günkü Hürriyet masonların ikinci bir bölünmenin eşiğinde olduğunu yazdı. Masonların yeni Başüstadı Asım Ak’in, bir önceki Başüstat Kaya Paşakay ve birkaç üst düzey yöneticiyi yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla masonluktan attı.
Eski başüstadın taraftarları yeni başüstadı kıskançlıkla suçluyor. Anlaşılan onları daha fazla kızdıran şey Paşakay’ın ne yaptığı veya ihracı değil olayın basına sızdırılması. Bir mason Hürriyet’e “Asıl kendileri böyle bir rezalete meydan vererek masonik ilkelere aykırı davrandılar” dedi.

’Biz verirdik’
Ve ardından şu akıl almaz cümleler: “Keşke bunu yapmasalardı. Para yediyse dahi biz ne kadar gerekiyorsa cebimizden verirdik.”
Yani, parayı verip olayın üzerini kapatmak dururken “yolsuzluk” açıklanıp masonluk rezil edilmemeliydi.

Kötü örnek
Masonluk büyük paraların döndüğü bir yerdir. Masonluğa girilirken, bir üst derceye çıkılırken, merasimlerde, periyodik toplantılardan sonra hep para ödenir. Ama muhasebe ve kontrol ilkeldir.
“Orası Genelkurmay gibidir” dedi bir dostum. “Başüstada ne yaptığı sorulamaz.”
Türkiye’de uluslararası muhasebe şirketleri var. Bunlardan herhangi biri hem (varsa) yolsuzluğu ortaya çıkarır hem de ileride tekrarlanmaması için sistem kurar.

Masonlar yalanla yaşamaktan vazgeçsinler. Kötü örnek oluyorlar

Metin MÜNİR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir