MÜŞTERİ VELİNİMETİMİZDİR

Bir zamanlar dükkânlarda yazılan yazıları hatırlıyorsunuz değil mi? Müşteri velinimetimizdir. Ya da müşteri daima haklıdır. Peki, günümüzde sizce bu söz hala geçerli mi? Eskiden bu söz yazılırdı levhalara çünkü gelen müşterinin Allah tarafından gönderildiğini, rızkı gönderene karşı bir saygı unsuru olarak algılanırdı. Yine Ahi zaviyelerinde, müşterinin bir vesile olduğu öğretilir, müşteriye yapılan saygı ve hürmetin aslında Allah’a yapılan saygı ve hürmet gibi kabul göreceği belirtilirdi. Ahiler bozuk, sakat malı katiyyen satmazlar, satanlar ise meslekten men edilirdi. Kendi aralarında bir oto- kontrol sistemi vardı. Narhları belli idi. Yüksek fiyata mal satamazlardı. Satarlarsa veya müşteriyi kandırırlarsa bugünkü tabirle kazıklarlarsa yolsuz ilan edilir yani dışlanırdı.


1992 yılında İstanbul Kuyumcular Odası ile birlikte ilk defa Gold News adlı dergiyi çıkarttık. Dergi ilk olmasının avantajını kullandı, kısa sürede kabul gördü. Biz bu kadar kısa sürede kabul görmesinin sebebini ilk olmasına, derginin kaliteli olmasına bağlarken meğerse bunun hiçte öyle olmadığını sonradan öğrendik. Bir dağıtıcı abimiz vardı Mehmet Aydın isminde. Şu an kendisi Diyanet Teşkilatında görev yapıyor. Allah razı olsun. Kendisinin özelliği, şuydu. Her sabah eline 5-6 dergi alır. Hiç gitmediği atölyelere gider, hanlara girer ama dergi satmak veya dergiyi tanıtmak için değil. Önce onları dinlerdi. Yani önce dertleriyle ilgilenir, şikâyetleri varsa alır çıkarken kuyumcu kendisi ya dergiye abone olur ya da bir tane satın alırdı. Dergi abone sayımız arttığı gibi tek tek satışlarımız da günden güne artıyordu. Ne yapıyordu Mehmet Aydın kardeşimiz, sadece DİNLİYORDU… Dinliyor ve bize gelip şöyle yapın, böyle yapın diye anlatıyordu.



Evet, günümüz ticari hayatında en önemli eksiklik nedir derseniz eğer, TÜKETİCİ dinlenmiyor. Dinlenmediği için de neredeyse her mahallede artık bir tüketici dernekleri var… Ve gerçekten güzel hizmetler yapıyorlar ama tüketici bu arada zaman kaybediyor. Zaman ve huzursuz geçirilen günler. Aslında firmalar kendi bünyelerinde TÜKETİCİ DİNLEME bölümleri oluştursalar sorunun yüzde 80i neredeyse daha ilk adımda çözülür. Efendim, şikâyet kutuları var, ücretsiz hatlar var, halkla ilişkiler bölümü var, tüketici danışma var ya… İyi güzel var da, sadece masası var, tüketici oralara ulaşamıyor ki Ulaşsa da başvuran tüketici daha dinlenmeden önyargı ile yüzde yüz haksız ya da istismar için geldi gözüyle bakılıyor. Tabii bu dediklerim hepsi böyle değil, sadece genelleme yapıyorum. Çok nazik ve ÇÖZÜM ODAKLI müşteri danışmanları, şikâyet büroları da yok değil. Bakın etkin dinlemenin 15 yolu ile ilgili olarak şu iki madde çok önemli, onu aktarmak istiyorum.


· Karşınızdaki insanin o andaki ihtiyacını anlamak, etkili bir dinleyici olmanın bir parçasıdır. İnsanlar o kadar çok çeşitli nedenlerle konuşurlar ki; rahatlamak için, öfkesini çıkarmak için, ikna etmek için., haberdar etmek için, anlaşılmak ve sinirlerini gevşetmek için. Üstelik insanlar, sizin beklentilerinizin dışındaki nedenlerle konuşmaktadırlar. Erkekler genellikle tartıştıkları problemi sonuca bağlamak isterler; onların ihtiyacı çözümdür. Kadınlarsa, bir problemi sadece paylaşmak için anlatırlar; onlar ne öneri ne de çözüm peşindedirler. Konuştuğunuz insanın ihtiyacını saptayabildiğinizde, söylediklerini uygun bir temele oturtabilir ve daha iyi anlayabilirsiniz.


· Önyargı: Söyleyene ya da söylenene önyargılı yaklaşmak dinlemeyi ve anlamayı engeller.



Gerçekten müşteri velinimetim diyen işyerlerimizin sayısı çoğaldığı takdirde hem huzur olacak hem de kriz bitecektir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir