ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK

Ölüm haktır, canlıların bir gün son nefeslerini vermeleri inkar ve tevil edilmez bir gerçek. Ölüm, canlılarda hayat belirtilerinin ortadan kalkmasıdır ya da ölüm ruhun bedeni terk etmesidir.
Bir fizik ölüm vardır, maddî mânâda. Maddî bedenin kullanım dışı kalmasıyla birlikte, bilincin (şuur)un ruh bedenle yaşamına devam etmesi hâlidir.
Bir de mânevî ölüm vardır.
“Ölmeden önce öl!” hadîs-i şerîfi bu ölüm türünden bahsettiği gibi, şu hadîs-i şerîf dahi gene bu ölümden bahseder:
“İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar!”
Eğer insan, “ölmeden” yani fizik bedenini yitirmeden evvel, benliğinin gerçekte yok oluşunu idrâk sûretiyle “ölür” ise, bundan sonraki yaşamı izah etmek mümkün değildir!
Bu sebepledir ki, insan, mânevî anlamda yani şuur boyutunda ölmek, daha doğrusu ölümü tadmak sûretiyle, uykudan uyanırsa, yakîne erer! Çokluk kabulünün getirdiği türlü sıkıntı ve azâblar onun için son bulur. Beşeriyet isminin ardındaki hakiki “VECH”i seyre başlar.
“NE YANA DÖNERSEN ALLAH’IN VECHİNİ GÖRÜRSÜN”
âyeti onun için açıklığa kavuşmuş olur!
İşte bu şekilde olacakları bilse insan, elbette her an “beni öldür” diye yalvarır durur.
Demek oluyor ki, burada bahsedilen “ölüm” fizik mânâda, intihar anlamında bir ölüm değil; şuur, bilinç boyutunda, var sanılan vehmî benliğin ortadan kalkması sûretiyle “uyanıklığı” temin edecek olan mânevî “ölümü tadış”tır!

Biyolojik bedenden ayrılmadan önce, algılama yetersizliğinden oluşan varsayım benliğin olmadığını idrak suretiyle boyut değiştirmektir.
“Ölmeden evvel ölmek” demek, senin şuurunda, terkibinin hükmünü ortadan kaldırarak, dilediğin isme dilediğin anda ve şanda bürünerek, o ismin mânâsı olan fiili ortaya koyman demektir.
Ölmeden evvel ölmek” olayının gerçekleşmesi, mutlak mânâda Allah`a teslim olmana bağlıdır!. Daha doğrusu, Allah`a teslim olduğunu fark etmene bağlıdır.
“Ölmeden evvel ölünüz!”
“Biyolojik bedenden ayrılmadan önce, algılama yetersizliğinden oluşan varsayım benliğinizin olmadığını idrak suretiyle boyut değiştiriniz”!.
Niye?…
Çünkü, “ölmeden önce ölmek” hâlini yaşayamadığın takdirde, biyolojik bedenden mikrodalga bedene geçişle problem çözülmez!. Bu geçiş senin “nefs”ini yani hakikatını tanımana yeterli olmaz!. Hattâ, bunun gerçekleşmesi olanaksız olarak, sâbitler yapını!.
Çünkü, mikrodalga beynin ancak dünyadaki çalışan beyninin kapasitesine sahiptir!
“Ölmeden evvel ölmek” denen iş kolay değildir!.
Ancak, “Ölmeden önce öldükten” sonra, “nefs”ini tanıyabilirsin!.

Öte yandan eğer, “sen” hâlâ “Allah”a ermek istiyorsan; bil ki, asla “sen” Allah`a eremezsin!
Allah`ı istiyorsan, sana dünyayı yaşatacak olan kişilerin peşinden koşma!. Seni, “ölmeden önce öldürecek”(!) olanı bulmaya çalış; ki “Sen beni göremezsin!” hitâbı ile karşılaşmayasın!…
Seni yaşatanlar, bir ömür boyu yaşatır, ama sonunda helâkın mukadderdir!..
Seni “ölmeden evvel öldüren”, Dost`undur!.

Ölmeden evvel ölmek, nefsi öldürmek değil !
Nefsinin esrârını öğrenmeye sen eğil !

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir