NUREDDİN COŞAN NEDEN MHP’YE OY VERİN ÇAĞRISINDA BULUNDU? HEP BİRLİKTE SATIR SATIR İNCELEYELİM

Bu yazımı çok yalın ifadeler ile kaleme alıyorum. Nureddin Coşan Beyefendi’nin MHP’ye oy verin çağrısında çok önemsediğim hususları, KENDİMCE okuduğum satır aralarını sizlerle paylaşacağım. BU AÇIKLAMALAR ŞAHSIM OLARAK; SADECE BANA AİT tahlillerdir.



Dünyamızı şekillendiren çok önemli bir öğretinin künhüne vakıf, İslam dünyası ile müşşeref olmamızdan günümüze hasret kaldığımız anlamlarla buluşmamıza vesile olarak Kur’an-ı Kerim’in manasını idrak etmemizi sağlayan Nureddin Coşan Beyefendi NEDEN 12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak seçimlerde Milliyetçi Hareket Partisi’ne oy verilmesi konusunda çağrıda bulundu?



1 – MHP’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısı altında olmalarını zaruri olarak görüyorlar. Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısı altında yeni dönemde yaşanacak, oylama için meclise gelecek konular ve politikalar konusunda çok büyük bir sorumluluk taşıyacağını hem MHP’ye hem de kamuoyuna hemde meclise girecek Adalet ve Kalkınma Partisi’ne ifade etmiş oldular.



2 — Yarınlarımıza dair çok ciddi kaygıların olacağını ifade ediyor bu açıklama. En az 25 yıllık bir süreci kapsayacak bir yakın sürecin sorumluluğunu çok net bir idrakle algılayarak ona göre siyaset anlayışımızı belirlememiz gerektiği uyarısı var bu paragrafta.


(Nereye gidildiğini, yarın ne olacağını, canından çok sevip tercih edip büyüttüğün çocuklarını, istikbalini düşün, emekliliğinin, sonrasının, hayatının istemediğin, tasvip etmediğin bir düzeneğin içinde geçtiğini, heba edildiğini farket, bu duruma müdahale et, itiraz et, boş verme!)



3 Aşağıdaki paragrafta ise insanların edinimlerinin getirdiği rehavetin siyasi arenada yaşananlardan onları uzaklaştırdığı, mesuliyet ve sorumluluk duygusunun u kapsamda yitirildiği ve sadece oy verir bir kitleden ibaret kılındığı hatırlatması, uyarısı var. Mevcudu algılayıp olacaklar fark edilmediğinde çok ciddi kayıpların yaşanacağı vurgusu ile propagandalar ve sunulanlar, sahip olunanlar neticesinde oy veren bir kitleden farkında olan bir kitleye dönüşme çağrısı var. Burada tüm seçmenler, akli melekesi idrak noktasında yeterli olan herkes muhatap alınıyor.



(Anlamaya, görmeye çalış, doğruyla yanlışı ayır, duruşunu özünle birleştir.


Göz boyamalı, kısa vadeli, saman alevli, serap misali ağzına bal çalındığını, çalınanın aslında bal olmadığını, duygularınla oynandığını, oynananlardan bihaber gafil kaldığını gör! Kafanı devekuşu gibi kuma gömüp yaşadığın ülkede değerlerinin buharlaşmasına kayıtsız kalma, “neme lazım” deme, “menfaatim” deme!)



4 – Benim algıladığım, burada iki ittifaktan bahsediliyor. Birincisi geniş kapsamlı yapılan ittifak ile meclise girebilen mütedeyyin insanların buluştuğu Türkiye Büyük Millet Meclisi, diğeri ise 8 Milletvekili ile yine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısı altında önemli hizmetlere imza atmış Milletvekillerini taşıyan çalışma. Buradaki çağrı siyasette çok ciddi bir sorumluluk şuuru ile analiz yaparak oy verme gerekliliğinin bilincine sahip herkese. Kimin ne yaptığını bilerek güç birliği oluşturulması isteniyor. Duyarlılığı parti ve milletvekili odaklı olarak kaybetmeden netice verecek bir tercihin önemine vurgu yapılırken, muhatap alınan herkese kendisini de gözden geçirip, yaşantısındaki sorumlulukları yerine getirmesi isteniyor. Halihazırda yaşanacak benzeri bir tecrübenin daha önce yaşandığı hususiyetle hatırlatılarak azami faydanın oluşmasının mümkün olduğu belirtilerek bunun tekrar yapılabileceği ve bunun gerekliliği vurgulanıyor.



(Maneviyat bahçemize dadanmış domuz sürülerini, sırtlanları, hain köpekleri, kurnaz tilkileri, leş kargalarını, kanımızı, canımızı, değerlerimizi, zenginliklerimizi emmeğe yeltenen sülükleri, asalakları silkele, sırtından at, kamburunu düzelt, el ele ver, gücünü topla, maneviyatını düzelt, iyileri bul, onlarla birleş, işbirliği yap, yanlışı düzelt! Bunu daha önce yaptın. Güzeli seçtin, güzelleştin, güçlendin. Örnek oldun, öncü oldun, yol gösterdin, ilham kaynağı oldun, sevildin..).



5 – Medeniyet mirasına sağladığımız katkılara vurgu yapılıyor. Her bir OY sahibi adeta bir FATİH SULTAN MEHMED HAN gibi muhatap alınarak bu nisbette oyunun değerine sahip çıkması isteniyor. BU ÇOK KIYMETLİ OY NEREYE GİDER İSE GEREKLİ FAYDAYI SAĞLAR İŞARET EDİLİYOR


(Isıttın, karanlık asırlara güneş oldun aydınlattın. Çağ atlattın. Susuz yüreklere su serptin, serinlettin. Umut oldun, çare arayan biçare insanlığa, tarih yazdın altın harflerle dimağlara.


Şimdi silkin, şimdi uyan, dengeleri boz. “Bozkurtlara” fırsat ver, yol ver, OY ver.)



6 – Bozkurt’ların meclise girmesi isteniyor, iki anlam çıkardım ben buradan. Oylarımız MHP’ye destek olsun ve MHP bu anlamda çeki düzen versin kendine ve fayda sağlayarak iyiler bir arada olsun.



Çıkardığım diğer anlam ise yukarıdaki satırlarla birlikte MHP’nin Meclis’de güzel politikalar oluşmasında ANA MUHALEFET PARTİSİ OLARAK Adalet ve Kalkınma Partisi’ne destek olarak iyiler adına güç birliğinin sağlanması ve düzenleyici politikalarda hassasiyet gösterilmesi.



( Çeki düzen versin, destek olsun dostlara, fayda versin, tek yürek olsun iyiler.)



7 – Bu satırlarda Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’ye Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı olmaları hasebi ile 2002 yılından günümüze üzerlerine düşen çok çok önemli sorumlulukları yeterince yerine getiremediklerine dair bir hatırlatma var. MHP’nin Barajı aşmaması yönündeki telakkisinin doğru olmadığı uyarısı ile birlikte. Bu uyarıda aynı zamanda “Sağduyu”nun verdiği şartlı destek ile gelinen hükümet olma iradesinin beklentileri karşılamadığı vurgusu da göz ardı edilmemeli.



(“Sagduyu’nun” mevcut hükümeti kuran partiye ilk genel seçimlerinde tek başına iktidar olmasıyla sonuçlanan verdiği şartlı destekle bile, hala, maalesef insanlık için, inananlar için beklenenleri gerçekleştiremeyen Sayın Başbakan, MHP’li kardeşlerin barajı aşamayacağını bekliyor.)



8 – Meydanlarda özgürlük vaad eden kim? Vaad edegelen arkadaş? Tayyip Bey mi Devlet Bey mi? Her ikisi de mi? Cevabı size kalmış. Bir ipucu vereyim. Halihazırda sorumluluklarını yerine getirememiş olduğu anlaşılıyor. Ama sorumluluk başta MHP seçmenleri olmak üzere bizlerde: Buradaki çağrı çok önemli! MHP’nin mecliste olması ile, MHP Milletvekilleri ile; 2002’den günümüze sözünde duramayanlar, siz sorumluluklarının idraki ile meclise girecek MHP’lilerin de birlikte olması ile bu eksikleri telafi edin, ülkemiz aydınlık yarınlara ulaşsın, kavuşsun diyor.



(Haydi! Yalnız bırakmayalım meydanda özgürlükler vaad edegelen arkadaşı. MHP’li kardeşlerim, barajı aşın da, sizinle birlikte, daha önce söz verip de yerine getiremeyenler için bir telafi fırsatı doğsun.)



9 – Son üç satır, çağrıyı yapanın ne kadar kutlu bir neticenin alınacağını biliyor olduğunu gösteriyor.



(Birleşsin güçler def etsin akbabaları, şanımız yürüsün cihanda. Sefillere uşak olmayalım.Çünkü, kölesiyiz, Razı olsun alemlerin Efendisi bizden.)



Nureddin Coşan’ın açıklamalarını okurken MHP’nin mecliste olması gerekliliğini ifade edişlerinden hepimiz anladık.



Anlamamız gerekenler, Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin TBMM çatısı altında güç birliği, işbirliği yapmalarının önemi…



İnsanlık için, ülkemiz için, insanlarımız için…



Destek olma şuuru, gaflete düşmeden; hepimize hakim olsun…



Hem seçimde hem de mecliste




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir