Mossad Hikayeleri

Hazır Kuzey Irakta Mossad’ın peşmergelere komando eğitimi verdiği ortaya çıkmışken ve sayın başbakanımızda Yeni Zelanda tatiline gitmişken biz de biraz Mossad’dan en güncel haberleri verelim.

Amerikanın eski Hindistan büyükelçisi John Gunther Dean tam seksen yaşında ve emekli olmasından yirmi sene sonra ağzındaki baklayı çıkartmış. Sayın emekli büyükelçi Pakistan’ın eski cumhurbaşkanı Ziya ül Hak’ın uçağının düştüğü dönemde Hindistan’da elçiymiş. Ziya ül Hakkı bir dönem eski cumhurbaşkanımız Evrenin yakın dostu olmasından ve seksenli yıllarda tek kanallı (ah eski güzel günler) televizyondan durmadan yayınlanan dost kardeş Pakistan programlarından hatırlayacaksınız.

İşte emekli büyükelçi çıkmış “Ziya Ül Hak’ın uçağını Mossad’ın düşürdüğünü öğrendim sebebi de Pakistan’ın nükleer silah üretmeye bir adım kalmış olmasıydı” demiş Bu bilgisini olayın olduğu dönem Washingtona’da bildirmiş ama başkentten takdir yerine hemen Amerika’ya dönme emri almış ve arkasından aşırı çalışmaktan kafayı üşüttüğü yönünde bir sağlık raporu verilip malulen emekli edilivermiş. İşin ilginci bu emekli büyükelçi Yahudi asıllı. Şimdi aradan yirmi sene geçtikten sonra çıkıp bunu basına açıklıyor ama nedense koskoca dünya medyasından bir tık bile yok.

Medya birilerinin elindeki güdümlü borazandır dediğimiz zaman kimse inanmıyor işte size ispatı. Bu arada yanlış hatırlamıyorsam bizim de bir paşamız helikopterinin düşmesi sonucu vefat etmişti, yıllar sonra bir başka Amerikan büyükelçi de çıkıp olayın arka yüzünü aktarır mı acaba. Çünkü o paşamızın Güneydoğuda düşündüğü politikalar hayata geçirilseydi Kuzey Irakta Kürt devleti zor kurulurdu. Gelelim ikinci haberimize. Iraktaki insan hakları ihlallerini izleme ağı isimli kuruluş Amerikan işgalinin başından bu yana Irakta binin üzerinde akademisyen ve aydının suikasta kurban gittiğini açıklamış.

Irak gibi nispeten az gelişmiş bir ülkede bin adet aydın ve akademisyenin yok edilmesi demek o ülkenin geleceğinin karartılması demektir. Burada benim nacizane fikrim Mossadın tam da bu işler için kurulmuş Metsada biriminin bu iş için ideal sorumlu olmasıdır. Çünkü Amerikanın sonsuza kadar Irakta kalamayacağını bilen İsrail için en güzel politika Irak’ın tüm bilim insanlarını ve insan kaynağını yok ederek gelecekte bağımsız bir devlet kurmasının önünü kesmektir. Mustafa Kemalin yanında bir tane bile yetişmiş adam olmadığını düşünün acaba Kurtuluş Savaşı kazanılabilir kazanılsa bile sonrasında bir devlet kurulabilir miydi.

Geliyoruz üçüncü haberimize. Eski İsrail kontra terör uzmanı Amos Guiora Ürdün’de meydana bombalı saldırılardan önce bu saldırılara hedef olan otellerden biri olan Radisson Otelde kalan İsrail vatandaşlarının dışarı çıkarılmasını analiz etmiş. Böyle bir durumun ancak yüzde yüz doğruluğuna inanılan bir istihbarat sonucu olabileceğini ama neden Ürdünlü yetkililerinde uyarılmadığını anlayamadığını söylemiş. Ben anlatayım o zaman. 11 Eylülden önceki gece ikiz kulelerdeki tüm İsrail vatandaşları ve Yahudi asıllılar neden binayı terk etmişse, İngiltere’deki metro saldırısından önce Londradaki tüm İsrail vatandaşlarına dikkatli olmaları mesajı neden çekilmişse sebep odur. Tüm bu olaylarda İsrail vatandaşlarının önceden uyarıldığını biz değil önce Amerikan ve İsrail gazeteleri söylüyor ama bir kişi de çıkıp sormuyor ki Mossad bu istihbaratı nereden almış ve neden sadece kendi vatandaşlarını uyarmakla yetinmiş. Son haberimizde bir gelecek kehaneti. Efendim İsrail askeri istihbarat başkanı Aharon Zevi Farkash buyurmuşlar ki eğer Mart ayının sonuna kadar İran’ın nükleer enerji çalışmaları konusunda bir şeyler yapılmazsa kendileri diplomasi dışı yollara başvuracaklarmış. Yani sevgili dostlar Mart ayından sonra İran’a bir Amerikan-İsrail saldırısı açık açık görünüyor. Planlarınızı buna göre yapın.
SERDAR KURU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir