Nazım Hikmet, Humeyni, Troçki ve Resulzade, Dışişleri’nde buluştu

Sergide, İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu İmam Humeyni, Nazım Hikmet’in dedesi Mustafa Celaleddin Paşa (Konstantyn Borzecki),’de bulunuyor

“Tacımı veririm, tahtımı veririm; fakat devletime sığınanları asla geri vermem.” Bu sözler, Osmanlı padişahı Sultan Abdülmecit’e ait. Dışişleri Bakanlığı’nda açılan “Türkiye’ye Güvendiler” başlıklı sergide de yer verilen bu sözler, yüzyıllar boyunca Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’ne sığınan liderler ve mazlum milletlere nasıl kucak açıldığını ortaya koyuyor. Tarih boyunca ırk, din, dil farkı gözetmeden kendisine sığınanları kabul eden Türkiye, kimilerinin çok iyi bilinmediği sığınma öykülerinin anlatılacağı bir müze kurulması için çalışmalara başladı. Bunun ilk adımı olan “Türkiye’ye Güvendiler” fotoğraf sergisi de Dışişleri Bakanlığı’nda açıldı.


Sergide, İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu İmam Humeyni, Nazım Hikmet’in dedesi Mustafa Celaleddin Paşa (Konstantyn Borzecki), 1917 Bolşevik Devrimi’nin lider kadrosundan Leon Trotsky, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mehmet Emin Resulzade ve Cezayir bağımsızlık mücadelesini başlatan Emir Abdülkadir gibi bilinen isimlerin sığınma hikâyelerine yer veriliyor.

Almanlar, Ruslar, Yahudiler, Çerkezler, Kazaklar, Romenler, İranlılar, Afganlar, Kazaklar, Kırgızlar, Tunuslular, Yunanlılar, Kürtler, Azeriler, Gürcüler, Abazalar, Ukraynalılar, Macarlar ve Polonyalılar, kucak açılan milletler olarak sergide hikâyeleriyle yer buluyor. Anadolu’da bugün yaşayan Abazalar, Abhazya’dan daha fazla nüfusa sahip. Dışişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, 1859’da başlayan Çerkez göçü sonrasında Türkiye’ye sığınanların sayısı 1 milyonu aşar. Bakanlıktaki sergide, Kafkas-Rus Savaşı’nın ünlü komutanı Grandük Berzeg’in de büyük bir fotoğrafı bulunuyor. Büyük gruplar halinde sığınan milletlerden biri de Kırım Tatarları. Sergide, “Türkiye’de kimi araştırmalara göre yaklaşık 2 milyon Kırım göçmeni yaşıyor.” bilgisi veriliyor.

‘Bir adamı bile dışarıda kalmayacak’

Sergide ilginç sığınma hikâyeleri de var. Macar bağımsızlık hareketinin lideri Erdel Beyi Rakozci, 1717’de Osmanlı’ya sığınır. Macarlar, Tekirdağ’a yerleştirilir. Bir fermanla, Rakozci için uygun konaklar bulunması istenir ve “Bir adamı bile dışarıda kalsa özrünüz kabul edilmeyecektir.” denilir. Rakozci’nin silah arkadaşlarının yerleştiği Antalya’nın Gebiz beldesi bugün “Macar köyü” olarak biliniyor.

Krakow’a dikilen minarenin sırrı

Rus işgaline karşı 1863 ayaklanmasına katılan Teodor Raysk, Osmanlı’ya sığınır ve Müslüman olduktan sonra yüzbaşı rütbesine kadar yükselir. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda da görev alır. 1889 yılında emekli olduktan sonra Polonya topraklarına döner. 1900’lü yılların başında Krakow’da bir ev alır ve evin çatı katına minareli bir aile mescidi yaptırır. Bu minare günümüzde de korunuyor.


NAZIM HİKMET’İN DEDESİ KİM


Asıl adı Konstantyn Borzecki (Konstantın Bojentıski) olan Mustafa Celaleddin Paşa, 1848 Polonya İhtilali’ne karıştığı için, önce Fransa, sonra da Türkiye’ye sığınmak zorunda kalmıştı. Borzecki, İstanbul’a gelir gelmez Osmanlı ordusuna katıldı ve maiyetinde çalıştığı Ömer Lütfi Paşa’nın takdir ve sevgisini kazandı. Sonradan Müslüman oldu, Ömer Paşa’nın kızıyla evlendi. Osmanlı İmparatorluğu’na duyduğu ilgiyle, 1869’da Türklerin tarihini yazdı. Les Turcs Anciens et Moderns (Eski ve Modern Türkler) adlı yapıtı önce Fransızca olarak, sonra da başka Avrupa dillerine çevrilip yayınlandı. Yapıtında Türklerin ulusal bilincini uyandırmaya çalışıyordu.Mustafa Paşa’nın ölümünden elli yıl sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, onun fikirlerini önemseyerek daha da ileriye götürdü. Atatürk’ün, Mustafa Celaleddin Paşa için “Bu Polonyalı gerçek altından anıta layıktır” dediği biliniyor. İstanbul Harp Okulu’nda uzun yıllar boyunca harita hocalığı yapan Mustafa Celaleddin Paşa, savaşlara da katılmıştır. Katıldığı tüm savaşlarda üstün yararlıklar göstermiştir. Hayranlık uyandıran bu cesareti sayesinde, genç yaşta paşalığa kadar yükselmiştir. Oğlu, Mirliva Enver Paşa da ünlü komutanlarındandı. Mustafa Celaleddin Paşa’nın torunu, ünlü Türk şairi Nazım Hikmet ise Polonya’yı ikinci vatanı bilmiştir.


NAZIM HİKMET’İN DİĞER DEDESİ ÖMER LÜTFİ PAŞA İSE İTALYA’DAN 11 YAŞINDA GELEN OSMANLIDA PAŞA OLAN BAŞKA BİR SIGINMACIDIR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir