Memleket Elden Gidermi ?

Aslında bu soruyu bizler değil, Türkiye’nin her köşe bucağındaki dost meclisleri ve Memleketi her gün kurtaran ! çeşitli kişi ve kurumlar yapıyor.
Memleketin mutlaka sahipleri vardır ve onlar gerekli çalışmalar mutlaka yaparlar, zihniyetinin yanında her Türk vatandaşının da kendine göre yapacağı bir iş mutlaka vardır. Vatandaşımız ; her gün sokağında biriken çöplerden şikayet eder,Haberleri izlerken kızar etrafına bağırır ama ‘Gel kardeşim madem böyle bir tepkin var tut şu işin uçundan gir bir sivil toplum örgütüne veya al eline bir kağıt kalem dilekçe yaz şikayetini bildir’ dersek acaba kaç kişiyi bulabiliyoruz. Tepkisiz bir toplumda yaşamamıza rağmen bizler tepkimizi dile getirmekten vazgeçmeyelim.Türkiye’de ne kadar STK (Sivil Toplum Örgütleri) çoğalırsa demokrasinin daha yaygınlaşacağına inanıyorum. Yakın tarihimizde “Mustafa Kemal’in Bursa Söylevi” olarak anılan konuşmayı da tekrar okunmasında fayda görerek satırlarıma alıyorum
“Türk gençliği, devrimlerin ve rejimin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır; rejimi ve devrimleri benimsemiştir. Bunları zayıf düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu, ‘Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır’ demeyecektir. Hemen müdahale edecektir; elle, taşla, sopayla ve silahla, nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır. Polis gelecektir, asıl suçluları bırakıp suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç ‘Polis henüz devrimin ve cumhuriyetin polisi değildir’ diye düşenecek, ama asla yalvarmayacaktır. Mahkeme onu mahkum edecektir. Yine düşünecek: ‘Demek adliyeyi de islah etmek, rejime göre düzenlemek gerek.’ Onu hapse atacaklar. Yasal yoldan itirazlarını yapmakla birlikte bana, İsmet Paşa’ya telgraflar yağdırıp haklı ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayırılmasını istemeyecek. Diyecek ki, ‘Ben inancımın ve kanımın gereğini yaptım. Müdahalemde ve hareketimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem bu haksızlığı yaratan nedenleri ve etmenleri düzeltmek de benim görevimdir.’
İşte benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği…”



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir