MERDİVEN ALTI ÜRETİM ÖNLENEBİLİR Mİ?

Bir hafta önce oturdum kendi kendime şöyle bir araştırma yaptım. Şu ana kadar acaba hangi sektörle röportaj yaptım, hangi sektörün haberlerini yaptım diye? Bir de baktım ki 5 yıl içinde 75 sektör yetkilisi görüşmüşüm ki bunların 50 tanesi sektörün dernek veya vakıf yöneticileriydi. Hemen hemen tüm sektörlerin dile getirdiklerin ortak sıkıntı şu: Merdiven altı üretim. Soruyorum sıkıntınız nedir? Cevap: “Merdiven altı üretimden şikâyetçiyiz.” Nedir merdiven altı üretim. Kısaca kayıt dışı çalışan, gerçekten de bazen merdiven boşluklarında, kirli-havasız dükkânlarda ya da gözden uzak kimsenin kontrol edemediği ya da kontrol etmeye kalksa canında olabileceği yerlerde üretim yapan işyerlerini kastediyorum. Canınız simit istedi aldınız sokaktan bir simit ya da çatal simit alıyorsunuz 40 kuruş pastaneden aldınız 60 kuruş. Diyelim ki işyerinizde çalışanlar için yemek vereceksiniz hemen yemek firmalarını arıyorsunuz size kişi başına 7–8 YTL fiyat verenler olduğu gibi 3–4 YTL fiyat veren de var. Peki, ya bu kadar olur mu diyorsunuz ama evet durum öyle hatta 2,5 YTL’ ye
3 kap yemek veren yemek firması dahi var…(Sakın sormayın hangi firma diye söylemen neme lazım oradan yemek-memek alırsınız işçilerin sağlığı bozulmasın:)) ) Yine çorap alacaksınız 5 tanesine 3 YTL veya 5 tanesine 5 YTL verebilirsiniz ama nerden? Mahmutpaşa’dan ya da Çarşamba pazarından. Niye bu kadar ucuz? Çünkü abi merdiven altı üretim var onun için diyeceklerdir?
Bilindiği gibi Türkiye’de vergilendirilebilir kayıtlı ekonominin yüzde 66,2’si kadar bir kayıt dışı ekonomi söz konusu. Yani, 118,9 katrilyon TL büyüklüğünde bir gelir kayıt altında değil. Vergilendirilemiyor. Hızlı tüketim malları sektöründe 50 yıldır faaliyet gösteren Unilever’in Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Karaca ile yapılan görüşmede en büyük rakiplerinin 7 milyar dolarlık büyüklüğe sahip olan merdiven altı üreticilerin olduğunu açıkladı. Karaca’nın bahsettiği 7 milyar dolar sadece kendi sektörünü kast ediyor. Düşünün sadece gıda sektöründe bu kadar merdiven altı üretim olursa gerisini siz düşünün artık.
Yine gıda sektöründe kullanılan 1 milyon ton tuzun sadece 300 bin tonu kayıt altında. Yani 700 bin ton tuzu, kayıt dışı merdiven altı üretim yapan firmalar piyasaya sürüyor. Kalite son derece düşüktür. Hijyen kurallarına uyulmadığı için de çok sağlıksız. Ancak yine de çok sayıda gıda fabrikası, rafine tuz yerine bu tuzları tercih ediyor. Ülkemizde hala tüketicilerin yüzde 74`ü orijinal fiyatların yüksekliği nedeniyle sahte ürün satın alıyor. Bunu söyleyen İzmit Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş, Peki, merdiven altı veya kayıt dışı ekonomi sağlıklı mı? Aman ucuz olsun da önemli değil dersek hem kendimizi hem de geleceğimizi tehlikeye atmış oluruz aman Allah korusun. Benim burada size sakın merdiven altı üretimden almayın, kayıt dışılıktan kaçının diyeceğimi sanmayın. Yok, öyle demeyeceğim. (Dememe gerek yok zaten siz nasıl olsa almazsınız, sağlınıza dikkat edersiniz) Sözüm diğer merdiven altı üretim yapmayan firmalara… Merdiven altı üretimi aslında KALİTELİ ÜRETİM YAPAN FİRMALAR ÖNLEYEBİLİR… Yani merdiven altı üretimden şikâyet edenler aslında merdiven altı üretimi de önleyebilirler. Nasıl mı?
Merdiven altı üretimi önlemek için, kaliteli üretim yapan firmalar kaliteyi vurguladıkları kadar TÜKETİCİYİ DE DÜŞÜNDÜKLERİ ZAMAN… Ee bu nasıl olacak? Aradaki fiyat farkı çok yüksek vatandaş bilerek veya bilmeyerek merdiven altına gidiyor? Tamam, kötü, sağlığa elverişsiz ama bütün bunlara biraz da MARKA olmuş firmalar sebep oluyor gibi geliyor bana. Siz ne dersiniz? Yani gerek gıda, elektrik, elektronik, hazır giyim ve hazır giyim firmaları marka için oluşturmak için milyon dolarlar harcıyorlar ama bu harcadıklarının yüzde 1’ini dahi merdiven altı üretimin önlenebilmesi için harcarlarsa daha iyi olur diye düşünüyorum. Özellikle bir araya gelerek hep beraber elbirliği içerisinde merdiven altı önlenebilir. Dediğim gibi büyük firmalar sadece markalarına ya da kalitelerine güvendikleri kadar tüketiciye nasıl daha ucuza ulaşabilirimi mutlaka düşünmeleri gerekiyor. Bunun çözümü için gerek görsel gerekse yazılı medya mutlaka kullanılarak tüketici bilgilendirilmeli, kamu kuruluşları ve yerel yönetimlerle işbirliği yaparak denetimi sadece zabıta veya kolluk kuvvetlerine bırakmadan eğitimle halledilebileceğini düşünüyorum. Çünkü her işyerine zabıta koyamazsınız, her insanın başına polis dikemezsiniz ama EĞİLİM’LE vicdan ve AKIL’a seslenerek bu işin çözülebileceğini düşünüyorum… Şimdi bana diyecekler ki efendim ama sadece bu şekilde olur mu? Vergi oranları yüksek onlar indirilmeli, KDV yüksek indirilmeli, elektrik, şu bu. Yok, SSK primleri tamam tamam… .Bunların hepsi doğru yüksek ve indirilmesi gerekiyor ama önce MERDİVEN ALTI üretimin zararlı olduğunu halka siz bir anlatın ondan sonra halk size müteşekkir kalsın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir